Perşembe, Ağustos 26, 2021

 Bu hafta resmen İstanbul hayali ile gelip geçti. Yetiştirmem gereken hiç bir şeyi yetiştiremedim.  O yüzden de yarım kalan çalışmayı da yanıma alıp birazdan yollara düşeceğim. Hafta sonu bitirmem gereken yazıyı bitiremedim zira kars'tan arkadaşlarım gelerek sürpriz yaptılar. Bitmeyen doçentlik kutlaması oldu bu 15 günde ve ben şimdi kaçmaya hazırlanıyorum. Planım şöyle; İstanbul'da bu pazar bir düğüne katılacağım hem arkadaşım oğlu hem de benim ana sınıfından öğrencim olan genç ve yakışıklı bir delikanlı evleniyor. O 5 yaşındaydı ben de öğretmenliğimin taze baharında... Ahh zaman... 

Bu gün valizim hazır evde bahçeden topladığım domates biberlerle hemen bir 6 şişe domates sosu yaptım koydum bozulurlardı yoksa.. Biberleri doğrayıp dondurucuya attım. İstanbul arkadaşlarım için ekşi mayalı ekmekler yaptım. 15 gün izin aldım. Kendime İstanbul çıkışlı Çanakkale turları baktım -ki onu da kafama koydum- valizimi kapattım. Akşam 18.00'de uçağım.

Ve gidiyorum inşallah güzel geçer, korona olmadan gelirim diye diye:

Çok özledim İstanbul'u. kendim İstanbul hediyesi aldım yani:) ancak diyetimi bozacağım diye de korkuyorum. 5 kilo oldu verdiğim umarım almadan gelirim:)))


80 metrekare bahçemden coşkulu domates ve biberler. Bahçemin hasadını toplaması için arkadaşlarımı görevlendirdim:)))

Perşembe, Ağustos 19, 2021

 Dün sabah diyetisyen randevum şahane geçti bu hafta 1600 gram vermişim üstelik 1300 yağdan 300 ödemden dedi. Beni tebrik etti. Şule gibi yola devam dedi:)) ardından yola koyuldum okulda tam 29 çocuk paketi yaptık. Yapması 1-2 saatimizi aldı ama dağıtması 10 dakika içinde bitti. Yanına da minik el yapımı kremler koymuştum. Şahane bir şey oldu. Okulun çaycısı genç kadın benim 3 çocuğum var dedi o zaman sen 3 tane alacaksın dedim nasıl sevindi anlatamam. bence sevincim tam yerini dün buldu sanki. İçim rahat öğlende sonra okuldan çıktım akşam davetli olduğum yemeğe katıldım. Güzel bir bahçe sohbetinin ardından da gece 12 de eve gelip güzel bir uyku çektim. Bu sabah iki güzel sürpriz karşıladı beni. Biri doktora tez danışmanımdan gelen çiçek. Bu hafta çiçek sepeti bana çalıştı sürekli. Hala devam ediyor...


son derece ince bir hareket olarak gülümsetti beni. Aradım teşekkür etmek için bir de bu daha fragman önden asıl Ankara'ya gelince kutlayacağız demesin mi:))

Ardından iki güzel kargo paketi açtım. Bazı insanlar vardır hayatınızda olmasa çok eksik kalacağınızı hisseder ve hep dua edersiniz varlıklarına hep şükrederek Bu o insanlardan. Bir çift olarak birbirine uyumlu gördüğüm sayılı insanlardan. Bu dünyada umuda olan inancımı her daim taze tutanlar ama asıl önemli olan bu fani dünyada kendimi yalnız ve kimsesiz hissettiremeyenler bana. Hem akademik anlamda hem de dostluklarıyla beni çok zenginleştiren başım sıkıştığında da mutlu olduğumda da sevincimi de ilk paylaşmayı düşündüğüm, kilometrelere rağmen ilk aradığım insanlar. Varlıklarına bin şükür. Müzik kutusunu benim ruhumu yansıttığını düşünmüşler üstelik. ne büyük iltifat bana. Bazı erkek arkadaşlarım bekarken son derece iyi dostluk ederken evlenince birden dostlukları kayboluverirlerdi ve ben çok hüzünlenirdim. Bu çok fazla deneyimlediğim bir durum oldu yıllar içinde ve buna üzülmemeyi öğrendim sonunda. Lakin R. ile T. evlenirken korkmadım değil bundan. Fakat T. öyle asil, öyle gerçek bir dostlukla kucakladı ki benim varlığımı. Ona üç kere minnettarım. Birincisi gönlünün zenginliği için, ikincisi mutlu ve uyumlu ilişkinin var olabileceğine olan inancımı her daim sıcak tuttuğu için ve üçüncüsü ise, beni kocasının kontenjanından değil de gerçekten dostluğuna layık gördüğü için. Varolsunlar inşallah. Ayağına taş değimesin.


