Pazar, Mayıs 30, 2021


Dün gece film izlemeye o kadar yükselmişken filmi internette bulamadım. İnsanın öyle şu filmi izlemek istiyorum acaba napsam dediğinde sihirli elleri olan arkadaşları olması ne güzel:) Şule hemen bana o filmi hediye etti. Mailime gelen davet ile izledim Aşk, Büyü vs. İlgşnç bir filmdi. Konu cesaret isteyen orjinallikte. Film Büyükada'da geçiyor. İstanbul ve adalar özlemim depreşti izlerken. büyücü pembe karakteri apayrı olmuş film boyunca güldüm "bana ne kim kimi severse sevsin bana ne ben işime bakarım / Allah ıslah etsin" çok rahatlatıcı bir duruş:) Ardından Şule'nin yolladığı yazıyı okudum bu sabah. Hızımı alamadım filmle ilgili yapılmış bir söyleşiyi dinledim. Neyse ki dizi değil filmlere sarayım bu ara daha insan gibi zaman harcadığıma inanıyorum böylece. Fakat 1 Haziran itibarıyla tam bir aylık çalışma kampına gireceğim hızlıca çalışarak yetiştirmem gereken her şeyi yapıp yazın tam 1 ay hiç çalışmadan tatil yapacağım:) planım bu.

Bu sabah Pazar gibi değilde Pazartesi gibiydi benim için. Ama olsun memnunum. Bir sürü iş yaptım.. Erkenden kalktım. Yarın akşam bir ekmek atölyesi yapacağım İstanbul'dan gelen bir hocamıza, kendisi epeydir ekşi mayalı ekmek yapmaya çalışıyor ama başarılı olamıyormuş rica etti, onun hamurunu da bugünden hazırladım. Fakat en güzeli az önce biten minik kavanozlarda yaptığım doğal sağlıklı yenilebilir içerikten oluşan Rol-On. Bu rol-on u 3 yıldır yapıyorum kullanıyorum o kadar güzel ki, kullanan arkadaşlarım da çok memnun. Aslında bunu yapma planım oktu fakat Fatsa'dan arkadaşım acilen lazım bitti benim ki başka bir şey kullanamıyorum diyince kalkıp yaptım hemen. Tarifini Fermente mutfağımdan almıştım yıllar önce. Ferda Uslu'nun formülü. Şuraya bırakayım yapmak isteyen olursa. Bu tariften 40 mg kavanozlarla 10 tane çıkıyor.

 MALZEMELER:
30 gr kakao yağı
100 gr Hindistan cevizi yağı
30 gr. shea yağı
20 gr. balmumu
12 yemek kaşığı mısır nişastası
4 yemek kaşığı karbonat
2 adet probiyotik toz kefir mayası
1 çay kaşığı E vitamini (İsteğe bağlı)
25 damla seçtiğiniz esansiyel yağ (İsteğe bağlı)
YAPILIŞI
-Tüm yağlar katı halde olduğu için mikrodalga fırında ya da benmari usulde eritilir.
-Eriyen yağlara nişasta ve karbonat eklenip karıştırılır. Kıvamı puding kıvamına gelene dek nişastanın oranıyla oynayabilirsiniz.
-İsteğe bağlı olarak E vitamini ve esansiyel yağ da ilave edilip homojen bir karışım elde edilir.
-Son olarak probiyotik şaseler de eklenen karışım pürüzsüz bir hal alana kadar tekrar karıştırılır.
-İçini boşalttığınız bir roll-on kabına koyabilirsiniz ya da cam bir kavanoza.
-Buz dolabında sertleşmesini sağlayın.
-Muhafaza etmek için buzdolabında kalması gerekmiyor.











