Çarşamba, Kasım 28, 2007

Roman/Kumral Ada Mavi Tuna



Kumral ada-Mavi Tuna, iç savaşın içimizde ve dışımızda, bireysel ve toplumsal olarak yarattığı yangınları umutsuz bir aşk üçgeni ekseninde anlatan sarsıcı bir roman.

kitaptan alıntılar;

sevdiğim, tutkuyla bağlandığıminsanlar illede yanımda yaşasınlar, ya da benim bir şeylerim olsunlar istemedim hiç.. bu bana o kadar yakın geldi ki...ve benim için önemli olan....onun beni sevdiğini bilmekti daha fazlasını hiç istemedim. sanırım herkesin bir sevme tarzı vardı ve benimki de buydu"

Kadındaki sezgi ışık hızındaydı. "En çok gizlenmesi gereken sır, bazen meydanlarda açıklanır" dedi. "Nasıl yani?" dedim, bir sırrın ipucunu ister gibi. Kadın, "Kör gözünle gördüğün düş, gören gözlerle gördüğün gerçeklerden çok daha anlamlıdır" dedi ve beni gizli bir dehlizin içine itekledi.

"sen hiç kimsenin olamayacağı kadar çok şeyimsin benim"
"sanmak ile olmak arasındaki uçurumdan hep nefret ettim!
sanmak içinde umutlar,düşler ve heyecanlar vaad eden çok boyutlu bir kavramken,olmak gerçeğin sert,kalın,köşeli ve katı üç boyutunu taşır yalnızca Ne mutludur o, oluşlarının içine sanışlarını da katmayı başaran insanlara..."


En acıtıcı yara, asıl yanılanın insanın kendisi olduğunu anlamasıdır. İzi hiç silinmeyen tek yara, kendine ihanet eden bilinç tarafından karartılmıştır! "

"Birisini sevmekle gelen o inanılmaz hoşgörünün gücü azaldığında, ayrıntılar bile batar insana..."

Kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde yaşıyoruz - adına ev, aile, akrabalar, töreler diyerek... Sonra bu duvarların arasında boğulup, çıldırıyor, ama yıkılmasın diye de uğruna hayatımızı siper ediyoruz."

Kumral Ada ~ Mavi Tuna, yanılsama ile gerçekliğin kolaylıkla yer değiştirebildiğini, bize bir iç yolculukla, bir iç savaş fonunda anlatan bir romandır. Bu yolculuğa paralel kurguyla eşlik eden geri dönüşler (flash back) bize karakterler hakkında gereken ipuçlarını sunmaktadır. Bu romanın, 'Gerçek bazan o kadar inanılmazdır ki, kişi onu bilmekten kaçar' dediğini düşünmek yeterli olur. Tuna, kuru akil ve mantikla başarılı ve güçlü olmak formülü diretilen erkek-insan modeline karşı çıkmaktadır. Asıl cesaretin yüreğin sesini boğmayan bir akıl ile sağduyuyu boğmayan bir mantık olduğuna inanır. Duygunun ve insanlığın cinsiyeti olmadığına inanan bu yeni yüzyıl erkek modelini romanda destekleyen kadın karakter Ada'dır.
Hayatımın kitaplarını listelemeye kalksaydım eğer, roman sıralamasının birinci kitabı kesinlikle bu olurdu!
içeriğiyle yok böyle bir kitap dedirten,bir sakız markasının bu kadar ince bir sevginin baş sözlerinden biri olmasıyla beni vurmuş kitap...
dünyadaki herkes bana ihanet etse, herkes birbirine yalan söylese ve dahi galaksilerarası kolektif bir depresyon yaşansa ve herkez yere düşse de ben ayakta kalabilirim çünkü benim mabelim var" sözlerinden sonra keşke benim de bir mabelim olsa dedirten bir kitap..

hayatımda hiç onun kadar kumral bir şey görmemiştim."

gibi yalın, basit ama etkileyici cümlelerle dolu olan kitaptır. olayları fazla dramatikleştirmeden de hüzünlü bir kitap yazılabileceğini göstermiştir. bastan sona hüzün kokar. Biraz kumral, biraz mavi...

