Temmuz göz kırptı gidiyor sanki. Ayın başında bayram tatili için Konya'ya gittim. Annem oradaydı. Köye gitmedne önce, Konya merkezde yıllardır görmediğim ilkokul öğretmenimle buluştum. Beni evlerinde şahane bir kahvaltı ile ağırladılar. Hem kendisi hem eşi bana çocukluğumdan bir kaç saat hediye ettiler. Çok duygusal anlardı. Çocukluğumda dünyayı onun ceketine yapışarak tanımıştım. bana bunu hatırlayıp hatırlamadığımı sordu. Oysa hiç unutmadım. İstiyordum ki o ceketin içindeki adam yalnızca benim öğretmenim olsun. Annem ve babam yoktu ben yaşlı anneanemle kalıyordum. Bir 5 yıl korkarak, tedirgin olarak geçen kimsesiz çocukluğumun en önemli tanığıydı ilk öğretmenim ve yalnızca bana ait olsun bencilliğine sahiptim. Ailemden uzak bir 5 yılımın şahitliğini yaptı çocukluğuma. Beni sevdi ve anladı. Gözlerimiz dola dola, ağzımızı doldura doldura benim çocukluğumu, onun gençliğini konuştuk. Çok iyi geldi ikimize de.
Ablam Ankara'dan geldi köye. Orada buluştuk. Bayramda neşe içinde çilek tarlalarında, meyve bahçelerinde kah gezerek kah yiyerek geçirdik. Köy çilek kokuyor resmen zira heryer çilek tarlası. Ülkenin önemli bir ihracat yükünü üstlenmiş çilek konusunda. Çilek borsası var. Mesela biz oraya geldiğimizde çilek toptan alış 13 tl iken köyden ayrılmadan 23 tl ye çıktı. Dedim yatırımı çilek için mi kullansak:)) ancak çilekden de sıkıldık, ye yee, hep çilek ye nereye kadar:) Köyde kaldığım 1 hafta boyunca bir karbonhidrat bayramı da yapmış oldum. Börekler, baklavalar, bazlamalar, ekmekler. Dönünce 1.5 kilo aldığımı öğrendim ama 1 hafta içinde verdim bile. Diyetisyenim ne yaptınızzzzz dedi ben pişman değilim dedim:))
Oğlumun izni yoktu bayramda. Bayramın her günü uçuşu vardı ve gelemedi. Ancak görüntülü hasret giderdik bizde.
Dönüşte hızlı trenle Ankara'ya geldim. Bayramın hemen ardında bir doktora tez savunmasına jüri olarak katıldım. Doktoradan sınıf arkadaşımdı, danışmanımız aynıydı, jürisinde yer almak nasip oldu. Çok ama çok mutluydum. Tezini yolladığı mailinde "sevgili dostum ve jüri üyem" diye hitap etmişti bana acaip duygulandım- duygulanmaya müsait bir aydı Temmuz benim için-. Şahane bir tez yaptı. 0-12 yaş bebeklerin anneleriyle etkileşimin desteklenmesi çalıştı. O kadar şahane bir eğitim programı hazırlamış ki, bayıldım...
Ankara'dan otobüsle memleketime döndüm. 10 yıldır ilk kez köyüme arabayla gitmedim, benzin fiyatlarını protesto etmek için otobüs ve tren kullandım. Kimsenin umurunda değildir elbet ama olsun. Döner dönmez hem çamaşır makinem hem de buzdolabım peşpeşe yenile beni sinyallerini verince bir de masrafa girdim. Ancak şaşkınlığım yalnızca fiyatlar değil, çamaşır makinasını alırken yalnızca 24 saat araştırdım bu 24 saat içinde karar verdiğim makinede bayi fiyatı ile internetten başka bir ildeki bayi fiyatı arasında 2 bin tl oynadı, alırken sepete attığım çamaşır makinesi ise ödeme esnasında 100 tl artmış oluverdi. Başka bir ilden çamaşır makinesi geldi. Buzdolabı daha bir feci, aldım ve sabah +700 tl arttı. Buzdolabım henüz gelmedi. Ben hala şaşkınım....
Kendimi rehabilite edeyim diye hemen koşa koşa hobi bahçeme gittim dönüşte, tazecik biberler ve fasulyeler topladım geldim. geldiğim günden beri sebze yiyorum:) bahçe için İsviçre'den Alabaş tohumu gelmişti. Heryere ekmişim fidesini herkese verdim ama yine de çok fazla kalmış bahçede her yer alabaş olmuş bu sene:)) öyle güzeller ki ama seyretmeye doyamıyorum...
Canım ilk öğretmenimHaşhaş tarlasında bayram yaptım. taze haşhaşın tadını bilen bilir. Lezzetine doyum olmaz
Bu sepet hobi bahçemden
köydeki çilek bahçelerinden, başında kayısı kurutuluyor
gelir gelmez Calendula yağlı krem yaptım.
Bu alabaş işte. toprağın üstünde büyüyen bir turpgil
Ayın 15'ine kadar buralarda, sonrasında 20 gün İstanbul'da olacağım. Yaz benim için o zaman başlayacak. Ancak Marmara deniziyle kavuşunca.... Denize nereye giderim bilmiyorum. Belki İstanbul'dan Balıkesir'e arkadaşımın davetine icabet yazlığına belki İzmir Ürkmez'e davet eden bir diğer arkadaşıma, henüz karar vermedim.


.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)