Cumartesi, Mayıs 29, 2021

 Bu sabah 6 da uyandım. Uykumu almış bir şekilde dün geceden planladığım şekilde 8'e kadar dün gece ansızın ayakları kırılıp yere çöken dolaptan dökülen krem yapımı malzemelerimin kırılmadan sağ kalanlarını ayırdım, küçük bir cam elimi kesti ama çabuk geçti. 8'de kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçtim oğlum dün geceden babannesine gitmişti. Tam çayı koydum arkadaşım aradı kahvaltıya geliyorum ben madem uyandın dedi. Omlet yaptım balkona küçük bir masaya çok temel bir kahvaltı hazırladım o da sıcak simitlerle geldi kahvaltının ardından marangoz geldi dolabın ayaklarını değiştirdi gitti. Ben önce hafta içinden kalan bir dersimi yaptım ardından öğrencilerle bir toplantı yaptım peşinden de çocuklar için içerik hazırlama derneği için yürüttüğümüz proje için bir toplantı yaptık. Bakanlığa rapor edilmek üzere 30 çocuk filmini izleyip yaş gruplarına uygunluğunu değerlendireceğimiz bir komisyonla çalışmaları planladık. Pazartesi detayları yeniden konuşacağız. Sadece film değil bekleyen materyal ve kitapların olduğunu da öğrendim ama bu proje beni heyecanlandırıyor. Kim bilir neler öğreneceğim. Ardından hakemlik bekleyen bir makaleyi raporlarını tamamlayıp yolladım nihayet. Hızımı alamadım evi bir daha süpürdüm. Bu suyla çalışan robot süpürgeyle evdeki tozların kökünü kazımaya niyet ettim:)) yoksa gidip en yüksek modelinden alarak tozlara savaş açacağım az kaldı:))

Akşam üzeri bahçeden topladığım yeşilliklerle kısır yapacaktım arkadaşım aradı ki börek yaptım geliyorum:) kısır börek çay 1 saat molaya girdi. Şimdi enerjim çöktü ama sınav kağıdı okumam lazım, çamaşır yıkandı asmam lazım. Bir de bundan tam 9 yıl önce bu gün İngiltere'ye gittiğimiz fotoğraflar düştü ekrana. Tam 40 yaşındaymışım, çok güzel bir içsel motivasyonum vardı oraya giderken bugün dahi hissi içimde durur. Fotoğraflara bakıp çok hüzünlendim. Tam o sırada deli bir yağmur yağdı. Çok şükür.  O zamanlar gençmişim, şimdi öyle hissetmiyor oluşuma da ha da içerleyerek bir film izlemek istiyorum. Şu Büyük Ada'da çekilen Şule'nin geçen gün tavsiye ettiği filmi izleyip yalnız başıma hüzünleneyim ben en iyisi:) çok iş yaptım bu gün yeter. Ayaklarımı uzatıp film izleyeyim. )) 


                                                    29 Mayıs 2012 İngiltere York


Perşembe, Mayıs 27, 2021



Çok sevilen çok kitaplarının yazarı Eric Carle hayatını kaybetti. Aslanı yeşil, eşeği benekli çizerek yeni bir akımın doğmasına neden olan ünlü yazarın en bilinen eseri "Aç Tırtıl" 50 farklı dile çevrilmişti. Türkiye'de de yayınlanan bu kitap benim en sevdiklerim arasındaydı. Kitapları 14 dile çevrilen sevgi dolu çocuk edebiyatı yazarını 91 yaşında uğurladık. Çocuklar için çok kıymetliydi. benim için de... Bu kitapla pek çok drama etkinliği yaptım uzun yıllar çocuklarla benim sınıfımı şenlendirdi...

Nur olsun yattığı yerler. Çocuklar büyüseler bile onu unutmayacaklar...




 


Aynı güne hem ders hem ekmek denk geldi. Normalde ders olan günümde ekmek yapmıyordum ama bu sefer hamurlar beklemedi. Bu evde ilk ekmekleri yaptım. Neredeyse 1 aydır yapmıyordum. Unutmamışım dedim. Onca talihsizliğe iyi yükseldiler ve sonuçta beni tatmin ettiler. Bu gün bir atom karınca gibi çalıştım. 3 farklı ders yaptım, ardındna kuaföre gittim, aylar sonra. Hemen peşine çarşıya gidip boy aynası ve makyaj aynası yaptırdım. Oradan bahçeye gidip fide diktim ot yoldum. Ayağımı geçen pazar burkmuştum hala şiş, ağrısı yok aslında ama bahçede izin vermedi çok çalışmama derken 2.5 saat uğraşmışım. Akşam kargo perdeyi getirmiş ama bir parçası kırık çıktı sabah bir perdeciye gidip o parçaya bakacağım İnternet üzerinde sorup yollamaları uzun sürer o yolu denemeyeceğim. Ben her akşam galiba bitti yerleştim diyorum ama her gün yeni bir şey çıkıyor bu yeni evde. Yarın da aynalar gelecek takılcak, perdenin kırık aparatı onarılacak ve yerine takılacak. Ama ekmek yaptım ya bence her şey yerinde sayılır ama fırıncı küreklerimden birisi kayıp:))) Hep bir şeylerimi bulamıyorum şu an:) Oğlumun dediği kadar dağınığım, iyi yaşıyorum yine de bence:))



