Altın Orta
Bu sabah üniversite sınavında görevliydim. Sınavdan erken çıkan bir öğrencinin soru kitapçığını karıştırdım. özellikle Türkçe soruları hoşuma gitti. Ezberden uzak kitap okuyan,düşünen, analiz eden gençlerin hepsinin yapacağı türden sorulardı. Sorulardan birinde Aristoteles'in Altın orta felsefesini sormuştu. Çok hoşuma gitti gelince İnternet araştırıp okudum. Ama sürekli bir Altın Oran diyesim geliyor yine de. Unutmamak için de buraya almaya karar verdim. Benim aşırılaşmaya yatkın bir iklimim var belki de ondan bu altın orta konusunu epe bir didiklemiş olmam.
"Altın orta, Aristoteles’in erdem anlayışının özetidir. Ona göre erdem, ortada olandır. Erdemli eylem, her zaman pratik bilgelik sahibi olan bir kişinin seçeceği türden bir araçtır.
Ona göre her insanın her eyleminin muhakkak bir amacı vardır. Herkes bu amacı gerçekleştirmek için donatılmıştır. Örneğin insanın dünyasında belli noktalarda acıdan kaçınmak ve kendini hazza yöneltmek vardır. Bu bağlamda, ona göre aşırılıkların karşısında yer almak gereklidir. Yani acıdan kaçınmak ve hazza yönelmek gibi durumlarda, orta noktada durmak en iyisidir.
Bu açıdan bakıldığında altın orta anlayışına binaen günümüz tüketim toplumu, aşırılıklardan ve eksikliklerden kaçınma, ortada bulunma konusunda Aristoteles’e kulak vermek durumunda görünmektedir.
Aristoteles’in takipçileri; erdemi, kişinin kendi karakterinde beslediği bir tür denge gibi, iyi huylar olarak düşünürler. Esas fikir, “ne çok fazla” ya da “ne çok az” yerine, “tam da olması gerektiği kadar” düşüncesinin karakterimizde ön plana çıkartılmasıdır, böylece yaptıklarımız ve bunlara olan tepkiler iki uç nokta arasına isabet edecektir: Altın orta.
Aristoteles “Nikomakhos’a Etik” eserinde altın orta için şu şekilde konuşmuştur:
“Her şeyden kaçan, korkan ve hiçbir şeye dayanamayan korkaktır. Hiçbir şeyden hiçbir şekilde korkmayan, her şeyin üzerine giden ise cüretli olur. Aynı şekilde her hazzı tadan, hiçbirinden uzak kalmayan haz düşkünü ve yabani gibi bunların hepsinden kaçan ise duygusuz olur.”
Ölçülülük, Altın Orta mıdır?
Altın Orta öğretisinin bir ölçülülük önerisi olduğuna dair yaygın bir yanlış yorum vardır.
Orta her zaman iki uç davranış arasında olduğu için, Aristoteles her şeyde ölçülülüğü savunuyormuş gibi görünür. Ne var ki orta, sırf ötesine geçen ile gerisinde kalan arasında olduğu için, bundan erdemli kişinin her zaman ölçülü hareket ettiği sonucu çıkmaz.
Örneğin bir çocuğa saldıran birini görseniz, ölçülü bir tepki açıkçası uygunsuz olur. Aristoteles’in teorisi, bu koşullarda saldırganca bir müdahaleyi herhalde destekler. Böyle bir davranış, kayıtsızlık ile intikamın şiddet uçları arasında olurdu.
Felsefede Altın Orta Örnekleri
· Cesaret erdemi, iki kötülüğün arasında durur: Yetersiz cesaret korkaklıktır; aşırı cesaret gözü karalıktır."
Bu cuma kendime felekten bir gün çaldım. Bağ bahçe, kiraz ve erik ağaçları arasında bir yarım gün geçirdim...
