Cuma, Haziran 24, 2022

Haziran bitmeden

 Bu hafta İstanbul'dan bir misafirim vardı. Evde bir misafir olması, benim için bitmeyen bir şenlik oluyor. Yalnızlığımı anında unutuverdiğim yeni bir yaşama anında adapte oluyorum. Bu hafta işte tam da böyle oldu. Çok mutluydum.  Dersler, sınavlar, kağıtlar, bahçenin otları, sebzeleri, salatalıkları, gezilecek yerler derken hafta bitmiş... Şimdi kağıtlarla boğuşuyorum ama çok acayip bir şekilde zaman bana yetiyor. Buna ben bile şaşıyorum.

 Bu ay Nermin Yıldırım'ın tam 4 kitabını okudum bitirdim. İçimde bir N. Y. doğdu. Cümlelerime, düşüncelerime işledi. Geç farkettiğim güzel insan Nermin Yıldırım. Romanları beni benden aldı. Duygularını kelimelerine dökme gücü de... Bir de ilk kitabını okuyup bitirince neye benziyor bu yazar diye bir baktım, tıpkı kelimeleri gibi yüzü de çok çok güzel olan yazar.. Şu anda ise Rüyalar Anlatılmaz'a başladım. Kalemi o kadar kuvvetli ki, bazen durum aynı sayfayı defalarca sindirmeye çalışıyorum. İyi ki edebiyat var. Yoksa ruhum çok fazla öksüz kalacakmış bu dünyada.... 


"Değil hakikati, hayallerini, rüyalarını bile anlatmaya korkuyorsun. çünkü sustuğun, kilitler altında saklanıp görünmez olduğun sürece güvendesin sanıyorsun. oysa ancak anlatarak ve yasını tutarak kurtulabilirsin içinde yıllanmış acıdan. başka türlü ıslah olmaz kalbinde harelenmiş o uğursuz gam. bırak, bir bir dökülsün gizlice kendini izlediğin aynaların sırları. bırak, kendi sırrında parçalansın cam, tarumar olsun dünün bütün doğruları. aksın zehir, temizlensin kan, bulsun yolunu zaman. bu demde sadece gerçeğin yolcususun. hem gücün de yok sanma bu tekinsiz yolu adımlamaya. unutma, sen sustuğun için böyle yorgunsun. Şimdi akrebi ve yelkovanı, kalbini kırdıkları yerde uyut, evvelce verilmiş insafsız sözleri unut ve öyle bir çığlık at ki, bütün sessizlik yeminleri o an bozulsun. bırak, artık her şey konuşulsun..."  RÜYALAR ANLATILMAZ


                            Saat kulesini bu hafta çektim. mevlevihanenin balkonundan...
 


Cumartesi, Haziran 11, 2022

Mezuniyet

 Bu hafta bizde mezuniyet vardı. Fakat akıllara durgunluk veren bazı organizasyon hatalarını kendime not düşmek istiyorum. Fakülte birincisi ve üçüncüsü bizim bölümden olunca organizasyon sürecine dahil olduk. Birinci bir konuşma hazırlamış, konuşmayı önce organizasyonu yapan hocaya götürmüş onayından! geçirmek için. İlk müdahale orada olmuş, kızımızın bir paragrafını çıkarmışlar! Sonra anabilim dalı başkanına gitmiş durumu anlatmış, o da bana yollamış bir de hocana git sor demiş. Geldi konuşmasını (çıkartılmış haliyle tabi) okudum senin içinden gelenler neyse odur, gayet güzel dedim. Öğrenci P. hocaya özel teşekkür etmiştim konuşmamda ama çıkardılar hocam. Niye ki dedim, neden sakıncası olsun ki bunun? Genel teşekkür et dediler. Sen istersen okuldaki A görevlisine, B memuruna, C güvenlik görevlisine, T hocasına teşekkür edersin bu kimseyi ilgilendirmez neyse çıkardıkları ekle dedim birinci kızımıza. Sana bir şey derlerse hocalarımın haberi var dersin dedim. Ancak öğrenci korkmuş olmalı ki konuşmasına ekleyemedi. Ben bu olaydan beri düşünüyorum  Fakülte birincisi oluyorsun ama konuşmanda istediğin kişiye teşekkür edemiyorsun. Bunun hesabını sormak için akademik yıl sonu toplantısını bekliyorum sabırla. Bir önceki toplantı da evlere şenlik bir ders dağılımı yaptık. Bizim bölüme doktorasını bitirmiş alan dışı bir ilan açıldı, dosyasını teslim etmiş ama henüz jüriye gitmemiş olan bu yeni arkadaşı bölüm başkanı ders dağılım toplantısına çağırmış! Toplantıya 15 dakika kala gelip sizinle tanışacak dedikten sonrada toplantıya girecek sakıncası yoksa eğer dedi. Elbette sakıncası var usulsüz dedik de girmedi. Fakat toplantıda ders dağılımında sürekli bu derse o girecek, şu derse o girecek onu yazalım demeye başladı bölüm başkanı. Nihayet beklediğim an geldi. Bu ders benim dersim, ayrıca henüz atanmamış biri için ders rezervasyonu yapamazsınız dedim. Cevap olarak bunu o istedi diyor:))) Alan dışı olmasını, hiçbir ders verme deneyimi olmamasını telaffuz etmiyorum bile. Küp oldum toplantıda. Çıkışta asistanımız "hocam gözlerinizden ateş çıkıyordu ve başkan kesinlikle sizden korktu" dedi. Korktu da ne oldu yaptığı aymazlığa bak sen dedim. Tüm inancımı yaralayıp duran bu etik olmayan uygulamalardan yıldım ben. Alanımı korumak için silahlanmak gerekecek sanki:)) Tek sevincim mezuniyet sevincini, mesleğini hakkıyla yaparak taçlandırmayı hayal eden öğrencilerim. Yoksa umudum da, inancım da çok yaralı...






Çarşamba, Haziran 08, 2022

 Sıcaklar bastırdı burada. Ama boğuk bir hava. Tam bir hafta boyunca hobi bahçeme yatırım yaptım. Ot toplamak, çapa yapmak, dikmek, sulamak vs. nihayet çiçek gibi bir bahçem oldu. Haziranın peşinden koşmak zor:) 

Bu arada diyetisyenimden kocaman bir aferinle yaza başladım. Toplamda 15 kilo verdim. Ama ben bir 3 kilo daha verirsem bayramda yaramazlık yapabilirim diye devam ediyorum. Sanırım beslenme düzenimi de böylece oturtabildim.


                                                Hobi bahçemin temizliği bitmişken...






Bir süredir öğle arası buraya geliyorum. Kampüste saklanmış gizlenmiş bir yer. 1 saat kadar kalıyorum. Çay içiyorum, manzarayı izliyorum okuluma 250 metre olan bu yerden kalkıp derse dönüyorum.