ekşi mayalı güzeller baş köşede yerini alsın tabi. Bu ekşi mayalı ekmeği yapmayı öğrenirken çok ama çok çöp oldu ekmeklerim ama ben vazgeçmedim.  Sebeplerim çok güçlüydü ve sonuç bana sebeplerimin hatırına verildi




Çarşamba, Mayıs 26, 2021

 Bu coğrafyada şöyle bir yer var. Adı Perşembe yaylası. Aslında ordu ili sınırları içerisinde ama bize yakın olduğu için her yıl mutlaka gidip şu menderesleri izliyoruz. Bu fotoğraf pandemi öncesine ait yürüyüş grubumuz var onlarla gitmiştik. Tam da 2 yıl önce bu günmüş. Bir tokat türküsünü de içine gömdüm :))

Bu günkü Türk Telekomla yaşadığım sinir harbini bu fotoğrafa bakarak unuttum. Perşembe günü nakil için başlayan İnternet serüvenim bu gün müşteri hizmetleriyle konuşurken hanımefendi çizgimden çıkmasıyla son buldu. Bu sevimsiz ve ben olmayan konuşmanın ardından 12 dakika geçmişti ki kapımı telekomun görevlileri çaldı ve 1 saat süren bir çalışmayla İnternet bağlandı. Yarın hem sabahtan hem de öğleden sonra 3 farklı ders yapacağım çünkü:) 


Cuma, Mayıs 21, 2021

 Yeni evimden ilk yazımdır.

Taşındım. Taşınma şirketi seçerken çok araştırdı oğlum. Çok farklı fiyatlar verenler oldu ama biraz daha pahalı olmasına rağmen yorumlar arasında hiç olumsuz yorum yok dediği bu şirkette karar verdi. İyi ki de öyle olmuş dediğimiz bir taşınma yaşadık.

Her taşınmada bazı hasarlar kaçınılmaz oluyor. Bunu kabul ederek başladım ben de ama en çok derin dondurucunun taşınması sırasında birşey olmasından endişe ettiğimi belirttim. nedense (belki onu yeni aldığım için) dikkat edin demiştim. Streçlerle sardılar kalın naylonlara doladılar cidden ama düşürmüşler ve eve geldiğinde kapak ezilmiş iç kapakların hepsi kırılmıştı. Çok canım sıkıldı fakat bir şey demeden hemen biz karşılayacağız neyse dediler. Servisi arayın bize bildirin. Bu gün servisi aradık ön kapak değişecek iç kapaklar değişecek 760 tl hesap çıkardılar garanti karşılanamaz dediler. Benim de içime sinmedi orada çalışandan kesecekler bunu diye şirkete dedim ki en azından yarı yarıya karşılayalım hepsini olmasa da. Şirketin sahibi asla kabul etmem dedi. Biz hepsini karşılayacağız. Bizim için önemli olan çalışanımızın başına bişey gelmediğidir dedi. Bakış açısına ve iş ahlakına bayıldım. herkese tavsiye edeceğim. Başka ucuz fiyat veren şirketler olmuştu ama onlar güven vermemişti. 

