Cumartesi, Haziran 07, 2008

Yüzmenin, sevmenin, yazmanın heyecanı ile coşmak...

Posted by Picasa
Bahar, alıp başını gitmelerin mevsimidir. Sebepsiz yere bazen... Önünü ardını hesaplamadan... Hesapsız, kitapsız çekip gitmelerin mevsimidir bahar...
Bir bakarsınız kekik kokulu bir nisan sabahı koparıp alıverir sizi hayattan... Çiçek açmış bir kiraz ağacının hayaliyle yollara düşersiniz.
Demir alır gönlünüzün limanındaki gemiler... Açılır gidersiniz...
Aradığınız belki yüzülmemiş denizlerdir, belki keşfedilmemiş sevdalar, belki hiç yazılmamış satırlar...
Yüzmenin, sevmenin, yazmanın heyecanıyla coşarsınız.
Dünyaya sırtınızı dönüp yürürken, o yaşanmamışlıkların izini sürersiniz kuytularda... Ve çoğu zaman kendinizle karşılaşırsınız umulmadık bir köşebaşında...
Elele tutuşur yürürsünüz içindeki çocukla...
O'nu büyütmekten korkarak

Bu yüzden izin istiyorum sizlerden... Bu köşe (kış köşesi) baharla buharlaşıyor.
Geriye bakınca hüzünleniyorum elbet...
Çünkü geride güzel bir doğuma ortak olmanın tatlı heyecanı var. Ve paylaşılmış köşelerde benzer duyarlılıklar... Ve sımsıcak dostluklar...
Ama önümsıra yüzülmemiş denizlerden iyot kokuları çarpıyor burnuma... Yeni Yüzyıl'ın ilham verdiği baharlar çağırıyor.
Şimdi gitmek sadakattir, kalmaksa ihanet...
O yüzden bir an önce kanatları takıp, uçmakta yarar var... Yeni baharlarda, yepyeni bahar şarkıları söyleyebilmek için...
Hep beraber...
Can Dündar

3 yorum:

şule dedi ki...

aaa, bir an sen gidiyorsun diye korktum, blogu mu kapatiyor, artik yazmayacak mi acaba, sorulari gecti kafamdan. sonra can dundar adini gordum. oh be can dundarin vaktiyle yeni yuzyila gecerken yazdigi bir yaziymis sadece :) yazi cok hos ama sen kal burda lutfen :)

ozgurruya dedi ki...

Bahar alıp götürürken kış mevsimi de geri getiren bir işleve sahip herhalde =)

7.oda dedi ki...

walla ben de aynen şule gibi bir an "eyvah gidiyor mu yoksa niye yahu" falan diye kalbim boğazımda okudum. can dündar adını görünce rahatladım
:)