Pazartesi, Temmuz 07, 2008

ŞEHİRLER, YOLLAR, YÜZLER VE KOKULAR



Geçenlerde Edebiyat Ortamı dergisinin Temmuz sayısında bir öyküm yayınlandı diye buradan duyurmuştum ya hani, işte o yazıyı az önce internet ortamında görünce heyecandan hemen paylaşmak istedim. Burada yazıyı yayınlayacaktım ama meğer zaten Edebiyat Ortamı dergisini bir bloğu varmış -http://edebiyatortami.blogspot.com/- ve onlar dergideki yazıları yayınlıyorlarmış. kendi yazdığım yazıyı görünce çocuğumu kucağıma almış gibi hissettim nedense ve bu güzel haberi hemen paylaşmak sizlerle. Yazımı merak edip okumak isteyenler için; http://edebiyatortami.blogspot.com/2008/07/nuran-baaran-ehirler-yollar-yzler-ve_8169.html Editör ded ki; "Bu sayının en güzel öyküsünü dergiden başka internet ortamına da koyduk" o da benim öykümmüş meğer:)
Yazmanın tadı ile paylaşmanın tadı arasında ince bir uçurum varmış insanı kendi kendine sürükleyip götüren....

10 yorum:

Adsız dedi ki...

yazı,sanki filmini seyrettiğim bi hikayeymiş gibi geldi bana..öyle anlatmışsınız ki,gözler önünde canlanıvermemesi bi anda imkansız..tebrik ediyorum sizi :)

Butterfly dedi ki...

Yazdıklarımı yaşadığım için olabilir mi acaba? Çocukluğumun bir kesitidir okuduğun yazı, içimi kemiren, beni bir karayel ile savuran çocukluğum, gökyüzü gibi peşimden gelen çocukluğum, senin öğrencilerle olan anılarını okurken de hep aklıma gelmiştir o çocukların zihininde bıraktığın lezzret kimbilir hangi öykülere konu olacak ilerde...
Teşekkür ediyorum beğenin için

şule dedi ki...

hemen girip okudum, cok heyecanlandim, cok begendim yazini. cocukluklar, kokular, anilar uzerinde konusulacak cok seyler var...bir kahve molasi paklar mi bizi bilmem :)

Butterfly dedi ki...

Çok teşekkür ederim Şule'ciğim, 10 gün kalacağım İstanbul'da bakarsın Alpi ile gezerken, senin iş yerine baskın yaparız belki kahve molası uzun sürer böylece:)

Adsız dedi ki...

yazdıklarınızı yaşamış olmanızın çok büyük payı vardır tabii ki..demek istediğim aktarış biçiminiz..hani olur ya,bazen hiç yaşanmamış olaylar karşısında bile büyülenir,onu yaşanmış kabul eder ve kendimizi tutamaz tepkiler veririz sesli sessiz duygularımız doğrultusunda..kimi zaman da öyle anlatılır ki yaşanmışlıklar,dinlemek okumak sıkar bizi,sürüklemez olaya..ben hala direniyorum düşüncemde ve sözcüklerin dile getirilişi diyorum :)

Butterfly dedi ki...

Peki teşekkür ederim, bir arkdaşım demişti bu yazım için; "bu hayatı herkes yaşıyor ama herkes dillendiremiyor" diye, o günden beri bu sözü çok kullanır, çok sever oldum.
sevgiler

sarı laleler dedi ki...

canım arkadaşım
öyle çok beğendim ki
bir kopyasını aldım ve çantamda taşıyorum..:)
içimi güzelleştirmek istediğim anlarda,elimin altında olsun diye:)

ozgurruya dedi ki...

Yazını gördükten sonra çıktısını aldım hemen. Parmaklarım klavyeye değil de kağıda dokunaraktan büyük bir keyifl okudum yazdıklarınızı. Çok güzel bir hikaye olmuş. Yaşananların içine tamamen çok güzel bir şekilde damıtıldığı film tadında bir hikaye olmuş. Elinize ve kaleminize sağlık. Devamının gelmesi dileğiyle.

Butterfly dedi ki...

Çok teşekkür ederim sarı laleler ve özgür rüya, beğeniniz beni hafif hafif keyiflendirip, kendimi sevmem için yeni nedenler üretmemi sağlıyor. sevgiler

Unknown dedi ki...

bu yazıyı geçen sene benimle paylaşmıştın ve ben çok beğenmiştim..yaşadıklarını kağıda damıtırken hüznü nasılda güzel aktarmışsın bize..hüzün ki hayatın en belirgin rengidir...