Dün gece büyük bir yorgunlukla ben yatağın üzerinde oğlum koltukta uyuya kaldık. Bu gün yardıma bir sürü arkadaşım koştu geldi beni yerleştirmeye. 2 arkadaşım mutfağı yerleştirdi. Eylül ve annesi kitaplığımı yerleştirdi, bir arkadaşım ve oğlum salona ben ve bir arkadaşım yatak odasına el attık. Sonuç olarak mutfak ve salon bitti diğer yerler yarım ama ben iyiyim. Perdelerimiz bile gelmedi henüz emanet güneşlikler taktık ama mutluyuz. Balkonda karpuz yiyoruz:)

Haa bir de bütün servisler bu gün geldi. Ankastre kuruldu, servis gelip dondurucuyu gördü, telekom gelip interneti bağlayamadı :))) her zamanki telekom:)) binaya kadar geliyor ama bina içinde kabloyu bulamadık bir elektrikçi çağırın. Dedim buradan birisi çıktı ve İnternet vardı, o belki bina içindeki kabloyu sökmüştür dedi. Sustum. Bu zekaya söyleyecek söz bulamadım çünkü :)))


Kitaplığımı Eylül ve annesi yerleştirdi. O minik elleriyle hepsini aaa bunu ben okudum demi, bunu da okudum demi diye diye yerleştirdi kitaplığımı. Alperen abisiyle tanıştı. Birlikte matematik çalışacaklar. 

Bende Şule'den kıskanıp müzik ekledim fotoğrafa. Aynı mahallede büyüdüğümüz Teoman şarkısı olsun istedim. Madem mahalle konumuz:)) (benden büyüktü ama her akşam bizim bakkala gelirdi o tosbaa arabasını kenara çekip alış veriş yapar sohbet ederdi. sırtında gitarıyla gezerdi. Benim ilk gençliğimin yakışıklı uzun saçlı müzisyenidir kendisi.. Annesi annemi çok severdi. Biz de onu severdik. Hala da öyle...

Pazartesi, Mayıs 17, 2021

 Dersler başladı. Kocaman kolilerin arasında bu gün tam 4 farklı ders yaptım. Fakat yorgunluk nedir bilmediğim bir gün oldu sanki. Pek çok şeye el attım. Öğlene doğru ders arasında süreçte yayın sırası bekleyen bir makalemin yayınlanma haberini aldım. Unutmuşum sanki bu makaleyi hatırladım böylece.  Akşam yeni eve gidip bir kaç parça eşya götürdük Alperen mutfak perdesini halletti. Yarın kalan mutfak eşyalarını da götürürüz yerleştirmeye başlarız. Yarın dışarıda ufak tefek bazı işleri halledip evde 1 tane dersim var öğlen onu yaparım sonra yeni evdeki işlere bakarım. Bir kaç arkadaşımda yadıma gelecek zaten. Havalar öyle birden bire ısındı ki. Mayıs değil Temmuz sanki. Bu yaz kuraklık olacağını söyledi köyde çiftçilik yapan bir arkadaşım. Ektiğimiz Siyez ve Karakılçık buğdayları böyle giderse sıcaktan yanacaklar dedi. Ne kadar kötü bir haber. Geçen yıldan işaretleri vermeye başlamıştı zaten. Bu dünyanın kaynaklarını o kadar hoyratça kullanıyoruz ki bu duyduklarımı şaşırmadım ama üzüldüm... Bu gün biraz yağmur yağdı, azıcık, ardından gökkuşağı... Bu bile sevindirdi umutlandırdı beni. Toprak suya doymadı belki ama olsun. İklimler, mevsimler utandırın bizi...

Mayıs ayı hiç bir şey üretmeden geçip gidiyor demiştim. Bari eski ürettiklerim yayınlanınca biraz moral buldum. Çalışacak bir parça gücüm geldi. gerisini ben hallederim artık :))



Bu çalışmanın verileri için çok emek harcamıştım. Veriyi toplamak 3 ayımı almıştı. Analizler sürüne sürüne neredeyse 1 yılımı aldı. Dergi seçmek, karar vermek son şeklini vermek, hakem süreci de neredeyse 10 ay... 

Çocuk olsa doğdu da yürümüştü bile:))

Pazar, Mayıs 16, 2021

 Evde el atmadığım bir köşe kalmadı bu ay. Sonunda toplanma işini bu gün bitirdim artık. Bayramı da böylece eşya toplayarak yemiş bitirmiş oldum. Yarın tüm gün uzaktan eğitim derslerim olduğu için bu toplanma işini bitirdim artık. Salı ev temizlenecek Çarşamba ve perşembe günü taşınma bitecek inşallah. Hem ben hem Alperen feci şekilde yorulduk ama bu bayram kapanmasının evde tam hakkını verdiğimizi düşünüyorum artık :) 

Bu haftaki planım belli, yarın tüm gün ders yapacağım Salı eve temizliğe bir yardımcım var onu götüreceğim ve doğal gaz aboneliğini alacağım, İnternet nakli işlemleri ile ilgileneceğim ve ufak tefek bazı eşyaları eve götüreceğiz. Çarşamba mutfağı taşıyacağız bunun için bir kaç arkadaşım yardım edecek eğer mutfağı yerleştirirsek her şeyin kolay olacağını düşünüyorum. Perşembe sabah 8.30'da taşıma şirketi gelecek ve sanırım Perşembe akşamı yeni evde olacağız. Cumartesi pazar tam gün sürecek bir eğitimim olduğundan Cuma gün içinde evde ne yerleştirebilirsem o artık:) yerleştirme işini 6 ayda yapmayı düşünüyorum:)))

Alperen'de pazartesi sabah ilk uçakla İstanbul'a gideceğini ve epey bir süre buralara uğramayacağını beyan etti az önce:))) bıktı benden tabi...


Bayram boyunca pek çok telefon görüşmesi yaparak herkesten haber almaya çalıştım. Annem bir süredir İstanbul'da ona sürekli dikkat et aman çok dışarı çıkma diye uyarıp duruyoruz. Her aradığımda dışarıda. Eczaneye gidiyorum, sağlık ocağına gidiyorum, markete gidiyorum:)) hep annemin gidecek bir yeri var. 

Tüm gün evin bilumum odalarında çalışıp az önce bilgisayar başına geçtim. Şule'nin bu günkü yazısı beni tüm gün, hatta tüm hafta üzerime çöken umutsuz ev kadını modundan çıkardı. Güzel şeyler oluyor bu hayatta hissini yeniden yerleştirdi kalbime. Bu film karesi de oradan düştü aklıma nedense. Bazen unutuyorum hayatın içindeki saklı güzellikleri. Ama sonra bir hikaye, bir söz bir şiir bana yeniden hatırlatıyor bunları. İşte o zamanlar insan kendini karşısına alıp üst düzey bir toplantı yapmaya başlıyor. 





Perşembe, Mayıs 13, 2021

 Bayram sabahı 7 gibi uyudum. 4 saat uykuyla 11 gibi uyandım. Oğlumlabir bayram kahvaltısının ardından bir kaç koli mutfak paketlemesi, telefon trafiği derken eski apartmandan komşum aradı hemen iki apartman ötede balkonda çay içmeye gittik oğlumla. 

Bayramda herkesin evde olmasına üzülemiyorum zira herkes sokakta olsa canım sıkılabilirdi ben ev toplarken. Tarihlerimiz netleşti en azından. 18 Mayıs ev temizlenecek 19 Mayıs mutfak eşyaları gidip yerleşecek 20 Mayıs ise şirket gelip evi taşıyacak. Şimdi bu bayram tatilinde kalan ıvır zıvır eşyaları da toplamış oluruz. Mutfakta, odada kutu kutu eşyaları toplarken bardak tabak paketlerken Bu Kalp Seni Unutur mu dizisini izledim. Hatırla Sevgili dizisinin devamı diye lanse edilmiş güya. 17 bölümlük bir dizi. Özal'ın parti kurması ve seçilmesini anlatan Evren'in konuşmalarının sıkça yer aldığı Diyarbakır cezaevinde ve gözaltında yapılan işkencelere sıklıkla yer verilen içinde bir de aşk öyküsüyle taçlandırılmış bir öykü.

