
Zaman ne çabuk akıp gidiyor... Yaz bitiyor olduğunu farkkettim.
Bloga yazmaya başlayalı 2 yıl olmuş bunun 1 yılını rutin bir şekilde yazarak geçirmişim diğer yıl ise kısmen. kapatmaya gönlüm razı olmuyor, bir yandan eskisi gibi yazamadığım için haksızlık ediyormuşum, hakkettiği muameleyi vermiyormuşum hissi diğer yandan ise aralıklarla da olsa yazabilme umudunu taşıdığım için buraya ayrı bir anlam yüklüyorum buraya. Eski yazabildiğim günlerin özlemini çeksem bile takip ettiğim sayfalarda gezinmek bana ayrı bir lezzet veriyor.
15 gün önce 3 gün için İstanbul'a kaçmıştık 4 arkadaş, Sezen konserini bahane edip, hani iyi de gelmişti hepimize kısacık da olsa.
Şimdi ise yine kısa bir tatile çıkıyorum. İnternetsiz, telefonsuz, denizi, kumu ve güneşi bol, sakinliğin ve hareketliliğin iç içe olduğu bir 10 gün. Yenilenip, dinlenip, tazelenip geri gelmek, kaldığım yerden başlamak için.
Not: Fotoğraf Sezen için gittiğimiz İstanbul seyehatinden cumartesi sabah kahvaltı için gittiğimiz Rumelihisarindan Özlemle diğer arkadaşları beklerken.