Perşembe, Nisan 24, 2008

Son durum

Pazartesi alçımı çıkardı dr, bu kimin eli dedim ilk önce, sanki takma bir ele sahip olmuşum gibi geldi, bir süre parmaklarıma uzun uzun baktım, ama o ağırlıgın alınmış olmasının rahatlığı sardı hemen fakat bu seferde hala aynı yerde deformasyon, morarma ve sancı devam ediyor olunca tomografi istedi, salı günü tomografi çekildi, skofoid kırık diye birşeyden bahsetti internetten araştırdım nasıl bir kırık bu diye, sadece cerrahi müdahale ile düzelebilecek bir kırık türü olduğu kaldı aklımda. Parmanlarımı tam performans kullanamıyorum hala, elimle dolu bir bardagı bile taşıyamıyorum, parmaklarımı açıp kapatamıyorum sadece bilgisayarda yazı yazarken acımıyor dersem abartmamış olurum herhalde, şimdilik haberler bu kadar, Cuma gübü tomografi sonucuna göre ameliyat yapıp yapmayacağına karar verecek doktorum, ben de bu arada 7 Mayıs'da başlayacak olan final sınavları için program yapıyorum, hala okunmamış olan vize kağıtlarını okuyor ve bana ait değilmiş gibi gelen sol elime bakıp "sana ne oldu böyle" diye şaşkımlığımı sayıklıyorum. Bu arada fotoğraf makinamı Ankara'da servise yolladım ama henüz herhangi bir haber alamadım, sanırım bu hafta icinde olup olmayacağı konusunda bir haber çıkar. Dory'nin dediği gibi hayat devam ediyor...

Pazartesi, Nisan 07, 2008

Zorunlu mola.



Bu baharın habercilerini çekmek için dolaşırken bi köpeğin bana doğru koşması ile panikleyip düştüm, elimdeki fotoğraf makinamı korumak için bileğimin üzerine ters döndüm,önce çok fark etmedim ama gece acile gidecek kadar agrı yapınca gittik ki çatlak olmuş bilğimde, gece alçıya aldılar sabah da ortopedist yeniden röntgen istedi ve begenmeyip bir de kendisi yeniden alçı yaptı, bir kırıktan şüphelendi ama son anda tomografi isteminden vazgeçti, ve şimdi sol kolum dirseğime kadar alçıda, çok ağır taşıyamıyorum kolumu, tek elle zor olduğu için yazmak kısa kesiyorum, -güya kısa-ben 15 gün yokum, sadece okuyarak, dolaşarak, düşünerek etrafımda ki herkese benimle ilgilenin lütfen diyerek gezeceğim muhtemelen, araba kullanamadığım için beni okuldan alın diye arkadaşlarımı arıyorum:) dahası nasıl yıkanacağımla ilgili planlar yapıyorum, ama en önemlisi sony cyber-shot 7.2 makinamın objektifi düşerken çarptığı için şimdi içine kapanmıyor ve çalışmıyor sanırım dişlerinden biri attı, burada servis de yok bir önerisi olan var mı nasıl yaptırabilirim? Sanırım en çok makinama üzülüyorum....

Cumartesi, Nisan 05, 2008

Kilitli kapı...

Neler yapıyorum; Bahar gelmiş, çiçekler açalı ne kadar zaman olmuş, ben yeni görüyorum, yeni fark ediyorum!
kış bitmiş artık ben hala soğuk var dışarda sanıyorum:)
bu gün kampüsteki kiraz ve erik ağaçları beni şaşırttı böyle, yaa sen uyu hala biz çoktan gülümsedik der gibi gözüme gözüme soktular çiçeklerini...
Evet gördüm, gördüm onları bir kez, artık görmezden gelemem...



Bu kiraz ağacına her yıl öğrencilerle bir tırmanış yaşarız, çok değil daha geçen yıl dersi kesip bu ağaca tırmanıp kiraz yemiştik kampüste, çocuklar aşağıdan bağırıyorlardı hocam aman dikkat edin finaller öncesi düşmeyin diye ama ben de biliyorum elinize fırsat geçse itip kurtulursunuz ama yanıma yaklaşmayın sakın diye kimseyi ağaca çıkarmamıştım:)

Bu çiçekleri görünce kampüste dedim ki bunlar açarken ben nerdeydim ki göremedim, sonra Kars'ta öğretim üyesi olan edebiyatçı bir arkadaşımın geçenlerde çektiği bir mesajı hatırladım., "bir insan kilitli olmayan ama içeriye doğru açılan bir kapıyı sürekli itiyor ama çekmek aklına gelmiyorsa, oda da hapistir" demek ki dedim ben epey bir süre hapis kalmışım, neyse, kapıyı çektim ve açıldı, ve artık kış bitti...



Cuma günü telefonum çaldı;

-hocam okuldamısınız?

-evet okuldayım

-odanızada yoksunuz ne zaman geleceksinizi?


-odama gelmeyi düşünmüyorum bu gün, önemli bir şey varsa geleyim


-hocam, gelirseniz sevinirim kapınıza bir şey bırakıyorum alın.
??????
acaba dedim, ödev mi? ödev yok, not mu, projemi, anket mi, ne olabilir bu odamın kapısına bırakılan şey, rektörlükte işim bitince 3 kat odama tırmandım, baktım ki kapımda bir lale var, daha tomurcuk bir bahar lalesi:) ayy dedim dikkatlice götürüp açmasını izleyeyim bu lalenin. Nasıl ve ne kadar sulaycağımı da bilmediğimden hemen Ziraatcı arkadaşım Ayşegül'e çabuk söyle buna nasıl bakıcam ben diye sordum, o da beni aydınlattı sağolsun:) lalem ve ben pek bi heyecanlıyızşimdi:)
ardından bu gün açıköğretim sınavları vardı sınıfın penceresinden baktım ki bahar gerçekten gelmiş.... Evet evet, gelmiş, gülümseyip duruyor öyle mahsun mahsun....