                                        Şu güzelliğe bir bakın hele:) hele müzik kutusu enfes....



                                                    çocuk paketleri böyle iki sepet oldu. çi çeşit çeşit gofret, çikolata, şeker kek

Çarşamba, Ağustos 18, 2021

 Bu bir haftadır kutlamalar yüzünden diyetim çok zorlandı ama yine de 1 kiloyu verebilmeyi başardım. Böylece 27 Ağustos itibarıyla başladığım bu hafifleme yolculuğunda 4 kiloyu geride bıraktım. Motivasyonum devam ederken hazır. Ama ayın 26'sında bir hafta İstanbul'a gideceğim ve korkuyorum orada saçmalarsam diye:) hatta hafta sonu Hacı Bekir lokumları geldi eve ve ben günlerdir sadece 2 tane yedim:)) her İstanbul seferinde maaşımın yarısını bırakıp geldiğim Eminönü Hacı Bekir tatlıcısından  :)) lokumlarla her gün bakışıyoruz:) ama hafiflemeye kararlıyım...

Bu haftanın önemli bir tarihi de 16 Ağustos oldu. Oğlum 28 yaşını doldurdu. Ona arkadaşları varken geceden bir sürpriz yaptık yola çıkmadan. İlkokuldan sınıf arkadaşı şimdi Marmara Hukuk Fakültesinde asistani hafta sonu eşiyle düğüne geldiler. Ben bile unutmuştum dedi. Pazartesi sabah onları yolcu ettim İstanbul'a doğru. Çok ilginç yıllar sonra oğlumun doğumunu yaptıran doktorla aynı apartmana düştüm. O benim üst katımda oturuyor ama muhtemelen bu bilgiyi bilmiyordur henüz karşılaşmadık:)) dün eşi bana aşure getirdi ama:) onuda yiyemedim ama olsun bu gün diyetisyenimden onu bir yere sıkıştırmasını rica edeceğim:) hep bir yemeli içmeli düşünceler içinde olmam normal mi acaba:)

Bu gün okuldaki idari ve temizlik personelinin çocukları için şekerli-çukulatalı ve kitaplı paketler hazırlıyorum. Bir çocuk gelişimi uzmanı kendi sevincini elbette çocukları sevindirerek kutlar. Neden idari ve temizlik personelinin çocuklarını seçtiğime gelince, genellikle çok göz önünde olmayan, çok ilgi odağı olmayan ve aileleri asgari ücretle çalışan ve çokça bilinmeyen ya da unutulan bu çocukların hatırlanmasını daha kıymetli buluyorum. Herkesin en son gördüğünü ilk görmeyi istemek gibi bakabiliriz. Yoksa elbette bütün çocuklar çok kıymetli. O yüzden de onlara bu gün hediye paketleri hazırlayacağız asistanımla beraber ve anne-babalarına vereceğim. Hediye paketleri ipler ve kitaplar hazır. O yüzden de şimdi biraz abur cubur almak üzere dışarı çıkacağım. 


