Bu bloğu oluşturmaya başladığım gün dün gibi aklımda, 2007 Ağustos ayıydı, neredeyse 10 ay olmuş, kendimden yorulmuş, yenilmiş, usanmış bir haldeydim, belki paylaşmak yükümü hafifletir, içimi ferahlatır, beni oyalar diyordum, kendim gibi insanlar vardır belki de hala bir yerlerde diye düşünüyordum, her şeye karşı inancım sarsılmış ama hayata hala bir parça umut kırıntısı taşıdığım günlerdi, zor ama güçlü olduğuma inanmak istediğim zamanlar yaşıyordum.Aslına bakarsanız yazmak her zaman benim için yaşamak kadar elzem olmasına karşın, yazdıklarımı paylaşma fikri henüz sıcak gelmiyordu bana, yazdıklarımı orada burada bırakarak unutmaya çalışıyordum, kız kardeşimin bloğu vardı onu takip ediyordum ama cesaretim yoktu kendim için böyle bir şey yapmaya ve Dory bana ışık olmuştu bloğ fikrini hayata geçirmem konusunda. Sonrasında ise inanılmaz bir hızla, okuduğum bloğlarda önce kelimelerinin büyüsü ile karşılaştığım insanlar çıktı karşıma, sonra o büyülü kelimelerin sahiplerini tanıdım, onları sevdim, sonra kendimi yeniden sevmeye başladım, paylaştıkça hayata olan inancım arttı, ama sadece güzelliklere olan inancım değil, hala daha samimiyetle var olan yürekleri gördüm. Bu anlamda ilk paylaşımı Bağdat Cafe, sonra Geveze Kalem, ardında sevgili SS ile yaşadım. Onları kendime yakın bulmaktan öte kendimin bir yansıması olarak gördüm. Ve uykumun kaçtığı bir gece 7. Oda’yı keşfettim, önce afalladım, sözcükleri bana beni taşıdı, sonra pek çok sayfasında bunlar benimde hissettiklerimdi, demek ki yalnız değilmişim diyerek kaybettiğim, bana ait eski bir dökümanı yeniden bulmuşum gibi sevindim, hem öyle bir sevindim ki, o sevinçle oturup 7. Oda’ya gece vakti bir de mail yazdım, çocuklar gibi heyecanla. Aynı coşku ve heyecanla da karşılandığımı görmenin mutluluğu ise tarif edilemezdi.Bu hafta yaz okulu kayıtlarıydı, taşınma telaşıydı, eşya toplama trafiğiydi, giden arkadaşların veda yemeğiydi derken gerçekten de kendimi kaybetmişim. Gecenler bir mail aldım ; “bol telaşlı günlerinde bir nefes alımlık paket yolladım sana nihayet :)dün yolladım.. Bugün veya yarın elinde olmalı. Haber edersen sevinirim.ve umarım hoşuna gider :)” oysa ben 7.Oda’nın Prenses kızı Öykü’nün kitap okuma birincisi olduğunu öğrenince acayip heyecanlanmış ve hemen ona bir sürü kitap almam lazım diye harekete geçip annesine bir mail yazmıştım ama araya benim bol telaşlı günlerim girince ertelenmişti.Bu gün öğlen arası bizim okul sekreteri aradı “hocam bir kargonuz var benim odamda, yerinizdeyseniz yollayacağım” evet dedim beklediğim paket, paketi açtım, içinden daha önce çok beğendiğimi ifade ettiğim iki film, bir adet müzik dvd si, ve bir de kitap çıktı “Her Aşk Bir Masaldır” kitabın kapağını açtım heyecanla, çünkü ne zaman birine kitap alsam içine bir şeyler yazmadan vermeyen biri olarak, ben de yazılmış bir sayfa ararken buldum kendimi.
“Sevgili kelebeğim
İnsan kendini yine insanda tanır demiş Goethe…
Hiç tanımadığım senin bir çok kelimende kendimi buluyorum ben de.
Bu hafif bir mutluluk duygusu gibi, senin gibi insanların olduğunu bilmenin verdiği rahatlık….Paylaşımlar için, arkadaşlıklar için mutlaka yan yana olunması gerekmediğini öğrendim. Uzaklık olsa da arada, dokunmasan da onu hissedebilmeyi öğrendim.Ve iyi insanlar olduğunu hayatta…
Ve o iyi insanların yüzünde küçük bir gülücüğe dönüşmenin çok kolay olduğunu…Uzak olsam da her zaman yakınındayım...
fatoş
Evet, eminim her aşk bir masal tadındadır, bunu yaşayarak öğrenen biri için güzel bir tercih bu şiir kitabı, filmleri ise yeni evimin terasında yıldzların altında seyretmenin hayalini kuruyorum. Evet, sevmek için, paylaşmak için, yüreğe bir parça değmek için, özlemek için mutlaka yan yana olmak gerekmiyor, dokunmadan da hissedebilmeyi öğrenmiş olmanın zenginliğini yaşıyorum şu an
Bunları size 7. Oda müziklerini dinleyerek yazıyorum...