Tarihte yaşanılanların farklı görüşlerden insanlar tarafından algılanışı,  gazetecilerin durumu, insanların hesap soramadığı yıllar, insanlık dışı işkenceler, naif arkadaşlıklar, 80'li yılların dostluğu, aşkı...Adnan kahveci ve Mesut Yılmaz' karakterlerinin süper oturtulduğu gülümsediğim sahnelerle dolu. Fakat bu Tomris Giritlioğlu neden bu diziyi tam orta yerinde saçma sapan bir şekilde yarım bıraktı anlamış değilim. Konu ortada kalakaldı resmen. İnsan bari hayal gücümüzle bir şeyler düşünecebileceğimiz bir senaryo ile buluşturabilirdi. Hatırla Sevgili'de olduğu gibi. 17 bölümde diziyi kesmişler izlenme trajındna dolayı. Benim ortaokul-lise yıllarımın İstanbul'una denk gelen tarihler.... 


Sabah buzdolabındaki magnetleri toplarken buzdolabına yapıştırdım ve yıllardır sakladığım bu güzel yazıyı yeniden okudum. 

Gerçekten yalnızsak bile ben bundan kesinlikle memnunum...

Şimdi gidip ev toplama işine kaldığımız yerden devam edeceğiz. Oğlum sesleniyor:))



Salı, Mayıs 11, 2021

 Mayıs ayı sanki buraya uğramadı gibi koşarak uzaklaşıyor yanı başımdan. Dün bahçeye gidip kabak fidesi ektim. Daha önce ektiğim fideleri suladım. Okula uğrayıp birkaç eşyamı odama bıraktım. Hava çok güzel, bulutlar bembeyaz, gökyüzü masmaviydi. kampüs yemyeşil, ağaçlar bembeyazdı. Öğrencisiz, sessiz, cıvıltısız tadsızdı. Bu son bahar olsun öğrencisiz geçen dedim içimden. Dönüşte eski oturduğum yerdeki komşuma uğradım biraz sohbet ettik. Bana beyaz saçlarıma iltifat etti. Bu beyaz saçımı beğenen nadir bir kaç kişinin arasına onuda ekledim böylece:)   Eve gelip köfte pilav yaptım. İftardan sonra çayı demledim ve elimde bardak biraz mutfak eşyası koliledim. Onu yaparken bilgisayarı mutfağa getirdim Hatırla Sevgili dizisinin (henüz yeni izlemiş olmama rağmen) Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asıldığı bölümü ve peşinden bir kaç bölüm daha yeniden izledim. Mutfak küçük bir gözyaşı denizine döndü yine. Aynı bölümü 3. kez izledim, aynı şekilde ağladım. Azalmadı gözyaşım. Demek ki acıyı bilmek kabullenmekle aynı şey değilmiş dedim yine kendime. Aynı acıya defalarca üzülebilmenin kanıtı. O kadar güzel çekmişler, o kadar güzel duyguyu geçirmişler ki. Düşündüm sonra bu idam kararını verenler, o idamı gerçekleştiren ekipte yer alanlar, onu getiren askerler, sağlık sorunu yok diyen doktor, postallarını bağlayan er, o, bu, şu bi şekilde dahil olmuş herkes bundan sonra hayatına nasıl devam etmiş olabilir? Nasıl? Gerçekten merak ediyorum varsa eğer yazılmış çizilmiş bir şeyler araştırmaya başladım. İnsna nasıl devam eder yaşamına artık böyle bir noktadan sonra... Ardından gece İsrail'in çocukları öldürdüğü görüntüleri düştü. Biraz da bu haberleri okudum. Mutfağı bıraktım bilgisayar başından kalkamadım. Saat 02 oldu böylece... 

Çok hüzünlü bir gecenin sabahına yine hüzünle uyandım böylece. Ama güzel şeylerde oluyor hayatta. Bu gün çocuklar için içerik hazırlamak ve hazırlanmış olan içerikleri yaş grubuna uygunluğunu değerlendirmek üzere yapılan bir projede yaş grubuna göre hazırlanmış olan Tv içeriklerine görüş bildirecek bir ekibin içinde yer almak üzere bir teklif aldım. Proje İstanbul'da yapılmış. Ben buradan destek vereceğim. Projeyi yazan İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinden çocuk ve iletişim çalışan bir iletişim Prof. hocam. Seve seve kabul ettim. Ben çocuklara faydalı olabilecek işlerde yer alabilmek için çalışabilirim ve elimden geleni yaparak mücadele edebilirim sadece. Onların öldürüldüğü bir dünyayı nasıl güzelleştirebilirim ki başka türlü...

