Ne kadar koşturmacayla geçen güzel bir gün. Sabah 6'da uyandım. 1 saat kitap okudum. 9.30'da çıktım evden. Eylül ve annesi ile kahvaltı yaptım. Dün bu gün geleceğimi söyleyince annesi ısrarla kahvaltıya gelmemi istedi. Çok güzel bir kahvaltıydı Kitabını bitirememiş biraz utangaç bir şekilde fazla tv izledim dedi. Bu hafta 2 kitap bitecek anlaştık. 3 farklı renk çorap almıştım önce sen seç dedim sonra annene bir renk seç sonra kalanda benim olsun. Ellerinde ki egzama yaraları iyileşmiş, kantaron yağlı krem iyi gelmiş çok sevindim. Oradan çıkıp alış veriş ve doğru eve yetiştim en sevdiğim, aynı zamanda dostum olan çocuk kitapları yazarı Sara Şahinkanat'ın çevrim içi söyleşisi vardı. Sadece Sara Şahinkanat değil, enfes bir ekip. Tülin Kozikoğlu, Müdiriye Yıldız Bıçakçı, Şehnaz Ceylan. Çocuk kitaplarından bebek kütüphanesine dair ne güzel bilgiler paylaşıldı. ve öğrencilere zorunlu kıldığım bu canlı yayını dinledim. Çocuk kitapları yalnızca çocuklar için değildir gerçekten de çocuk kitapları büyüklere de inanılmaz bir zenginlik, bakış açısı ruh verecektir. Kitap çocuğa ne verir? Merak, hayal, problem çözme. Bunu nasıl yapar? Kurgusuyla. Ebeveynlere diyebilirim ki; Kitap okurken çocuğa kitabın kurgusunu bölüp matematik yapmayın, matematik öğretmek için kitabı bölmeyin fakat kitabı sevdirmek ve kurgu oluşturmak için matematiği bölün. Araştırmalar diyor ki babaların kitap okuduğu çocukların dil gelişimi daha iyi, sosyal gelişimi daha iyi. neden böyle? babalar daha az kitap okuyor çocuklara fakat annelerden daha etkili olduğu bulunmuş. Çocuk kitabı okumak nasıl bir heyecan yaratıyor bende anlatamam. Okumadığım çocuk kitabını okuyun diye tavsiye edemiyorum bir süredir. Geçen yıl bir sergi açmıştık Geçen yıl derken pandemi yılını saymadığımı fark ettim:) öğrencilerle dünya çocuk kitaplarına yolculuk. Edebiyatın En özgür Hali; Çocuk Edebiyatı diye. Serginin afişini paylaşmak geçti içimden şimdi. Bir de bugun Minik Kafa dergisi aldım. Çocuklar için çıkarılan şahane bir dergi. Daha bebek yeni başladı yayın hayatına. Bu akşam yüksek lisans dersim bitince onu okuyacağım. Size de sevdiğim bir çocuk kitabını buraya koyuyorum.
Hep Şule güzel şiirler paylaşıyor:) yıllar öncesinden kucağıma düştü bu dizeler.... Unutulmuş, görünce hatırlanmış, unutulmasın diye buraya alınmış olsun. Taaa 2013 yılından ne kadar eskimiş her şey.
Haa bir de bu gün tohum grubum doğdu nur topu gibi:) toprak beni neden bu kadar heyecanlandırıyor anladım. Umut. Evet hep bir umut bırakıyor içime. Geçmeyen, eksilmeyen, artan, büyüyen, çoğalan bir umut. Geçen yaz domatesleri dağıta dağıta bitiremediğim geldi gülümsedim. Oğlum sevmiyor bu tarla, toprak işlerini. Buna rağmen geçen yıl bir gün boyunca çalıştı benim ricamla. Damlama sulama döşedi fide karıklarını açtı. Fakat bir daha da uğramadı bahçeye. Yaz boyu benim heyecanla bahçeden eve taşıdığım ürünlerle hiç ilgilenmedi bile. En son oğlum anne bu eve domates girişi ne zaman son bulacak dedi:) Kasım geldi hala eve domates geliyor kovalarla bıktım domates görmekten diye söylendi:)) ben de ona bak istikbal göklerde değil yerde dedim:) .
O zaman isimsiz şiirimize bakalım;
Hiç gelmeyeceğini bildiğim halde beklediğim insanlar.
Sözlerini zerre bilmediğim halde içinde kendime
rastladığım şarkılar var.
Islanmaktan korkmadığım yağmurlar yağıyor.
Altı
çizili kitap cümlelerinde kendimi buldum sanırken kaybetmişliğim.
Sabaha çıkmasını istemediğim;
binlerce yerimden yaralanıp ölemediğim geceler
var.
Sokaklarına adım atmadığım şehirler,
içimden geçen binlerce masal var.
25 Mart 2013


2 yorum:
şiire bayıldım hocam, ba-yıl-dım :) şule şairlerin dizelerinden besleniyor sadece, senin kadar yetenekli değil ki :)
bu arada bugünün güzelliklerinden biri bu tohum grubuydu, evet :) hobi bahçem olmasa da olan tanıdıklarım var şükür ki :) toprak mucizevi bir şey gerçekten. (bunu yazarken bugünün şiirini buldum bu arada :P)
oğluş ise daha genç, o yüzden böyledir, bir iki yıla doğru yolu bulacak o da eminim :)
Ben de iyi şiirlerden besleniyorum inan, bunu yıllar önce nasıl karalamışım, nerdne icap etmişse:) ama beğenmene sevindim, fakat o yıldan beri bir daha hiç bir dize yazmadım. yazılanlar ordan burdan dökülüyor bir yerde doğru düzgün korunmamış bile yani o kadar orda burda:)
güzel tohumlar hazırlıyorum ben Ankara'ya:)
Oüluşun aklı gökyüzünde olduğu için toprak ilgi alanında değil bakalım dediğin gibi yere basar elbet:) pandeminin en güzel şeyi oldu 1 yıldır benimle yaşıyor böyle bir zaman bir daha asla olmayacaktır:) mesudum
Yorum Gönder