Pazar, Haziran 08, 2008

Göl Kenarı Pikniği


Bu sabah biraz huzursuz uyandım, sabahın 4 ünde üstelik, garip bir de rüya eşlik etmişti geceme, yetişmesi gereken düzeltmelerin hala bitmemiş oluşu biraz beni huzursuz yaptı sanırım diye düşünüp oturdum ve bitirdim, kendimi biraz tuhaf hissediyorum diye düşünüyordum, herkese ve herşeye uzak gibi, kahvaltıya Rukiye geldi, süper bir pazar kahvaltısı hazırladım önce kendimize gelelim diye sonra ev aramaya çıktık ama gene hiçbir yere bakmadan geri dönmek üzereydik ki, Furkan aradı "Hocam sizi pikniğe götüreyim Fatih ve eşi Gamze'de olacak" dedi, haa dedim ben de zaten bu pazar İ.H. olmuştum:)) Gelip bizi aldı.
Yola koyulduk Rukiye daha yolda söylenmeye başladı, nereye gidiyoruz, benim üzerimde ipek gömlek var ben ateşe yaklaşmam,bu ne kadar uzak bir yer, falan filan, yolda Gamze'nin kızı Göksu bile bu söylenmelere güldü, sonra bir geldik ki süper bir yer, ateş yakmak için odun toplayın demez mi Furkan, Rukiye atıldı hemen ben ırgatlık yapmam bu ipek gömlekle diye, ama gene de tırmandılar tepelere, ben de sesleniyorum arkalarından benimle kim ilgilenecek yaff, odunlarla bile ilgilenen var bu yerde, ben İ.H. oldum demedim mi size diye:) odunlar toplandı, ateş yakıldı, sonra olta çıkarıldı, gölün kenarında ki suya yanısyan gölgemiz dikkatimi çekti, bol bol resimler çekildi, Göksu bile gelirken söylendiniz ama şimdi sevdiniz burayı dedi, sonra bir yagmur başladı bir anda, süper bir görüntü kapladı her yeri, güneş açtı, kurbağalar zıpladı, olta hep boşa atıldı ama ateş yakıldı, mangalda etler pişti, kahkahalar eşliğinde, devlet bize piknikte odun toplayın diye mi yatırım yaptı diye kahkaha atan Rukiye'nin sesiyle şenlendik, Gamze'nin burada kene varmıdır sorusu ile zıpladık, Göksu'nun neşeli sesiyle umutlandık, Fatih'in tutamadığı balıklarıyla kahkaha attık, keyiflendik, gülümsedik, yedik, içtik ve cep telefonlarının bile çekmediği bir 3 saat geçirip, döndük. Resimler anlatıyor sanırım herşeyi... Ben mi? Furkan arabadan inerken gelen telefona şöyle cevap verdi,"Hocam İ.H. olmuş, onu pikniğe götürdük" :)))

1 yorum:

Hulya dedi ki...

her gezmen,her olayinda huzur arayisi var,her yazinda da,ama aslinda yanlis yerlerde bence,cunku ruhun yaratilirken huzurn anahtari belliymis,simdi sen zorlasan da baska anahtarla la acmayi nafile,zorlmaka kapilari kilitleri..arabam olursa bir stikerim olurcak derdim,hatirlar misin?:)ordaki iki sozden birisi buraya iyi gider,
yorma kendini-senin deyiminle ruhunu-bu kadar,
hulya