Cahit Sıtkı'nın şiiri düştü dilime bu sabah;

Affan Dede’ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!



Perşembe, Mayıs 06, 2021

 Günlerdir rutinim aynı. Ev toplamak, koli yapmak, bahçeye gidip bitkilere su vermek, tez öğrencilerimin tezlerini okuyup dönüt vermek. Bu ev toplamanın anılarla karşılaşma gibi bir riski barındırıyor elbette. Kutular açılıyor, mektuplar ve fotoğraflar saçılıyor. Yatağın üstüne oturup, kutunun içinden çıkanlarla epey bir mesai yaptım bu ara. Yeniden onları açmak, bakmak, okuma iyi bir fikir miydi emin değilim... Hüzününü bir süre daha sırtımda bir yük gibi taşıyacağım sanırım...

İyi ki anılarımız var. Onlar bu hayatta  kendimizle geri dönüp karşılaşmamızı sağlayan, kendimize, geçmişimize ayna tutan olayları içinde barındırıyor. 

O kutulardan fırlayanlardan sonra birde şu 20 li yaşların fotoğraflarına takıldım. Oğlumu dünyaya getirdiğimde 21 yaşındaydım. Allah'ım şimdi yazarken bile ürküyorum. Ne kadar da genç bir yaş...


Bu gün Eylül'ün deneme sınavı vardı. matematiği anlayamadığını söyledi. 6. sınıf matematiği. Annesi ona yardımcı olamadığını söyledi. Oğlumdan rica ettim onu matematik çalıştırır mısın burada olduğun sürece dedim. Eylül'e dedim Alperen abin seni çalıştıracak olmazsa sana bir hoca buluruz destek olacak. Oğlum bir dönem liseli gençlere matematik dersi vermişti. Eylül ile anlaşabileceğini düşünüyorum. Eylül ile anlaşma yaptık yeni evde ki kütüphaneye kitapları o yerleştirecek. Böylece kitap okuma kültürünü ona iyice yerleştirme planları yapıyorum gizliden gizliye. 




işte böyle bir şeydi benim yirmili yaşlarım....

Salı, Mayıs 04, 2021

 Her yere koşarak yetiştiğim çok güzel günlerden geçiyorum. Bir yandan ev topluyorum, bahçeyi ekiyorum, tez okuyorum, ödev okuyorum, sınav yapıyorum, ihtiyacı olanlarla ilgilenmeye çalışıyorum. Yetim çocuklar için iftarlar düzenleniyor onlara katılmaya gayret ediyorum. Arabamın muayanesi gelmiş bu gün onu da oğluma pasladım az önce. İyi ki o burada bu süreçte. Çok ama çok kıymetli varlığının desteği. Evdeki tüm kitapları o paketledi ve dün gece kitap paketleme işi bitti...

Yarın Eylül'e gideceğim yine. Geçenlerde uğradığımda hala maaş bağlanmadığını öğrendim. Elektrik faturaları gelmiş zorla aldım ellerinden ödedim. Bu güzel ayda ne güzel denk geldi. Başka ihtiyacınız var mı diye sordum söylemediler. Kim size destek oluyor dedim Abim dedi kadıncağız. Yarın gidip en azından alışverişe götürebilirim diye düşünüyorum. Hayat bazı insanlar için zorlukları getirdiğinde diğer insanların ne yapacağına bakıyor sanki.  Ben şahit olduğum her olayda bir şeyler yapmam için şahit edildim buna diyerek bir hızla çözüm üretmeye çabalıyorum. Az önce de 3. sınıf öğrencilerimizden biri mesaj yazmış babam covid oldu yoğun bakımda çok zor durumdayız maddi sıkıntımız var diye. Hemen bulunduğu ilden adresine ulaştım sonrada muhtara ulaşmak için Ordu ilinin tüm muhtarlarını aradım neredeyse 2 saat sonra mahalle muhtarına ulaştım durumu teyit ettirdim. Çok ihtiyaç sahibiymiş gerçekten de. Hemen arkadaşları 1 saat içinde organize ettim ve bir miktar yardım yolladım. Çok şükür. Şimdi bu ramazanın son 10 gününde her gün bir yardımda bulunarak gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmeyi ümit ediyorum.