8 yorum:
Benim de Altın Oran diyesim geldi. :))
Öğrendiğim iyi oldu, buraya aktardığın için teşekkürler Kelebekciğim. :)
Ben de ilk bakışta Altın Oran okudum :) Beyin nasıl tamamlıyor kendi kendine... Aristoteles haklı ama devrimler, değişimler de hem o iki uçtan geliyor, ortada duranlar aslında pek de ilerleyemiyor sanki? Ne dersiniz?
ben de pek mutlu oldum, altın orta kavramını öğrenince. daha çok okuyasım var bu konuda. geçenlerde okuduğum ece temelkuran'ın "together"ında benzer bir ifade vardı. yanımda olsa aktarırdım , istanbul'a donunce artık :)
ay çok beğendim ben bu altın orta kavramını. şuradan okuduğum altın orta örneklerine ise bayıldım: https://www.felsefe.gen.tr/altin-orta-nedir-aristotelesin-altin-orta-anlayisi/
arkadaşlık ve adanmışlık değil dostluk
cimrilik ve savurganlık değil cömertlik...
dur ben biraz daha okuyayım :)
Sevgili Ekmekçikız ben de hala Altın oran diyorum okurken bile:) her ikisi de aynı kapıya çıkıyor sanki
Sevgşli Sadece C, bence buradaki ortada olma kavramı dengede olmayı iade ediyor. Hayatın her alanu için denge önemli aslında. Ben mesela aşırılaşmaya çok müsaitim, her alanda, alışverişe başlayınca aşırılaşmak, temizlik yaparken, ders çalışırken, okurken, yerken, vs çoğaltabilirim. Mesela şöyle örnek vereyim, hırs ve azim. Hırs aşıralaşmayı ifade eder çünkü hırs sonuç isteği demektir. Azim bence tam da altın ortaya uygun. Çünkü azim sebeplerden keyif almak demektir. insan yalnızca sonuca odaklanarak ilerlerse mutsuz olur oysa sebeplerden de keyif alabilirsek sonuç bize verilir. Zaten sonuç bizim elimizde değildir (ben buna inanıyorum) biz sebepleri oluştururuz sonuç bize verilir. ben buna Allah tarafından sonuç verilir derim başkası evren der ya da başka bir şey. Dengede olmanın ortada durmakla aynı olmadığını düşünüyorum ben sanırım. Bir mizaç eğitimi almıştım yıllar önce beni derinden etkilemişti ilk orada duymuştum bu dengede olmanın ne kadar mühim bir yerde durduğunu
Şule cimri= başkasına harcamayan, savurgan=kendine çok fazla harcayan, tutumlu= kendine çok harcamayan, cömert=başkasına harcamaktan çekinmeyen. Bu epistomolojileri vermişlerdi bize bir eğitimde. dengede olma kavramını da ilk o zaman duymuştum. Çok savurgan biri olarak dikkat keislmiştim. Aslında cömert ve tutumlu olmak altın orta oluyordu buna göre sanırım. cimri ve savurgan olmak aşırı iki uç Aşırılaşmanın her iki ucu da tehlikelidir. Ben de okuyayım senin verdiğin linki gece biraz okudum bunun üzerine. Aşırılaşmaya yatkın bir iklimim olduğu için . Bir ara sana dönüşümün yapraklarını anlatıp hayatında ki hangi yaprağın en üstte yer aldığını bulmaya çalışacağın bir bilmece bırakacağım ama bu yüzyüze buraya gelince:)
“Her şeyden kaçan, korkan ve hiçbir şeye dayanamayan korkaktır. Hiçbir şeyden hiçbir şekilde korkmayan, her şeyin üzerine giden ise cüretli olur. Aynı şekilde her hazzı tadan, hiçbirinden uzak kalmayan haz düşkünü ve yabani gibi bunların hepsinden kaçan ise duygusuz olur.”
bence bu paragraf işte ölçülü olmayı anlatıyor. Ölçünün kaçtığı yemek de yenmez ölçünün kaçtığı ilişkide yol almaz demişti bir arkadaşım. Bunu ifade etmiş bence
Yorum Gönder