Çarşamba, Mart 30, 2022

 Pandemi başladığında oğlum yurt dışındaydı annem yanımda. Önce ne olduğunu anlayamadığımız bir 3 hafta geçirdik evde kalarak. Sonra uzaktan eğitime geçildi hemen. Uzaktan eğitimin alt yapısı olmadığından bizim okulun sisteminde çok zor günler geçirdik. Nisan ortasına geldiğimizde oğlum çalıştığı şirketin onları ülkeye geri getirmek için talimat verdiğini yazdı. Acilen dönüyoruz bu gün bizi almak için bir uçak geldi dedi... Önce çok sevindim, gözümün önünde olsun pandemi süreci ne olur ne olmaz dedim. Ancak pandeminin her şeyi alt üst etmeye başladığını o an göremedim. Şirket önce eğitim için götürdüğü bu öğrencileri ülkede eğitim vereceğini duyurdu, ardından 3 ay beklemeye aldık sizi dedi, ardından bitmeyen güncellemeler devam etti. Uzaktan eğitim başlatacağız dedi, -başlatmadı-İstanbul'a dönüyorsunuz dedi-iptal etti-,sizi geri götürüyoruz dedi-olmadı dedi- Şimdi isim vermiyorum ama bu son derece kurumsal hatta profesyonel olan büyük bir şirket haa, öyle herhangi bir şirket de değil. Ardından tüm öğrencileri topladı ve sözleşmeleri yeniledi. İsteyen tazminatsız ayrılabilir dedi. Zor günlerdi. Sonra uzaktan eğitime aldı biraz sonra yine kesti ve dedi ki size söz verdiğim gibi 2 yılda değil 4 yılda bitireceksiniz bu eğitimi.... hayatta kalmak için çok çabaladı, spora sardı erken kalkıp spor salonuna gitti başka aktiviteler üretmeye çalıştı. Nihayet tarih verildi eğitim için. Dün   Aydın'a yolladım. 4 ay orada eğitimin ardından İstanbul'a dönecek ve oradan eğitimine devam edecek. Onu yolcu edince bir tuhaf oldum. Oysa bu son 2 yılı saymazsak zaten 6 yıldır yanımda değildi. İstanbul'a üniversite için gitmiş ve mezun olunca da işe başlamış orada bir düzen kurmuştu. Yani alışkındım yokluğuna, yılda neredeyse 2 kez gelmelerine. Fakat insanoğlu her şeye hemen alışıyormuş. Varlığına da kısa sürede alışmışım. Ona göre yemek planlamak, evde iş planlamak vs. Odasına hala girmedim. oysa  temizleyip,  nevresimlerini vs yıkamaya alacaktım. Kalsın dedim biraz daha. Allah'tan bugün aylar öncesinden söz verdiğim bir söyleşi vardı ve sabah 2 saat dersimi yapar yapmaz okuldan çıktım, öğleden sonra liseli gençlerle buluştum. Bana o kadar iyi geldi ki. Onlara da sanırım... Mili Eğitim'in ilham Veren Buluşmalar projesi kapsamında 2 saate yakın bir söyleşi yaptım gençlerle.  Çok soru sordular, çok ilgiliydiler. Okul müdürü bile geldi söyleşiye. Oysa protokol sevmezdim. Fakat salonda çıt çıkmadı sonuna kadar... Heyecanları, soruları, merakları kalbime dokundu gençlerin. Böylece biraz olsun hafifledi üzüntüm... Öyle sanıyorum ki insanın şifası başka kalplere dokunmak, fayda veren işlerde yer almak. ya da benim kalbimin şifası bu. İnsan da ruhuna iyi gelen şeyleri zamanla mutlaka öğreniyor. 

Bu günde konuştuk yerine ulaşmış otele yerleşmiş ve yarın oryantasyondan sonra başlıyorlarmış... Herhalde alışırım kısa süre içinde...

Bir süredir devam eden bir dizim oldu Üç Kız Kardeş. Bu yaz kitabını okuduğum için onu izlemek istedim. Senaryo kitaptan bağımsız hareket etmeye başlıyor sanki ama yine de izlemek iyi geldi bu gün... 


