Dün gece döndüm İstanbul'dan. Ne zor oldu Sivas Hava alanından Havaş servisini iptal etmişler. Otogara git oradan otobüs bul sinir oldum kurumsal hareket edemeyen bu firmaya. Ben geldim oğlum gidiyor sabah.
Tüm gün birikmiş, sıraya girmiş olan işlerimi yaptım. Üstüne de iki çeşit krem yaptım, bir de Araştırma Projesi dersini alan öğrencilerimle toplantı yaptım. Şu an elime kitabımı alıp uykuya dalmaya gidiyorum. O kadar yorgunum. Oysa bir film izlemek vardı aklımda. Bu hafta o filmi izleyecek bir zaman bulmalıyım. Yarın bölümden arkadaşımın kutlaması var. Doçent oldu. Yarın okula gideceğim onu görmeye. Uzun stresli bir bekleyişin ardından huzura erdi. Ne zor bu bitmeyen dünya işleri diye aklımdan geçiriyorum. Ben çocuklarla deneysel çalışmalar yapsam, çocukların mizacına göre ebeveynlik, öğretmenlik yapma, onların doğasını bozmadan gelişimlerine destek olma konularında seminerler versem, çocuk dostu öğretmen yetiştirsem, akademinin hırslı ve yarışmalı sahasında hiç olmasam keşke. Neyse bu konuyu unutalım...
Sabah küçük beyi Havaş'a bırakacağım önce. İstanbul'dan küçük bir nostalji radyo aldım kuzenimle. Hem de Eminönü'den. Alperen söyleniyor ne gereksiz bir şey bu diye ama mutfakta hep o açıktı acayip beni mutlu etti. Keşke daha önce alsaymışım dedim. Köyde dedemin evinde vardı. Kocaman bir radyo. O radyonun başında arkası yarın dinlerdim. İlkokul yıllarımda tek farklı şey evde o radyodan gelen sesti. Fakat ananem fazla açtırmaz pili bitecek derdi:) Mutfakta gün boyu bu radyodan müzikler haberler, sohbetler yükseldi. Şimdi bunu yazarken de duyuyorum enfes müzikler geçidini.

4 yorum:
Ben de radyo severim. :)
Mutfakta bir radyom var, eski bir pilli radyo. Yemek yaparken onu dinliyorum. :)
bu adamlar elimizde büyüdü ya bizim, çok hoşuma gidiyor :) bu hallerini biliyorum mesela ben oğluşun :)
radyo candır ya, ben de pek severim. istanbul ankara yollarında dinleyebildiğim kadar dinliyorum evde çok dinlemesem de...
Sevgili Ekmekçikız cidden her an açık ve pek bir sevinçle dinliyorum. Niye daha önce almadıysam:)
Ben bu küçük adamların kocaman oluşları konusunda hala rüyadayım:) ne ara diyorum ne ara?
Radyom açık ders arasındayım pek bir mesudum, tohumlarımı hazırlıyorum bir yandan da :)
Yorum Gönder