şeker hamurundan tipsiz bir pilot yaptırmıştım epey gülme konusu oldu yamuk oturuşundan bakışına kadar bu şeker pilot:)

çok uygun olmasa da en sevdiğim doğum günü şarkısını giydirdim:)

Cumartesi, Ağustos 14, 2021

 Buraya bakamadım birkaç gündür. Ülkenin gündeminden felekatlerden de yoruldum. Biraz bıkkın bir haldeydim. bahçeye bile günlerce gitmedim. Bir tek diyetime sadık yaşıyordum. O da baktım iyi gidiyor 2.5 kilo oldu dedim ki profesyonel destek alayım bir diyetisyenden daha dikkatli olurum hem. Çarşamba günü randevu aldım saat 11'00'de gittim yarım saat konuştuk yiyeceklerimi yemeyeceklerimi listeledik haftada bir görüşmeye karar verdik. 2.5 kilonun üstüne bir 9 kilo daha vermeyi hedefledik ben çıktım. Tost makinem bozulmuştu yenisini ısmarlamıştım okulun adresni işaretlemişim kargo okula teslim etmiş hiç aklımda yoktu okula gitmek ama gidip tost makinamı alayım dedim okul yoluna koyuldum. Telefonu mıknatıslı yere koydum yolda da annemi ararım hem dedim tam annemi arayacaktım ki bir mesaj gördüm telefonumda "Doçentlik başvurunuzla ilgili sistemde güncelleme yapılmıştır lütfen e devlet üzerinden kontrol ediniz" mesajı görür görmez arabayı sağa çektim dörtlülerimi yaktım. Elim ayağım bir süre dolandı teli aldım e devlet üzerinden sisteme giriş yapmaya çalıştım o belki 3-5 dakika süren sayfaya ulaşma çabam sırasında kaç tane dua okudum bilmiyorum sonunda sisteme ulaştım sonuç "başarılı" yazılıyordu. Daha bir saat önce diyetisyenle bu hafta ne yemeliyim kaçta yemeliyim kararlaştırıyorduk yolda kafamdan z.yağlı fasulye yapmayı geçiriyordum şimdi Doçent olduğumu öğreniyordum. Aslında yaklaşık 6 ay önce başvuruyu yaptıktan sonra çok da dertlenmiyordum ama bu son bir haftadır pek çok sonuç açıklanınca sanırım benimki geciktiğine göre beni başarılı bulmayacaklar demeye başlamıştım. Arabada dörtlüler yanarken benden dört gözle haber bekleyen Van'da yaşayan hem can dostlarım hem de çalışma arkadaşlarım olan, bu süreçte gerek akademik gerekse dostluk kontenjanından desteklerini esirgemeyen bir çift arkadaşımı  aradım sanırım ben az önce doçent oldum dedim. Çok sevindiler tabi gözümüz aydın diyerek azıcık konuşup hadi hemen raporlarına bak diyerek kapadık onu. Sonra da yüksek lisans tez danışmanımı aramam gerek önce dedim süreçte beni cesartelendiren, başvur tabiki diyen, süreci takip eden hocamdı ama dur dedim bakayım kaç hoca beni başarılı bulmuş kaçı başarısız bulmuş önce ona bakayım dedim. Baktım 5/5 başarılı. Buna da ayrıca sevindim. Çalışmalarıma yazılan raporları 2 gün sonra okusam da:) sonra gidip okula tost makinemi aldım yolda Şule'ye yazdım hemen, zira o da bekliyordu benden haber. Eve döndüm hızlıca haber bekleyenlere haber verdim. Yolda az daha trafik cezası yiyordum. Polis beni durdurdu önümde 5 araç var durdurmuş hepsini bende durdum bekliyorum oplis gelene kadar telefonum çaldı açtım o sırada polis gelip telefonla konuşuyorsunuz ceza yazacağım demesin mi? Şaka mı yapıyorsunuz dedim durunca açtım gördünüz sizde siz durdurdunuz ben açtım beklerken. neyse ikna oldu:) Annemi aradım sonra mesela ama annemden beklemediğim bir tepkiyle karşılaştım ben sanıyorum ki annem çok da önemsemez zaten çok da bilmez iyi hayırlı olsun der geçer sanmıştım. meğer annem benden bu haberi ne çok bekliyormuş da belli etmiyormuş resmen kadın telefonda heyecanlandı yıllardır beklediği haberi almış gibi sevindi ben bile şaşırdım anamın bu tepkisine açıkçası:) kadın çocuk sevindirmeye gidiyordu en son teli kapatırken:) eve geldim telefon trafiği başlattım tabi. ben daha tellerde haber bekleyenlere haber uçururken telefonum çaldı çiçek sepeti arayan dedi bulvardayız ama tam adres verir misiniz bir çiçeğiniz var. Töbee dedim bu nasıl olabilir daha bilen 3 kişi olsa olsa jürilerden biri yollayabilir bu kadar hızlı çiçek dedim kendi kendime:) meğer Şulem ve eşiymiş. Gördüğüm en güzel sukulentlerdi. İçindeki not ise her zamanki gibi incelik abidesi. Gözlerim doldu biraz böyle oturdum. Doktoram bittiğinde de ilk çiçeğim yine Şule'den gelmişti. Hep incelikli, zarif düşünceli. Çok şükür dediğim dostlarım.