Ben bu gün bir paket aldım Bursa’dan, taaa uzaktan değil, yanı başımdan bir paket, içinden samimiyet çıktı!
Odamı tarifsiz bir koku sardı...
5 yorum:
Hee tabii
"beni bulup hiç bırakmayan hatta kabusum olan biyonikkedi canım benim"diye yazma dimi?
Ne yazcen caaanımm,hiç ipleme dimi?
Hiç anma adımı dimi?
Allah benim belamı versin öyle dimi?
Biyo
KıskançAlınganVeManyakOlan
Sen canımsın Biyocum burda deişifre etmiyim seni diye, kendime saklıyom da sırf:))
Sen alınma yerim ben senin alıngan yerlerini:) kimse duymasın sen number one olansın canım benim:)
çıkarcı ve yalaka kelebek:)
Çok güzel ya. O kokudan ötürü kıskandım sizi =)
ben de blogumu hayata tutunmaya çalıştığım en zor günlerimde açmıştım.. yazmak iyi gelir diye.. yazmanın özgürlüğü ile özügrü yazabilmenin arasında gidip geldim çoğu zaman..
hep derim ki.. bir kitaba baştan başlamalı.. ortasından başlayınca okumaya hikaye tam olmaz dimi..
bazı şeyleri anlatabilmem için, eskileri hatta çok eskileri hatta çocukluğumu bile anlatmam gerekiyordu neredeyse..
herşey zincirleme bir nedene bağlıydı..
bugün bunu yapmıştım, çünkü dün şnları yaşamıştım..
dün şunu yapmıştım çünkü evvelsi gün bunlar olmuştu.ç
vs..
herşeyi yazamayınca bazı şeyleri de yazamadım dolaysıyıla..
cuma akşamı yine tartışma yaşandı eski koca ile..
konu öykünün kadını kabullenmemesi..
ben de artık buna benim yapabileceğim bişey olmadığını, eskiden uğraştığımı ama o yazıdan sonra artık benim için "o kadın" olduğunu ve öykünün kabullenmesi gerektiğini düşünmediğimi söyleyince gene kıyamet koptu..
en son bana attığı mesajda:
sevilecek bir kadın olmadığımı ve kime dokunursam hayatını kararttığımı, aynaya bakıp bunları görmem gerektiğini yazmış cep mesajında..
ben de haklısın dedim.. ben sevilecek bir kadın değilim, aynaya baktım ve lanetli olduğumu görüdüm bu yüzden siz kurbanlar ben lanetten uzak durun..
ne kadar takmayacağım desem de moralim bozuluyor işte..
ve öyle yorgun hissediyorum ki kendimi..
bazen ona hak bile veriyorum ve herkesten uzaklaşıyorum..
sonra gene bir arkadaşım elimden tutup çıkarıyor dışarıya..
senin şimdi bu yazın da böyle oldu gene..
ben iyi biriyim yahu.. o kadar da lanetli değilim dedim :)
seni bunca mutlu edebildiysem daha güzel bişi var mı ki..
yeni evinde filmleri ilk izlediğin anı da yaz mutlaka..
şuleyi ve ozanı da sevindirmiştim geçtiğimiz hafta :)
eylemlerim devam edecek ve ilk sırasa aslı-yaman, biyo ve kızları var :)
ve kelebek e de eylemlerimiz bitmeyecek yaşam sürdükçe :)
Hayır sne lanetli olamazsın, sevmeyi bilen insanlar her zaman böyle saldırılarla karşılaşır, sevmeyi bilmeyenler, bu duyguyu yeterince tanımış olanlarla karşılaşınca böyle afallayıp, ne söyleyeckelerini karışıtıryorlar, onların kelimeleri benim kulaklaırmı kirletiriyor o yüzden de kazara duymuşsam bile hemen yıkıyorum kulaklarımı, kendini sevmek için onca nedenin varken böyle çelimsiz saldırılara sadece gülümsemeyi denesene? Eminim onun içinde sana bunları söyleyen taraf, bir yanda da kaybetme acısıyla boğuşuyor ve kendine yenildiğini kendine itiraf edemeyecke kadar özgüven sorunu olduğunu bilmiyordur, bilmeyenlerle ne işimiz olsun bizim? Gündem olmayı bile hak etmeyenleri zaman zaman zihnimin tavanarasında bile beklettiğim için kendime kızıyorum artık ben, ben artık sadece kendini bilenler, bildiğini gösterenler ve sevgiyi zehirle katık etmeden yüreğe akıtanları yaşamımda istiyorum. Evet sadece onlara yaşamımda yer vermek!
seni yüreğünden öpüyorum.
Yorum Gönder