Şimdi akşam için ekşi mayalı pide ve sıcak tereyağlı tulum peynirli poğaça yapmaya gidiyorum. Zaman kalırsa da eşya paketleyeceğim ve yeni evin perde ölçülerini almaya gideceğim. Zira burası bir çatı katı olduğundan pencereler minicik...



                                 13 yıldır oturduğum bu küçük çatı katındaki son 15 günüm....



Cumartesi, Mayıs 01, 2021

 


Mayıs geldi. Dün sürpriz bir şekilde kendi oturduğum sitenin diğer blokta bir evin ayın 17'sinde boşalacağını öğrendim kapıcıdan. Hemen ev sahibini aradık, evi gidip gördük çok içimize sindi ve tuttuk. B bloktan çıkıp A bloga yerleşeceğim ayın 20'sinden sonra. Mahallem, sitem hiç bir şeyim değişmeyecek. kapıcım bile:) Ne büyük konfor. Bu gün son sınavların sorularını da yazıp sisteme yükleyip önümüzdeki hafta sadece eşya paketleyeceğim. Arkadaşlar mutfağı elden taşımam konusunda ısrarlılar. Düşünüyorum bir kaç arkadaş yardıma geliriz dedi. Belki mutfağı bu şekilde aşırım. Diğerleri için zaten şirket gelip asansör kuracak. Yarım günde taşırız dediler. Evi bulunca biraz rahatladım. Bahçeyle de ilgilenebilirim artık. Saksıya kabak dikmiştim filizlenmiş hemen. Bir şey topraktan yemyeşil olarak çıkınca bir mucizeye bakar gibi bakıyorum her seferinde. Bir çekirdek atıyorsun toprağa, toprak onu yeşil bir bitkiye dönüştürüp veriyor sana. Bahçeye gidip ekim dikim yapmak için iznim var bu kapanmada. 

Fakat hep iyi şeyler olmuyor elbet. Bu hafta liseden sınıf arkadaşım babasını kaybetti. İstanbul'da 4 aydır hastanede onunla birlikte mücadele verdi arkadaşım. Fakat kansere yenildi babası. Telefonda konuşurken çok hüzünlendim ölümünden hemen önce pozitif olduğu için evde karantinada olduğunu söyledi. Ne çok ilgilendi tüm hastalık sürecinde. Allah merhametiyle muamele etsin inşallah. Yaşamın bir anlamı varsa o anlam yalnızca ölüm sanırım. Her şey ölümün etrafında dönüyor. Öleceğimizi bildiğimiz için belkide bu dünyada unutmamak için kalıcı olmak için çabalayıp duruyoruz. Tüm diğer her şey bunun üzerine kurulu gibi. benim de bir süredir sürekli bir başkasına faydalı olmak için başka ne yapabilirim sorusuyla hemhalim. Diğeri için başka ne yapabilirim? O yüzden belkide çocuklarla bağımın güçlü yanı. Eylül'e gittim bu hafta kitaplar bıraktım. Okuduğu kitapları konuştuk biraz. Annesi ilk defa ağladı. Çok duygulu anlardı. Eşi için şu cümleleri kurdu; "Beni hiç incitmedi evliliğimiz boyunca" Ne güzel dedim anılarınız ne kadar güzel. Sana dayanma gücü versin bundan sonrası için. Eylül'e bu okuduğu kitaplar bitince sana bayramlık alacağım dedim. Bana, "benim bayramlığım var ama" demez mi? Ne kadar içten, dürüst, bir çocuk için fazlaca doyumlu. Olsun dedim, bir tane daha bayramlığın olmasında bir sakınca yok 1. bayramlık 2. bayramlık olarak alırız bizde. 

Hayat...










                                Pandemisiz günlerde 1 mayıs böyle dağ bayır gezerek geçiyormuş:)