bir kaç gündür böyle yoğun bir tebrik trafiği oluyor diyetime dikkat etmeye çalışsam da azıcık kaçtı sanırım ama hemen toparlayacağım elbette. zira 2.5 kilo bile rahatlattı beni.

 Ne hissediyorsun diye soranlara cevap veremiyorum sanki bana hediye edilmiş bir şey gibi geliyor dedim. Dün akşam oğlumun arkadaşları geldiler İstanbul'dan düğün için. İlkokuldan sınıf arkadaşları evleniyor. Oğlum nikah şahidi. Gelenlerden biri Marmara Hukuk'da asistan diğeri doktoralı avukat. Dün Tokat kebabı ile onların gelişine benim doçentliğime bir ziyafet çektik benim diyet akşam itibarıyla pert olsa da bu gün yeniden başladım:) sabah gençleri güzel bir kır kahvaltısına yolladıktan sonra ekmek mayaladım pazar kahvaltısı için. Sonra oturdum raporlarımı okudum çok güzel övgüler vardı çok mutlu oldum. hatta bir jüri "çocuğun gelişim sürecini ve destek programlarını ele alan geniş bir yelpazede yayınlar yapmış olduğu gözlenmektedir" demiş, bir diğeri "Adayın eserlerinin başvurduğu alana uygun olduğu, bilimsel, uygulamaya yönelik alana katkı sağlayan çalışmalar yaptığı...." bir diğeri ise "nitelikli ve pratiğe yönelik sonuçları içeren alanda çalışan eğitimcilere katkı sağlamayı hedefleyen çalışmalar yaptığı ve yayımladığı, yapılan tüm bu çalışmalarda bilimsel ve etik ilkelerin dikkate alındığı görülmüştür." cümleleriyle bitirmişler raporlarını. Mesudum evet. Bin şükür. Çocuklar için daha fazla şeyler yapma gücüm tazelendi. Olmayabilirdi de elbet o obsiyon hep aklımda vardı. O zaman da vazgeçmezdim ama oldu ve tadını çıkarıyorum şimdi biraz. Gençlere şeftalili turta yaptım enfes oldu düğüne gitmeden yediler bayıldılar, Bağdat caddesinde bir turtanın dilimine 30 tl veriyoruz böyle de güzel değil diye bana iltifat ettiler:) şimdi onlara sabah kahvaltısı için hazırlıklar yapacağım sonra da bir şeyler okuyup yatacağım :)

Bu arda çocuklar için içerik hazırladığımız siteye yazdığım yazı 20 gündür sistemsel bir hatadan dolayı yayınlanamiyordu yeni ünvanımla dün yayınlandı artık. Burada link paylaşıyorum. İçeriklerin tamamı çok özel. Çok dikkatle çalışıyoruz. Kitap ve film incelemeleri var ebeveynler ve çocuklarla çalışanlar için faydalanacakları türden. Hem kitapları okuyup hem filmleri izleyip raporluyoruz. Çok farklı açılardan değerlendiriyoruz. Sonra da ebeveynler için sunuyoruz. Bence önemli bir eksiğe hizmet ediyor site. hangi kitabı okusa çocuğum hangi filmi izlese nasıl kitaplar nasıl filimler ve bunlardan sonra onunla ne konuşabilirim sorularının cevapları var.

yazıya buradan ulaşabilirsiniz. siteyi karıştırırsanız daha çok şey bulursunuz :9



    Şu güzel sukulentlerin asaletine bakıp duruyorum. Pazartesi ofise mi götürsem yoksa evde mi kalsalar diye karar veremiyorum.

