Cuma, Haziran 06, 2008

Her şeyi anlayışla karşılayabilmenin büyülü gücü



Çarşamba tüm gün okulda ders kayıtları ile boğuştum ama bir türlü sistemdeki sorun giderilemediği için ders kaydı yapamadım sayfa sürekli hata verdi durdu gelen öğrencileri de maalesef geri yollamak durumunda kaldım, bir ara geçen gün bana yalan söylediğinde bahsini ettiğim iki öğrencinde biri odama geldi ders kaydı için, sistemin çalışmadığını söyledim bana gözleri dolmuş, ürkek bakışlarla biraz konuşabilir miyiz diye seslendi, titreyen sesiyle, ben de ona ‘hayır’ dedim kesin bir sesle ve gitti… Aslında onu dinleyecektim ama henüz erken biraz daha var zamanı diye düşündüm, Sonra akşam yeniden düşündüm, uzun uzun böyle bir durumda kendi yaşadığım uykusuz gecelerimi düşündüm, belli ki o da uykusuz geceler geçirmişti, yüzü solmuş ve ağlamaktan bitkin olduğu belli oluyordu, ona bunu yapmamam gerektiğini düşünüp, yeninde gelirse dinlemeye karar verdim. Ve perşembe günü tam da onu düşünürken, elinde banka dekontu ile odamın kapısında aynı ürkek bakışlarla belirdi, “benimle konuşmak istemiyorsunuz ama lütfen bir kez dinleyin beni” dedi, zaten bekliyordum ya, hemen gel otur dedim içeri aldım, daha konuşmadan duygulanırsam kusura bakmayın dedi ve ağlamaya başladı, hem ağladı hem de şunları sıraladı;
“ Hayatım boyunca kendimi düzgün ifade edebilen biri olamadım ancak günlerdir ağlıyorum sadece bunun bedelini ödediğim için, yaşamımda iki kişi benim için çok önemli oldu birisi ilkokul öğretmenim diğeri de siz, sizi 4 yıldır tanıyorum ve kendim için örnek aldığım tek kişisiniz, size yalan söylemedim, sadece sorunlarımla sizi sürekli meşgul etmek istemediğim için gelemedim yanınıza” dedi, bunları söylerken o gözyaşları nasıl da akıyordu yanaklarından,
“Hep sizin gibi bir öğretmen olmayı hedefledim, sizi hep kendime örnek alarak devam ettim, çok zor şartlarda okuluma devam ettim, bu okuldan mezun olamamak bile bu kadar acı vermezdi bana, şu an gözünüzde olduğum yer kadar bana acı veren başka hiçbir şey olamaz hocam” dedi.
Onu sadece dinledim, sözünü hiç kesmeden dinledim, ara sıra ağlamalarına da öylece bakarak, söylediği hepsi doğruydu, söylediklerinden fazlası vardı çünkü geçen yıl nikah davetiyesini bana getirdiğinde benden nikah şahidi olmamı istemişti, ona “benden nikah şahidi olmaz aslında, başından düzgün bir evlilik geçmiş olan birini bulsan keşke, ayrılmış insanların şahitliği kabul olmuyor” diye ona takılmıştım, gayet ciddi bir sesle, ne olursa olsun ben sizin şahidim olmanızı istiyorum ne olur beni kırmayın demişti. Evet, ben onun geçen yıl temmuz ayında nikâh şahidi olmuştum, hatta ilk kez nikâh şahidi olduğum için arkadaşlara dönüp, “bu masaya ikinci kez oturacağımı hiç hayal etmemiştim bile” diye de takılmıştım. Sanırım biraz da bu yüzden onun söylediği yalan karşısında afallamış, neden gerek duyduğunu anlayamamıştım. Oysa yaşamım boyunca öyle çok yalanı hoşgörü ve anlayışla karşılamış biri olarak bunu neden anlamadığımı kendime sordum. Oysa hayata bakışım her daim insanları anlamaktan yana olduğu için herkesin kendini korumak adına sakladığı pek çok gerçeği de merhametli bir anlayışla ve hoşgörü ile karşıladığım hemen hemen herkes tarafından apaçık bilinirken üstelik...
Yaşama karşı, herkesi anlayan, her şeyi hoşgörü ve olgunlukla karşılayabilme gücümü hatırlayıp onun gözlerine baktım, söylediği yalan öyle basit bir yalandı ki, keşke dedim gelseydin odama ve bana bunu doğru olarak ifade etseydin, emin ol söylediğiniz yalandan dolayı aldığınız hoşgörü ve anlayışın 5 mislini verirdim size, cesaretim yoktu dedi, bir de size sürekli problem yaratan biri olmak istemedim, odanıza her gelişimde beni sevgiyle karşılayan yüzünüzü bir daha göremeyecek oluşum beni günlerdir uykusuz bırakmata.
Aslında kalkıp ona sarılmak istedim ama nedense yapamadım, ona artık üzülmemesi gerektiğini böylece bir şeyi öğrendiğini, sıkıntı dolu yaşamının da hep böyle devam etmeyeceğini söyleyerek biraz da bulunduğu durumu abartmaması gerektiğini vurgulayarak hadi sil gözyaşlarını geçti artık, bu yaz kalan dersini verdiğinde Eylül gelmeden belki de ataman yapılacak iyi bir öğretmen olacağından kuşkum yok diyip, hatta birazda gülümseyerek onu eve yolladım. geldiğindeki tedirginlik giderken yerini küçük de olsa bir tebbüssüme bıraktı. Anlaşılmış olmanın verdiği huzur kapladı yüzünü, o yüzün 15 dakikada nasıl değiştiğini gördüm.
Ardından herkesi ve her şeyi sınırsız bir sevgi ve hoşgörü ile karşılayabilme ve her şeyi bağışlayabilme gücüm için dönüp aynaya, herkese yansıyan kendi yüzüme baktım…

3 yorum:

7.oda dedi ki...

hoşgörüdeki sınırı kestirebilmek ne zor değil mi..
bazen fazlasıyla kaçırıyoruz dışarıya.. bazense en gereken zamanda en hoşgörüsüz oluveriyoruz birden..
hayat hep karmaşık zaten :)
ama kelebek , yalanın ne olduğunu nasıl merak ettim nasıl anlatamam yani :)

Butterfly dedi ki...

benim hoşgörümün sınrlarını karşımdaki insanın samimiyeti belirliyor aslında, yani o samimiyeti hissettiğim anda herşey değişiyor, ama bezende bakıyorum ki olmadık bir şey için inanışmaz tepkli oluveriyorum hoşgörüsüz katı, kendime şaşıyorum böyle zamanlarda,
merakını mailden cevaplarım bir ara burdan olmasın ama:)

7.oda dedi ki...

anlaştık :)
ben de paketini hazırladım artık bu gece. yarın karogya vereceğim. çarşamba en en geç perşembe elinde olması gerek.
bu hafta şuleye ve ozana, aslı ile yaman a da paket hazırlıyoruz öyküyle :)