            Söyleşi ardından sosyal medyada paylaşmış okul bir kaç fotoğraf, oradan arakladım:)

Pazar, Mart 13, 2022

 Perşembe söyleşisini yazmalıyım ama ne zaman derken ancak fırsat buldum. Bu hafta sonu evden hiç çıkmadım ve bir makale bitirdim. Kendimi tebrik ediyorum ve blog yazmaya zaman ayırıyorum:)

Geçen hafta pazartesi itibarıyla trafik başladı. Kalma yerleri, davetiyeler dağıtılacak, afişler matbaadan alınacak. Neyse ki asistanım çoğu şeyi kolaylaştırdı. Davetiyeleri almaya gittim matbaaya bize basım için gelmedi dediler haydaaa hemen basına gittim nasıl gelmedi mail attık dediler, geldi-gelmedi derken bekledim hemen bastılar. Aldım hemen rektörlüğe bıraktım çıktım, afişleri asistanıma verdim sen as bunları astır gerekli yerlere dedim. Hediye işlerine koşturuyordum ki telefonuma bir mesaj düştü, İzmir'den gelecek hoca Antalya'da Tübitak matematik kampındaydı. Şahane bir matematik programı hazırlıyorlar zira- Antalya'dan İstanbul'a gelebiliyorum ama İstanbul Sivas uçağım kar nedeniyle iptal oldu dedi. Hemen çarşamba akşamına aldı bileti, ben konuk evini aradım hoca çarşamba gece girecek dedim yeni rezarvasyon yaptırdım. Şöförü aradım akşam Sivas'a gidip iki hocaya alacaksın dedim. Çarşamba gece uçuş geç saat dedim ya kardan iptal olursa ne yaparız? Derken indik yazdılar ve rahatladım. Perşembe sabah 9 da önce hocalardan birini aldım konuk evinden sonra şehrin diğer ucunda kalan hocamızı alıp onları tarihi Osman Paşa konağına kahvaltıya götürdüm. Konak henüz 2 ay oldu açılalı ve arkadaşlarım ilgileniyor rezerve yaptırmıştım ama eksikler var bildiğimden evden mor ekmek-katmer-sos- zahter-peynir çeşidi gibi kahvaltılıklar ilave etmek istedim hazırlıklar yapmıştım. Önce kahvaltı oradan çalışabilecekleri bir mekana götürdüm iki hocayı üçüncü hoca yoldaydı sürekli onunla iletişim halinde kaldık Ankara-Tokat arası karlı değilmiş araçla geldiler onlarda. O kadar güzel bir söyleşi oldu ki anlatamam kelimelerle. Herkes yerlerde oturdu zira yer kalmadı. Salondan da çıkmadılar. 13.30'da başladı 16.00'da mola verdik 20 dakika geri geldi herkes. rektör yardımcısı sonuna kadar kaldı. Bana eğildi ve dedi ki "ben bu salonu hiç bu kadar dolu görmedim" Gerçekten de o kadar lezzetli bir söyleşiydi ki. Kitap imza zamanı çok uzadı saat 18'e geliyordu zorla boşalttım salonu. Öğretmenlik yapacak bu gençlere umut aşıladılar. Halktan da gelen çok oldu, diğer fakültelerde yoğun ilgi gösterdi. Bir ara baktım Tıp Fakültesinin hocaları gelmiş. Söyleşiden sonra özel bir yemek rezervasyonu yaptırmıştım yöresel yemekler sipariş etmiştim hep birlikte oraya gittik yemekte hocanın ertesi sabah olan dönüş uçağı da iptal oldu epey bir ne yapacağız çözümü düşündük ama hocalar o kadar pozitif ki anlatamam gülerek çözüm arıyoruz hiç gerilmiyorlar benim Antalya'ya dönmem lazım diyor çünkü kahvaştıda Tübitak başkanı aradı hocayı sen neredesin diyor:) ben 1 günlüğüne geldim geri döneceğim diyor ona, sonra Ankara'dan gelen araçlı ekibe diğer hocayı da ekledik Ankara'dan otobüsle Antalya'ya gitti sabah mesaj atmış Antalya'dan sevgiler diye. Zorlukları iptalleri dert bile etmediler. Akşam şahane bir keşkek yedik hep birlikte yemekten sonra onları minik hediye paketleriyle uğurladım. Öğrenciler mutlu biz de mutluyuz. Fakat bir daha yapmayacağım dedim bu sefer. 