Pazar, Ağustos 08, 2021

 Ara sıra İpek Hanımın Çiftliğinden alışveriş ediyorum. Bu yüzden de haftalık düzenli fiyat listesi ile bir mail alıyorum. Her hafta bir konuda yazıyor ve alışveriş listesine yolluyor. Bu haftaki mailini burada paylaşmak istedim. Bana özel yazılmadığı için de paylaşmada bir sakınca görmedim. Yazdıklarının bir kısmı ne yazık ki üzülerek şahit olduğum şeyler. Bu gün bu maili paylaşmak istedim.

"Kızanlar olacaktır... Ancak gerçekten ülkemin tüm insanlarının ve vicdanı olan bütün dünya vatandaşlarının içini yakan korkunç bir yangınlar silsilesi yaşadık. Hala yaşıyoruz. Yağmur mevsimi gelene kadar da, ya aralıklı ya da sık, devam edecek gibi gözüküyor. 


Değişen iklimlerin ve bunun yaratacağı sonuçların öngörüsü bilimsel açıklamalarda onlarca senedir yapılıyor. Hem de "2020'lerde şu, 2030'larda şu..." diye diye... Ne yazık ki şu ana kadar bizleri etkilemesi mümkün olmadı. Belki de bilim insanları bunları astrolojik öngörü ya da spiritüal danışmanlık filan gibi açıklasaydı daha çok prim yapardı, bilemiyorum. Herkes gibi benim de asabım bozuk. Patlayacak yer arıyorum fakat bunun kime ve neye ne faydası olacağını da bulamıyorum. Biriken enerjiyi kullanabilmek için daha iyi yollar var. 

Yollar var / yollar var. Buna kısaca bir açıklama getireyim. 

Her şey gibi bütün kötü olaylardan da bir rant pazarı doğuyor. Doğuruluyor, fark ettiniz. 

Cansiparane çalışan, eli ayağı yanan, alevlerin ve islerin arasında can kurtaranlar değil asla. Fakat yangın bölgelerine gidip klimalarını kapatmadıkları araçlarında oturan, saatte bir inerek story çeken, sonra da aracına geri binenler...

Sırtına bir yardım kolisi alır gibi yapıp karşısına ışıkçısı ile asistanını kendisini o halde çekmesi için koyanlar,

İslerin ve alevlerin arasında verilen bütün pozlarda bembeyaz kalma mucizesini gösteren gömlekler ya da bluzlar...

Bıktırdı, bıktırdılar. 

Yardım manipülasyonları. Benzer konu, belki de aynı konu. 

Instagram'da paylaşım: "Kantaron yağımız var, 50 gramı 100 Lira ama yanıklara çok iyi geliyor" yazmış. Bunu böyle satmaya çalışıyor. Eğer satın alırsanız o da hemen yangın bölgelerine gönderiyormuş çünkü orada insanların elleri yanıyormuş.

Instagram'da paylaşım: "Dağ köylüsü kadınlar için kadın giysisi diktik" yazmış. Şalvar bildiğiniz. Şalvarın fiyatı Eminönü'nde 15 Lira fakat bu paylaşımı yapan yardım meleği 185'e dikiyor. Siz ona ödüyorsunuz, o gönderiyor, öyle diyor. 

Facebook'ta paylaşım: "Arı kovanları yandı" yazmış. Kaç adet..? "900 küsur tane yandı. Bir arı kovanı 1.400 TL, siz bunu bize gönderin, biz bölgedeki arıcılara dağıtacağız, yaraları saracağız" diyor. Kovan fiyatları reel piyasada 185 TL. Artık midem kalkıyor. 

