Salı, Ekim 26, 2021



Dün akşam okulun uzaktan eğitim merkezi tarafından düzenlenen Çocuk Gelişimi Zirvesine katıldım. Ben erken çocukluk eğitiminde etkileşimli kitap okuma konusunda konuştum. Bir ara baktım zoom katılımcıları 300 kişi yazıyordu, açıkcası bu kadar çok katılımcılı bir zoom yapmadım hiç:) aynı anda TOGUSEM'in youtube kanalında da canlı verilmiş. Fakat çok keyif aldım ben de. bir saat kadar konuştum sorularla birlikte.

Cocuk edebiyati benim için hep çok özel olmuştur. Etkileşimli kitap okuma uygulamaları, standart kitap okuma davranışlarında yapılan çeşitli değişikliklere dayanıyor aslında. Bu değişikliklerin temeli ise, yetişkin ve çocuğun rollerinin yer değiştirmesi esasına dayanıyor . Çocuk öyküyü dinleyen konumundan, anlatan konumuna terfi ediyor. Yani çocuk etkileşimli kitap okuma uygulamalarında öyküyü anlatan kişi olmayı öğreniyor. Bu o kadar özel bir kazanım ki. Çocuk öyküyü anlatan kişi rolünü kazandıkça, yetişkin öykü anlatma sorumluluğunu giderek çocuğa bırakıyor. Bunu da okuma esnasında sorduğumuz sorular aracılığıyla yapıyor.

Çocuklarla kitap okurken soracağımız sorular gök kuşağının renkleri kadar parlak ve çeşitli. Parlak, çünkü bizim ve çocuklarımızın birlikte düşünme sürecini başlatıyor. Çeşitli çünkü dolu bir içeriğe sahip nitelikli çocuk kitaplarının görselleri ve bağlamı o kadar zengin ki. Kesfedilecek ne kadar cok çocuk, ve ne kadar çok cocuk kitabı olduğu fikri beni cok heyecanlandırıyor. Bu yüzden nitelikli çocuk edebiyatı eserleri seçerek çocuklarla etkileşimli okuma denemelerine başlamalıyız. Hemen olmayacak elbette ama bir süre sonra sözcük farkındalığına ve kullandığı kelimelere olan hakimiyetine siz bile şaşıracaksınız. Hayatın her alanında ne düşündüğünü doğru kelimelerle ifade edebilen ve kendini açıklarken hiç zorlanmayan yetişkinler olabilmelerinin adımını atmış olacağız. Bu başlangıç için bizim acilen çocukları dinlemeyi öğrenmemiz gerekiyor. Her yaştan çocuğu dinleyerek başlayabiliriz buna. Onlar bize ne yapmamız gerektiğinin işaretini vereceklerdir.




9 yorum:

şule dedi ki...

ne güzel yazmışsın. Ne doğru...Çocukları küçük olan bir arkadaşım var, ona yollayacağım yazını.

Bir de Ozan'ın küçüklüğünü özledim sanırım :)

Sade'Ce dedi ki...

Aaaa içgüdüsel yaptığım şeylerden biri :) Doğru yolda olduğumu uzmanından duymak iyi geldi bak..

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Oğlum ve kızım küçükken, kendisine okuduğum masalları bir süre sonra ezberler, kendileri anlatmaya başlarlardı. O vakitte yaşayıp, bu güzel öneriyi değerlendirmek varmış. :)

Butterfly dedi ki...

Ben de oğlumun çocukluğunu hep ama hep özlüyorum Şuleciğim. nedir bizim bu geçmişe özlem duymamız:) fakat etkileşimli okuma konusu bir deniz derya bir kaç yıldır bu konuda çok şeyler öğrendim. Şiddetle tavsiye ederim klasik okumanın asla ulaşamayacağı noktalara varıyor...

Butterfly dedi ki...

Sevgili Sadece C, hepimizin yıllarca yaptığı bir yönteme ben sadece tekniklerini anlatıyorum ne sorulması lazım neden bu okumalar ve nasıl yapılır hepsi bu. Ne güzel bunu yapıyor olmak. Çocuğun erken okuryazarlık becerileri desteklenmiş olmayacak ifade becerileri de çok güçlenecek.

Butterfly dedi ki...

Ekmekçim sen zaten yapmışsın sadece adının bu olduğunu bilmemişsin, yoksa masal ile etkileşimli okuma muhteşem. okumaya karşı olumlu tutum geliştirmede masallar çok özel bir yere sahip

şule dedi ki...

benim bir "zan çocuk" masal dizim vardı. karakterlerin hepsi bizim ailemiz, çevremizdendi, sadece adları gerçek hayattaki adların ilk harflerinin düşürülmüş haliydi. "zan adında bir çocuk varmış. annesi ule ile babası erkan onu çok severmiş" diye başlardım. ozan anlardı onun kendisi olduğunu ama bir yandan da "yok bu başkası" hissi olurdu sanırım hep :) zan çocuk okula gider, arkadaşları olur, annesi-babası boşanır ama onu çok sevmeye devam ederlerdi :) çok eğlenirdik bu masal zamanlarında. tabii onun hikayesi olduğundan zaman zaman o yönlendirirdi masalı, benim de çok hoşuma giderdi bu yönlendirmeler.

ay özlenmez mi yahu? bıcırık adamı özlüyorum tabii :)

Butterfly dedi ki...

Şule masala bayıldım, daha çok kurgusuna, sen de bi cevher var anlamıştım ben onu ben bunu derste örnek olarak anlatabilir miyim izin verirsen

şule dedi ki...

aaa bittabi şekerim. izne gerek var mı :)