Pazartesi, Şubat 07, 2011

Bir Kış Gecesi

Neredeyse bir yıl olacak yazmaktan soğuyunca bir daha yazma isteği zor oluşuyor sanırım. Tam 10 ay olmuş. Blog yazmayı unutmuşum ama hala daha okurken keyif aldığıma göre, belki kurtarılacak bir noktada duruyordur. Zamanın ne kadar hızlı geçtiğinin bir ıspatı olsun kendime diye koydum bu fotoğrafı oğluma bakıp kendimi göreyim diye:)
Zor gecen bir altı ayın ardından ingilizce sınavını nihayet geçtim. Önümdeki en büyük engelide kaldırdım ama tabi engeller bitmez:)
Mavilimonu okurken fark ettim ben de hayatımı zaman zaman masaya yatırdığımda tıpkı onun gibi şu sıralar; sıcak ve huzurlu evimde vakit geçirmeye, akşam üstü battaniyenın altında şekerleme yapmaya, pencere kenarında kitap okumaya, kokulu mumların yanısını izlemeye, mutfaktan gelen güzel kokulara ne kadar bayıldığımı, oğlumun büyüdüğünü hayranlıkla izlemeyi ne kadar sevdiğimi fark ettim.
Bir de uzun zamandan sonra izlediğim en iyi Türk filmini söyleyerek kapatmak istiyorum, "Aşk Tesadüfleri Sever" kurgu mükemmel, oyuncular mükemmel, konu bütünlüğü mükemmel. Uzundur böyle ağlamamıştım... Sanırım kalbim aşk filmleri için dayanıksız.