Bunlardan benim gördüğüm onlarcası, dolaşıp duran eminim yüzlercesi var. "Her şeyi yanan köylümüzün azcık bir balı kalmıştı, onu biz aldık, destek için kilosu 350'den satacağız" diyen var. "Bu hafta satışımızın %10'unu yanan ormanlar için kullanacağız, yalnız geçen haftaki fiyatlar %20 arttı onu sormayın" diye felaketi reklama ve fırsata çevirme gayretindekiler var. Daha neler var...

Yangın söndürme tüpü, yanmaz eldiven, yanmaz ayakkabı, kazma ve kürek fiyatlarındaki artışa diyecek laf bile yok. 

Bunlar ve benzer ekstrem yardım çağrıları ile düzenbazlıklar belli ki çok uzun süre devam edecek. Beni dinlerseniz, şu an sadece ama sadece, daima ihmal edilen hayvan barınaklarına kedi ve köpek maması, yanık merhemi, topikal ağrı kesici, ağızdan ağrı kesici ve antibiyotik gönderin. Kendiniz, direkt. Bunları gönderirken son kullanma tarihlerine çok ama çok dikkat edin. Üzerine büyük bir etiket ile yazın. Yangınların yaşandığı illerde ve komşu illerinde bunlara istisnasız bütün barınakların ihtiyacı var. 

Bunun dışındaki endirekt yardımlarınız için bekleyin. Lütfen çok ciddi kurumların çok ciddi programları açıklanana kadar ve kontrollü hesaplar açılana kadar sabredin. 

Yerinde ve bireysel yardım için, insan gücüne ihtiyaç çok fazla. Ancak,

Orman içlerindeki söndürme ve soğutma çalışmalarında profesyoneller dışındaki herkes kendilerini, söndürme çalışmalarını ve  profesyonelleri riske atıyor. Fakat orman kıyılarında tırmıklama çalışmaları için çok insan gerekiyor. Bundan önemlisi halihazırda zarar görmemiş bütün ormanlarda ve bütün ağaçlık alanlarda kontrol gerekiyor, sorumluluk gerekiyor.

Kopernik Acil Durum Yönetim Hizmeti üzerinden, devam eden ve sönmüş bütün yangınlar takip edilebilir. buradan bakabilirsiniz

Soldaki menüde Rapid Damage Assessment / Hızlı Hasar Değerlendirmesi bölümüne dört kutucuk. Üstteki ikisini seçerseniz devam eden yangınları, alttaki ikisini seçerseniz söndürülmüş yangınları işaretliyor. (Hemen üstündeki butonlardan son 1 gün, son 7 gün, son 30 gün ya da seçilen bütün tarih aralıklarında haritalar da oluşturulabiliyor.)

Yeni yangınların çıkacağı nerede ise %100 kesinlik ile bekleniyor. 

Hava kuru. Hava 45 derece. Çam ağaçları çıra. Altlarındaki çam iğneleri kırık camın büyüteç etkisi ile ya da bir sigaranın izmariti ile tutuşmaya hazır halde bekliyor. Görevlileri ve sorumluları, dikkatinizi bölgeler üzerinde tutarak, diri ve kontrolde tutabilirsiniz. Dikkatinizi lütfen eksik etmeyin. Şüpheli bir durumu, yoğun kırık cam bulunan yerleri, arabasının camından sigara izmariti atan insanlık suçlusu magandaları resmi makamlara bildirin. Telefon edin, bildirin, sonra bir daha telefon edin, bir daha bildirin, sonra gidip bir şey yapılmış mı diye kontrol edin, gerekirse sıkboğaz edin ki oraya ekip ulaştırsınlar, oraya müdahalede bulunsunlar, karakolda bir dosya açsınlar. 