Söyleşi fotolarını buraya da koymak istedim:) 




                                     araya şu kahvaltı masamızın fotosunu koymasam olmazdı:)))






Cumartesi, Mart 05, 2022

 Blog yazmaya yıllarca ara verdikten sonra bir hevesle tekrar başlayalı tam 1 yıl olmuş. Zaman gerçekten ürkütücü. Şule'nin dediği gibi 2022'den 3 ay gitmiş ne ara Mart geldi? Okuyup yazmak dışında zamanla yarışmalar düzenliyorum bu aralar. 2 gün önce annem çok rahatsızım faranjit oldum ben dedi. Hemen doktora git dedik bekleme test de ver. Derken o gün ağırlaştı eve geldi yattı ama kötüyüm ben dedi. Test sonucu salı akşam üzeri 5 gibi çıktı. Pozitif. Çarşamba sabah 6 uçağında yer buldum hemen gittim İstanbul'a. 2 gün kaldım ve dün öğlen uçağıyla da döndüm. Benden bile hafif geçiriyor diyebilirim neredeyse. öksürüğü zorluyor tabi. Bitkisel kürler götürdüm ona kekikli zencefil çayları yaptım 2 gün. Baktım iyi televizyon izleyip eline aldığı kağıt kalemle tarif yazıyor çıktım her sokağı denize çıkan mahallemde dolaştım biraz, ada çayı içtim deniz kenarında, Amerika'daki kız kardeşimi görüntülü sokağımızı dolaştırdım, ona da moral oldu, iyi geldi.  öyle eve geldim. Şimdi diğer kardeşim gitti yanına. Fakat pozitif çıkınca hemen telefonda beni köye gömseniz burada kimse başıma gelmez bana dua okumaz dedi. Biraz canım sıkıldı ama belli etmedim. Şimdi de diyorum anne yırttın hadi.. Sorma diyor ben ne zaman sokağa çıkabilcem:)

Bu hafta önemli 3 eğitimciyi konuk ediyoruz. Bizim etkinliğimiz. Çok büyük emek ve hevesle planladım ama bir daha yemin ettim okul adına etkinlik yapmayacağım bu son olsun. Bu 3 eğitimci hiç para almadan gelecekler, uçak biletlerini ve konaklamalarını karşılıyor rektörlük. Asistanımı arayıp dekan hocaya çıkıp okul adına bir hediye düşünüp düşünmediklerini sormasını rica etmiştim İstanbul'dayken. Dekanlığın cevabı; hocalarınız kendi aralarında halletsin. Hocalarınız dediği 2 kişiyiz:) çok ayıp dedim en şık haliyle. Ben elbet hediyelerimi almak için onlara sormayacağım zira kişisel ilişkilerimle konuk ediyoruz zaten ama dekanlık adına almayacağım elbette hediyemi. Akademiden her gün biraz daha hayal kırıklığı ile soğuyorum. Sınıftan çıkıp kimseyi görmeden eve gelmek istiyorum böyle anlarda...

Daha güzel şeyler konuşalım; Bu gün oğlum hamburger istiyordu ben de ona ekşi mayalı mor renkli hamburger ekmeği yaptım. üstüne de badem sütlü salep. Ekmek çok başarılı oldu, hiç ummadığım şekilde. Oysa ilk kez hamburger ekmeği denedim. Şu son çalıştayın raporlarını düzeltiyorum bir yandan da İstanbul yorgunluğumu atıyorum. 2 gün içinde hızlıca gidip gelmek zor oldu ama Sivas'a oğlum götürdü beni sabaha karşı 4 gibi yola çıktık, yolda kar vardı. Önümüzdeki hafta önemli konuklarımız var ve onların afişlerini paylaşmak istiyorum. Öyle heyecanla bekliyoruz ki ben ve öğrencilerim. 




                        Şu afişin güzelliği kaybolmasın tabi. Derdimizi konuşalım bu hafta



Bence başarılı mor hamburger ekmeklerim de burada dursun