Perşembe, Mayıs 29, 2008

Dalgakıran...

Posted by Picasa,
Büyürken içgüdülerimizinde bizimle birlikte büyüdüğünün farkına varalı uzun zaman olmadı, ama masallarla gerçekler arasında hiç fark yoktur diye düşünmüşlüğüm çok eskiye dayanır. Çocukken, annanem bana sobanın başında masallar uydururdu, uydururdu çünkü okuma yazma bilmezdi ve ben heyecanla hep sonunda kalbimden geçen iyi insanların kazandığı, kötülerin cezasını çektiği ve çok mutlu olunabilen sonları daha anneannem söylemeden oracıkta kurgulayıverirdim. Oysa iyilerin ve hak edenlerin kazanmasını istiyorsan ve onlara gerçekten inanıyorsan mutlaka senin de birşeyler yapman gerektiği gerçeğini ve böylece onların sadece masallarda kazanmayacağını yıllar sonra öğrenecektim. Sadece masalların bir parçası değil, gerçeklerin de içinde olunması gerektiği gerçeğini.
sonra bir kitaba rastladım ilk ergenliğimin şeytanlarıyla savaşırken, orada da şöyle diyordu; "Büyürken, yanlışların yerine doğruları koymaya karar verdiğinde şunu anımsa; Hayat bir koşu değil, hedefi vurmaktır! Önemli olan zamandan tasarruf değil, bir hedef bulmaktır"
önce anneanneme rastladım, beni masallarla tanıştırdı , sonra Susanna Tamaro'ya, o da bana yaşamın bir koşu olmadığını, ve şimdi de Sema, masallarla nasıl umut edileceğini gösterdi...
"Pencereden dışarı bakmaya çalışıyorum ve masalların bize aslında umut etmeyi öğrettiğini görüyorum."Ne olursa olsun hayat karşına hep güzellikleri çıkaracaktır, eğer umut edersen," diyor masallar... Kırmızı başlıklı kız anneannesine yeniden kavuşacaktır, pamuk prenses zehirli elmayı yese de, bir prensin öpücüğüyle hayata yeniden tutunacaktır, Külkedisi her yeri temizlemesine rağmen davete götürülmese bile, eninde sonunda o sarayda mutlu bir yaşama başlayacaktır...Dalgakıran gibiymiş meğerse masallar; büyük dalgaların limandaki umutlarımızı yıkmasına engel olan ve avuçlarımızda sımsıkı tutabilmemizi sağlayan.
Dalgakıran...
Ne güzel bir kelime..."

2 yorum:

sarı laleler dedi ki...

hayatımızda iyiki dalkakıranlar var,umutlar iyiki var ve tutunabilmemiz için iyiki güzel eller var:)

7.oda dedi ki...

dalgakıranların üstüne çıkıp kolları açmalı öyleyse iki yana..