Cumartesi, Nisan 05, 2008

Kilitli kapı...

Neler yapıyorum; Bahar gelmiş, çiçekler açalı ne kadar zaman olmuş, ben yeni görüyorum, yeni fark ediyorum!
kış bitmiş artık ben hala soğuk var dışarda sanıyorum:)
bu gün kampüsteki kiraz ve erik ağaçları beni şaşırttı böyle, yaa sen uyu hala biz çoktan gülümsedik der gibi gözüme gözüme soktular çiçeklerini...
Evet gördüm, gördüm onları bir kez, artık görmezden gelemem...



Bu kiraz ağacına her yıl öğrencilerle bir tırmanış yaşarız, çok değil daha geçen yıl dersi kesip bu ağaca tırmanıp kiraz yemiştik kampüste, çocuklar aşağıdan bağırıyorlardı hocam aman dikkat edin finaller öncesi düşmeyin diye ama ben de biliyorum elinize fırsat geçse itip kurtulursunuz ama yanıma yaklaşmayın sakın diye kimseyi ağaca çıkarmamıştım:)

Bu çiçekleri görünce kampüste dedim ki bunlar açarken ben nerdeydim ki göremedim, sonra Kars'ta öğretim üyesi olan edebiyatçı bir arkadaşımın geçenlerde çektiği bir mesajı hatırladım., "bir insan kilitli olmayan ama içeriye doğru açılan bir kapıyı sürekli itiyor ama çekmek aklına gelmiyorsa, oda da hapistir" demek ki dedim ben epey bir süre hapis kalmışım, neyse, kapıyı çektim ve açıldı, ve artık kış bitti...



Cuma günü telefonum çaldı;

-hocam okuldamısınız?

-evet okuldayım

-odanızada yoksunuz ne zaman geleceksinizi?


-odama gelmeyi düşünmüyorum bu gün, önemli bir şey varsa geleyim


-hocam, gelirseniz sevinirim kapınıza bir şey bırakıyorum alın.
??????
acaba dedim, ödev mi? ödev yok, not mu, projemi, anket mi, ne olabilir bu odamın kapısına bırakılan şey, rektörlükte işim bitince 3 kat odama tırmandım, baktım ki kapımda bir lale var, daha tomurcuk bir bahar lalesi:) ayy dedim dikkatlice götürüp açmasını izleyeyim bu lalenin. Nasıl ve ne kadar sulaycağımı da bilmediğimden hemen Ziraatcı arkadaşım Ayşegül'e çabuk söyle buna nasıl bakıcam ben diye sordum, o da beni aydınlattı sağolsun:) lalem ve ben pek bi heyecanlıyızşimdi:)
ardından bu gün açıköğretim sınavları vardı sınıfın penceresinden baktım ki bahar gerçekten gelmiş.... Evet evet, gelmiş, gülümseyip duruyor öyle mahsun mahsun....




7 yorum:

berrin dedi ki...

bir bahar daha dönüp gidecek kapıdan
bir bahar daha sensiz yaşanacak
demek
bir bahar daha
insanlar asılacak şafakta

ben en çok şafakları ağlarım

s. dedi ki...

Ne güzel bir süpriz olmuş bu küçük hediyen...
Bahar geldi. Yağmurları da getirir umarım. 5 sene önce kırdığım omuzum, neredeyse hafta içinden beri ince ince ama oldukça rahatsız eden bir sızıyla bana yağmurun yağacağı müjdesini verdi. Fakat bugün bu kadar kısa bir yağmurla geçip gitmesi beni üzdü. Umarım şöyle bereketli bir yağmur yağar, baharın yeniden kendine gelen toprağı havaya kendi o mis kokusunu bırakır...
sevgiyle...

7.oda dedi ki...

e öyleyse hoşgeldin bahar diyelim dimi :)

Ayşegül Taştaban Erzincanoğlu/ Behçet dedi ki...

Fotoğraflar harika olmuş.. Senin şu ağaçlarına özenip burada da bir güneş çıksa artık. İstanbul öylesine karanlık ve iç karartıcı ki bugün. Baharı hatırlatan tek şey, bu havalara aldanıp kaptığım grip..
Sevgiler

şule dedi ki...

"kış"ın bittiğine sevindim :) bahar gelsin artık zaten, hem dünyaya, hem de yüreğimize... :)

Unknown dedi ki...

dışarda gürül gürül bir bahar ve ben seni baharmışsın gibi düşünüyorum diyor ya şair... ahhhhh suya düşen cemrenin içime düşmesini bekliyorum hani insan vücudunun 100 de 70 şi su ya bir umut işte....belki bende çiçeklenirim....

Unknown dedi ki...

Lalene ve perdeye bayıldım :))