Pazartesi, Eylül 16, 2013

14 Eylül 2013

Artık 41 yaşındayım. On yaşına kadar, çevremi, özellikle çevremdeki insanları, doğayı, gürültüyü, sessizliği ve yalnızlığı kavramaya, köye, toprak eve, geceye, korkuya, çocukluğun içindeki çocukluğa, derinimde bir anlam vermeye çalıştım.
Ama 40’ından sonra insan yaşla ve hayatla olan resmiyeti biraz çözmeli diyorum. Sağduyulu bir akıl ile Eylül'ü, sonbaharı, ayrılığı, kavuşmayı, kazanmayı, kaybetmeyi, mucizevi karşılaşmaları, aşkı, kısaca yaşamı, içine hüzün katmadan anlamaya çalışmalı. Bir ruh gibi masum olmalı. Gerçi 40 lı yaşların soğuk görüntüsü buna izin vermiyor pek. Ama 40’ından sonra hayat öyle donuk, unutkan, gri felan olmuyor. 20’sinde ve 30’ unda ki renklerin neyse biraz daha canlanmış olarak giriyor yaşamınıza. Eskiden sevmediğiniz yağmuru seviyor, sevdiğiniz şiirlere yenilerini ekliyor, ölüm ve ayrılık hikayelerine aynı şekilde ağlıyor, hayalleriniz için bedeller ödüyor, arkadaşlıklarınıza daha bir kıymet veriyor, koşulsuz sevmeye, iyiliğe, merhamete sığınıyor, gençlere ve çocuklara, hali için şefkat istikbali için daha bir hürmetle bakıyorsunuz. Çünkü daha çok anlamak istiyorsunuz. Bence bu yaşta çaresizliğinize de çareler üreten parçanıza da eşit uzaklıkta oluyorsunuz. Bunları yaparken eğer bir gurbetlik, hasretlik, özlem gibi eksik bir duygu varsa yaşamınızda savaşıp durduğunuz, işte o zaman içinizin her yerine bulaşan hüznü hiçbir denizde yıkayamıyorsunuz.
Her şey karıştığında ve sis bastırdığında şiir gibisi yoktur diyip 20’li yaşlardan beri cebinizde biriktirdiğiniz şairlere doğru yola çıkıyorsunuz. Eski ve yeni şiirlerle içinizde saklanana gülümsüyorsunuz. Elinizi kalbinize koyup içinizdekileri korumak istiyorsunuz. Sanki biri gelip O’nu sizden alacakmış gibi. Yaş almanın bütün esprisi bundan ibaret aslında.
41 yaşımdan beklentilerim var;
Affetmem gerektiğini düşünmeden affedebilmeyi, görülenin dışındaki anlama saygı duymayı, aklımı ve egomu hiç farkına varmadan devreden çıkartabilmeyi, kendi merkezime doğru yol almaktan korkmamayı, kalbimden uzak olanları hayatımdan da uzaklaştırmaya cesaret etmeyi, vazgeçilmiş zamanlar için daha fazla mızmızlanmayacak kadar olgunlaşmayı, sevdiklerime sahip çıkmayı, daha cesur olmayı, mükemmeliyetçi olmamayı, hatalarımı ve başarısızlıklarımı kabul edebilmeyi, Uzuner kadar güzel yazılar yazabilmeyi, "aşk" , “hayat” ve "anlam" üzerine daha çok okumayı, yeryüzündeki çirkinlik ve kötülükten koruması için Allah'a her gece dua etmeyi unutmamayı, daha fazla yolculuk yapmayı, her şeye gücüm yetmeyeceğini öğrenmeyi, annemi daha çok aramayı, çocuklara yönelik işlere daha fazla zaman ayırmayı diliyorum..

Yeni yaşım kutlu olsun:)

Hiç yorum yok: