Uzun zamandan sonra rahat, huzurlu, hafta sonu gibi bir hafta sonu geçirdim. Kitap okudum, çukulata yaptım, arkadaşlarımla buluştum, film izledim. Unutmak üzere olduğum her şeyi yaptım. Fakat bir sürü öğrenci mailine maruz kaldım yine de. Okul geçen hafta pazar gecesi saat 21 sularında sosyal medya hesaplarından aniden bir karar yayınlamıştı " hava şartları nedeniyle geri kalan final sınavları ile bütünleme sınavları uzaktan yapılacaktır" önce bir şok oldum ben, pat diye senato nasıl toplanmış pazar gecesi dedim. Biraz söylendim, uzaktan sınavlar hiç sağlıklı olmuyor bizde. Başka üniversiteler nasıl yapıyor güvenlik önemlerini onu da bilmiyorum gerçi. Lakin son bir final sınavım kalmıştı seçmeli derste onu da uzaktan yaptım, söylene söylene:)) aynı şekilde bu hafta sonu yeni bir karar daha çıktı "bütünleme sınavları yüz yüze olacaktır karar iptal" bütün gençler memleketine gitti, olacak iş değil. Çok düşüncesiz buldum bu kararı da. Ben elbette yüz yüze olsun isterim ama bu kararlarda öğrencileri de düşünmek gerek elbette. Şimdi bana mal yağıyor
işte biri;
Hayırlı akşamlar hocam. Ben okul öncesi bölümünden 2. Sınıftayım. Fen dersinin finalde kaldım ve bütünleme sınavları yüz yüze olursa gelemeyeceğim. Benim gibi şehir dışındaki arkadaşlarımın da kar sebebiyle ve maddi imkanlardan dolayı gelememe durumu var ve sadece fen dersinden bütünlemeye kaldılar. Bütünlemeleri online veya ödev şeklinde yapabilme imkanımız olur mu?
Ancak en ilginç mail finallerden sonra gelen yabancı uyruklu bir öğrencimden;
"Hocam merhabalar. Ben öğrenciniz ........ Hocam ben 4. Sınıf öğrencisiyim. Bu okulda 5. yılım. Maddi yetersizlikler, çalışma durumum, benim ve ailemin sağlık engelleri, dil sorunum gibi nedenlerle okuyamadım. Bütün derslerim alttan kaldı. Fakülte bana iki yıl süre tanıdı bu bölümü bitirebilmem için. Bu yüzden çok fazla ders alıyorum. Hiç ders bırakmamam gerekiyor fakülteyi iki yılda bitirebilmem için. Bu dönem 14 ders alıyorum. Bütün derslerime çalışıyorum. Hepsinden geçtim. Sizin fen dersinizin vizesinden de 100 aldım. Fakat finalinizden 45 aldım ve 5 puan ile kaldım. Sizden özür dileyerek bana yardım etmenizi dileniyorum. Bana yardımcı olabilir misiniz? Ben sizin dediğinizi yapıyorum. "Hayat beni elemeden, ben kendimi elemiyorum". Şuan çok utanıyorum sizden not isterken. Lütfen beni bağışlayın. Teşekkür ederim. İyi çalışmalar hocam 🙏."
derste bir gün demiştim ki, hayatta bir şeye başlayınca ondan vazgeçmeyin, hayat sizi elemeden siz kendiniz elemeyin. Uçağı kaçıracağınız kesin bile olsa uçağın kapısına kadar gidin oradaki görevli desin ki, kapılar kapandı, öyle geri dönün. Zaten kapanmıştır demeyin:) öğrenci bu sözümü unutmamış, yeri gelince kullanmış demek ki:) çok güldüm maile ama hoşuma da gitti. 5 puan vermedim, ama bütünlemeye gir önce sen sonra bakarız dedim:)
Bu sabah karlı bir sabaha uyandım. Dün gece bir şey yoktu ama demek ki yağmış. Bu sabah ilkyardım eğitim kursum vardı sabah mesaj geldi iptal oldu hava şartlarından diye. Benim de Milli Eğitim'den birine verilmiş bir randevum vardı saat 14.00'de onu çarşambaya aldım. O zaman evde çalışmak, kitap okuma düştü benim payıma bu gün.
6 yorum:
Çikolataya çukulata diyen herkesi çok seviyorum ama bu çukulatalar da hakikaten bir başka olmuş yahu!!!! Afiyet olsun, elinize sağlık.
Bu neslin her an beş bahanesi hazır mı, bana mı öyle geldi şimdi?! Hay Allahım.. Fakat belki de haklılar çünkü o kadar güvensiz bir ortamda büyüdüler ki yazık, bunları doğru bellediler zaar..... Kızamıyorum da.
Allah kolaylık versin işiniz çok zor.
Sevgili Sadece C, valaa bende ısrar ediyorum çukulata deme konusunda:) çok uyaran var olsa da aldırmıyorum benim gbi biri daha çıktığı için çok mutlu oldum şu an, çukulatalardan yollamak isterdim gerçekten lezzetli oldular:)
öğrenciler ne yazık ki böyle, hep bahane hazır, bedelden kaçan yeni nesil bunlar. Kendi bedellerini kim öderse ödesin ama kendileri ödemesin...
kar manzarası şahane, çikolatalı bu güzellikler de! hamarat arkadaşım benim :)
bizim finaller de bütünlemeler de bitti ocak ayının başında, bu ertelemeler falan olmadı hiç ama önce uzaktan deyip sonra yüzyüzeye çevirmek gerçekten çok saçma. ilkokul değil ki burası, çocuklar evlerine gitmişlerdir tabii. kocaman insanlar böyle stratejik kararları nasıl böyle bodoslama verebiliyorlar hiç anlamıyorum inan!
dönem sonu "hocam lütfen" mesajları kadar beni daraltan bir şey yoktur genelde ama içlerinden birini unutmam yıllar geçse de. benim lisemin arması martıdır. öğrenci de aynı lisedenmiş (demek ki benim özgeçmişimi falan incelemiş) "hocam yaralı bir martı kardeşinize yardım eder misiniz" diye bir mesajtı, hâlâ hatırlarım. duygu sömürüsünde son nokta :P
Ayy Şule sesli bir kahkaha attım yemin ederim. nasıl zekice bir kurgu, yaralı martı haa, ayy bu zekaya vereydin not valaahi:))) çok güzeldi yaa bayıldım. Ama okulun kararı hakkaten bodoslama deyimiyle eşleşti.
Evet ya, aslında çukulata demez miydik? Nereden çıktı çikolata, değil mi? :))
Nefis duruyorlar kelebekciğim, ellerine sağlık. :)
Çukulata derdik çocukken, sonra gerçeğinin çikolata olduğunu öğrenip üzüldüğümü anımsıyorum:) sonra bilerek isteyerek döndüm çukulataya:)belki bir gün ikram ederim sevgili Ekmekçim:)
Yorum Gönder