Cuma, Mayıs 30, 2008

Kendi Doğam


Birkaç gündür yoğun bir trafik var okulda, aslında dersler bitti bizim, sınavlarda ilan edildi ama mezunlar çıkışlarını almaya geliyorlar, yaz okuluna kalanlar kayıt yaptırmaya, staja çıkacaklar dilekçelerini vermeye. Ama ben şikayetçi değilim, hatta öyle mutluluk ve keyifle yapıyorum ki tüm işlerimi, enerjim yerinde, neşem yerinde, fazlasıyla keyifli olduğum dışardan görünebilecek kadar da coşkuluyum hatta. Bu arada Pazartesi Turhal'a gittim seminer için, özel gereksinimli çocukların anne babalarına ergenlikte cinsel gelişimi anlattım, nasılda heyecanlı göslerle bakıyorlardı bana, keşke elimde bir sihirli değnek olsaydı da dedim herkesin sorununu uzanıp düzeltebilseydim, sonra da aynı okulda ki özel gereksinmli çocukların öğretmenlerine zihinsel engellilerde matematik eğitimi ile ilgili çok keyifli,eğlenceli ve uygulamalı bir çalışma yapıp döndüm. Bu hafta bir telefon aldım, şaşırdım, afalladım ve bana telefonda söylenenin doğru olup olmadığını araştırdım. Doğruymuş! Evet son sınıf öğrencilerimden danışmanı olduğum iki kişi - hem de hiç beklemediğim iki kişi- bana yıl boyunca devam eden çok ciddi bir yalan söylemişler ve ben bunu yıl sonunda kim olduğunu bilmediğim bir kişinin telefonu ile öğrenmiş bulunuyorum. Bunun üzerine çok fazla şey söyleyesim var, yani yalan üzerine, çünkü yalanın ruhumda yarattığı yaraların tahribatı hiç iyleşmezken, başkalarını anlayabilecek kadar hoşgörülü bir bakış açısına sahip olduğum halde böyle yalanların gerekçelerini hiç anlayamazken, tekrar tekrar benzer durumlarla karşılaşmak hoş olmuyor tabi benim gibi biri için ama şimdi sadece aklıma gelen ve çok sevdiğim bir öyküyü paylaşıp bırakacağım, biraz hazmedeyim durumu, anlamaya çalışayım, herkesin açısından bakmayı deneyeyim, empati kurayım, sonra dönüp kendimi değerlendireyim, nerde hata yaptığımı bulayım, sonra da ne hissettiğimi elbet yazarım.
Hintli bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep görür. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu sokar. Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar.Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler. Ama Hintli adam söyle der: "Sokmak akrebin doğasında vardır. Benim doğamda ise sevmek var. Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?"

3 yorum:

7.oda dedi ki...

yalan söylemeyen insan yoktur hepimiz biliriz zaten değil mi kelebek, ve biz de söyleriz..
ben sanırım yalan konusunda belki sana ters gelebilir bilmiyorum ama şöyle düşünürüm:
yalan eğer büyükse, hiç kızmam söyleyene. çünkü genelde büyük yalanların sebepleri olur. bu yalan zarar verse de bazen kızamıyorum.. çünkü gerçekten sebebi oluyor büyük yalanların..
aksine pek çok insanın tepki göstermediği küçük yalanlara ben artık katlanamıyorum. hayatım öyle küçük yalanlarla geçmiş ki.. belki bu küçük yalanların zararı olmuyo insana ama ben artık katlanamıyorum işte. çünkü bu küçük yalanların bir sebebi de yok.. aslında yalan söylemeden de halledilebilecek pek çok şeyi uğraşmamak adına yalanla çözüveriyorlar..
komik belki evet ama bende durumlar böyle küçücük yalanlara aşırı tepkiler verebilen, büyük yalanlara ise anlayışla bakabilen tuhaf bir ruh halim var :)

sen ciddi bir yalan deyince ister istemez büyük yalan kategorisine soktum bilmeden yalanın ne olduğunu ben ama sanırım işin özüne indiğimde şunu görüyorum kendimde: gerekçesi ne? yalanı söyleme nedeni ne? yalan gerçekten gerekli miydi?

çünkü şunu biliyorum:
yeterli nedenin varsa herşeyi yaparsın :)

hikayeye de bayıldım bu arada. ilk kez okuyorum. düşününce.. akrebi yine de sudan kurtarmaya çalışmak bazen ne kadar da zor oysa dimi :)

Butterfly dedi ki...

Çok ilginç, ben de senin gibiyim, büyük yalanları hoşgörüyle karşılıyor küçüklere ise kocaman tepkiler veriyorum,benim de ruhum bu anlamda eğitilmeye ihtiyaç duyuyor olabilir belki de kimbilir. Ama bu yalan da küçük ve gereksiz bir yalandı, gerçeği söylendiğinde benim anlayış ve hoşgörü göstereceğimi tüm öğrencilerim bildiği halde, hocayı kandırdık psikolojisiyler devam eden bir yalan, ve biliyormusn burada beni asıl rahatsız eden diğer 30 öğrenci bu iki kişinin yüzündne haksızlığa uğramış oldu, ve bu fikir beni nedense çileden çıkarıyor şimdi. Evet yeterli sebebin varsa herşeyi yaparsın;)
seni seviyorum!

şule dedi ki...

geldim ve kalakaldim. ayni sarkiyi secmisiz arkadasim ya...ne hos bir tesaduf olmus bu...
oyku cok guzelmis bu arada...ama ne zor bunu hayata gecirebilmek. caninin yanacagini bile bile bir iliski surdurulebilir mi, cok da emin degilim...