Son söz olarak... Olan yanana oldu. Olan bölge köylüsüne oldu. Olan milyonlarca suçsuz orman suçsuz orman canlısına, kurda - kuşa oldu. Yeşile kıyanların gözü bir daha yeşil görmesin diyorum. Planlı ya da plansız, kasten ya da kazaen, hiçbirinde hiçbir fark göremiyorum. Yangına koşan herkese, profesyonel ya da gönüllü, çok çok teşekkür ediyorum. " 

Perşembe, Ağustos 05, 2021

 Yeni ay aşırı sıcakları da getirdi. Yangınları da bir seyirci gibi izliyorum sanki. Bir film karesi gibi hepsi. Kimisi geleceğine kimisi geçmişine bakar gibi izliyor... Dünyanın hali hiç iyi değil demek de hoşuma gitmiyor ama sanırım artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak dünya üzerinde. Yanıklara iyi gelen kantaronlu kremlerimdne yapıp oradaki insanlara yollamak geçiyordu içimden bir kaç girişimciden gördüm yolladılar. Ben de yapmak ve yollamak istiyorum ama nasıl bir yol izlemek lazım bakınıyorum. Orada yangını söndürenlerin kolları bacakları yanmış benim elimden bu yanıklara şifa kremini yapmak geliyor en azından bir şey yapmış olmak istiyorum. Başka da bir şey gelmiyor elimden. Öyle karamsar bir hisse kapıldım bu ara. İyi olan bir şey yok mu diye soracak olursanız bir tek diyetim iyi gidiyor. Bu gün 10 gün oldu tam 2 kilo verdim. !0 gündür hiç ekmek yemedim:) ekmek yapmaya aşık biri için son derece önemli bir adım bu. Mutsuz değilim. Motivasyonumda gayet yüksek 15 kilo kadar verme planım var. Ama asıl sonrasında nasıl bir beslenme şekli edinmeliyim onu öğreniyorum. Bu 10 gün boyunca sadece 2 öğün beslendim. Aralıklı oruç dedikleri şey. Ara öğün yok atıştırma yok. Aç değilim hatta epey bir rahatım bile. Bu gün aslında oğluma takılıp İstanbul'a gelecektim ama sıcakları duyunca vazgeçtim. Oğlum yarın gireceği sınav için bu akşam İstanbul'a gitti. pazar akşamı dönecek ben de ona takılayım 3 gün İstanbul'da gezeyim demiştim birden ama 42 derece sıcak cumartesi sağanak yağış duydum vazgeçtim. Tam onun üzerine bu gün eski mezun bir öğrencim aradı "Hocam biz yarın şeftali toplayacağız bahçede siz de gelin" her yıl bu ritüele katılmayı sevdiğim için arar. Zamanlama müthiş sabah 8 de bahçeye gideceğim onlar 5 de başlıyormuş çalışmaya ama ben ancak 8 gibi gelirim dedim. Uçsuz bucaksız şeftali bahçelerinde sabah şeftali yiyerek kahvaltı yapacağım. 

Bu günde oğlumu Havaş'a bırakınca bahçeye gittim biraz çalıştım biber topladım. akşam 6 olmuştu hala deli gibi sıcak vardı hemen geldim. Evde klimanın dibinde oturuyorum resmen. İçimden de bişey yapmak gelmiyor bu iki gündür. Elimde bir bölüm var onu yazıyordum tam gaz bu iki gündür bıraktım. baktım motivasyonum düşük dedim cumartesi sabah yeniden başlarım zorlamıyım. İçimden güneş kremi yapmak geldi onu yaptın geçen gün biraz motive oldum onu yaparken. Her seferinde yeniden birşey yaratıyormuşum gibi bir his her seferinde kıvam bir öncekiyle aynı olmuyor sanki sıcaklar yağların karışımını etkilediği gibi balmumunun özelliği de etkiliyor. mesela balmumu doğal olunca her bir arının balmumu farklı yoğunluğa sahip olunca farklı çiçeklerden beslenince kremin rengi balmumun rengine göre ton değişiyor kremde de.

Bu hafta çocuklar için içerik hazırladığımız bir derneğin internet sitesi için  gündeme uygun bir kitap seçip raporlamam istendi. ben de şu aşağıdaki kitabı seçtim. Çok sevdiğim bir çocuk kitabıdır kendisi. bu hafta sonu raporlayıp siteye koyacağız.