7 yorum:

şule dedi ki...

Benim de en sevidiğim kitap kesinlikle "kumral ada mavi tuna"...ilk okuduğum zamanı, beni nasıl çarptığını, sonra canım sıkıldıkça alıp tekrar tekrar okuduklarımın sayısını unuttuğumu, "mabel" sakızlarına olan tutkumu, ozan'a hamileyken aklımda uzun bir süre "tuna mı koysam adını" sorusunun dolaşmasının tek nedeninin bu kitap olduğunu ve daha bir çok şeyi saatlerce anlatabilirim. Bu yüzden yazını yüzümde bir gülümsemeyle okudum. arkadaşlarımla ortak yanlarımızı, beğenilerimizi keşfetmek her zaman keyifli gelmiştir bana. eline, diline sağlık :)
bir de benim kitap ve genel olarak hayatım ile ilgili hit cümlem ise kesinlikle değişmez: "herkesin bir mucizesi vardır. benim ki de o..."

Butterfly dedi ki...

Sevgili Şule,Mabel bizim çocukluğumuzun sakızıydı, evet bir sakızın ettıklerıne bak demiştim sonradan romanı okurken,madem sende bu romanı sevdin o zaman, Ada'nın Tuna'ya söylediği şu cümleyi de çok iyi anımsayacaksın , "sen benim romantik mucizemsin" sevgiyle

Ayşegül Taştaban Erzincanoğlu/ Behçet dedi ki...

Ben pek fazla fiction (Türkçesini bulamadım :) okumam ama şimdi merak ettim, öyle güzel anlatmışsın ki...

Derin Sularda dedi ki...

Buket Uzuner'in maalesef okumadığım kitaplarından biri. Ama ilk fırsatta okumam gerektiğini anladım bu yazılardan sonra... Okudukça geriye dönüp bende tekrar okuma isteği duyuran nadir yazarlardandır Buket Uzuner. Kelimelere kattığı anlamlarla gerçek bir "kelime oyuncusu" yada...

Butterfly dedi ki...

Sevgili Ayşegül, fazla edebi okumasan bile, Yıldız yağmurlarının dediği gibi Uzuner tam bir kelime oyuncusu, bu yuzden de bıraktıgı lezzet uzun sure hafızalardan sılınmıyor, bi dene derim, onub romanlarının tadı diğer Turk yazarlara benzemez:)
Sevgili Yıldız Ysğmurları, haklısın Uzuner benim içinde okudukça geriye dönüp tekrar okuma hissi uyandıran tek yazar. Sevgiler.

selen dedi ki...

Kumral Ada Mavi Tuna...

Kaç kere okuduğumu bilmiyorum, her okuyuşumda o tarif edemediğim, aşk demenin kiyafetsiz kaldığı duygu beni paramparça ediyor! İnanmak istiyorum bu kadar güçlü duyguların varlığına ama her defasında hemen bitsin istiyorum, o'na o kadar acı çektirdiği için Buket Uzuner'e sövmek geliyor içimden...

Hemen hemen etrafımdaki herkese ödünç veriyorum kitabı zorla! bitirenlere de ödül olarak mabel sakızı :)

Butterfly dedi ki...

"bu kadar güçlü duyguların varlığına inanmak istiyorum" demişsin ya, bu cumlen beni uzaklara götürdü, bende saklı olan bir huzunlu gercek ask hikayesine, sahibi izin verirse eger ve bir gün tanısırsak bundan daha guclu bir ask hıkayesını sana anlatmak ısterım.
maber sakızı cuzadınımda gezerdı bır donem,sonra kalbım kaldırmamaya basladı boyle duygusal durumları ve sımdı gordukce gulumsuyorum o akızlar, uzuner ın en basarılı romanıdır bu roman, oykulerının tadını ayrı tutuyorum, bu arada hosgeldın:)