Pazartesi, Mart 31, 2008

Gitmek...

" ‘Gitmek’ terk etmek kavramından kesinlikle uzaktır. Bazı kişiler bu kadar çıplak ve bitişik sanıyorlar. Gidebilen insanın şefkatsiz ve acımasız olduğunu düşünüyorlar. Hiç ilgisi yok, burada ki gitmek, ciddi ve sakin bir karar. Terk etmekse bir panik halinde ve ani olabilir, sert bir karardır. Gitmek ise çok yumuşak ve zor bir karardır. O yüzden gitmenin bedelleri ince ince oturur insana, ama terk etmek “pat” diye çarpar. Evet, gitmek çok güzel, hep gitmeli ama giderken bunun dönüşü, kazanımları ve giderleri olduğunun da farkında olmak gerekiyor. Tabii 20 yaşındayken çok planlamıyor insan. Ama sonradan bakıyor ki hiçbir şey tesadüf değil. O gidişlerin arkasında çocukluktan alınmış kararlar olabiliyor. Ama herkes gider mi? Hayır, galiba en çok ‘kendi olabilenler’ gider… Ama gitmenin terk etmekle hiçbir ilgisi olmadığını vurgulamaya çalışıyorum ısrarla, terk etme cesaretine sahip olacağınız koşullar varsa nerde olursanız olun terk edebilirsiniz. Terk etmek çok farklı bir eylem gitmekten, gitmek çok cesaret isteyen bir şey yaa, hem de çok! Terk etmek için çok cesur olmanıza gerek yok. Ama giden ya da terk eden, iki ayrı bölümde de aslında önceden terk edilmiş oluyor. Her terk eden bırakmış olmuyor. Duygusal olarak siz zaten terk edilmiş oluyorsunuz. Yani terk etmek için ille de gitmek gerekmiyor. Bırakmak terk etmektir. Aynı evin içinde aynı iklim içinde de olabilirsin.. Terk etmeyi maç kazanmak gibi görmek zavallılıktır. Çünkü her terk ediş terk edenden de bir şeyler götürür."

17 yorum:

şule dedi ki...

canımcım, umarım her şey yolundadır...
gitmek-terk etmek-terk edilmek zor seylerdir. her iki taraf için de...o yuzden bu can acıtıcı bir konu ve dilerim senin canın yanmıyordur su aralar da sadece oyle aklına estigi icin yazmissindir.

Butterfly dedi ki...

Yok Şule'ciğim canımı yakan bir şey yok şu an, artık hiç yok hemde, geçmişimden, yani oğlumun babasından yeni duyduğum bir söz beni buraya-eskiye- taşıdı sadece hepssi bu, canım hiç yanmıyor artık bunlara, öylesine yazılmış gibi....

s. dedi ki...

tam da dediğin gibi sevgili kelebekcim, giden çoktan terkedilmiş olandır. Çünkü gitmek kendini de unutmayı göze almak demek...

ozgurruya dedi ki...

Herkes için farklıdır gerçi tanımları, açılımları ama yazıyı okuyup kendimdeki düşünceleri de birleştirince şöyle bir şey ortaya çıktı:

Gitmek; aklın duygulara hükmederek baskın hale geldiği ve duygularla çelişse bile yapılması hayata geçirilmesi gereken bir eylem. Ve bazen geri dönüşünde olması mümkün.

Terk etmek ise duyguların akıldan daha baskın hale geldiği, daha telaşlı ve ilk zamanlar insanın kendisine ve karşıdakine kestiği faturanın bedelinin ne kadar da fazla olduğunu görmediği fakat geçen zamanla birlikte bu durumun farkına daha fazla vararak daha üzüldüğü bir durumdur. Genelde insanlar ilişkilere futbol maçı gözüyle baktığı için terk edeni 1-0 önde olarak görebilir fakat Candan Erçetin'in güzel bir şarkı sözü var : "Kazanmak neye yarar ki kaybeden olduğunda". Ne güzel belirtmiş Candan Erçetin.

Butterfly dedi ki...

Sevgili ss,
Kendini unutmayı göze almak da bir başka kaçışı getiriyor, ama asla kendinden kaçış olmuyor bu değil mi? Gitmek aslında kendine yürümek bir bakıma.

Butterfly dedi ki...

Sevgili ozguruya, gitmek için söylediğin "Ve bazen geri dönüşünde olması mümkün." sözünde bir an duraksadım ama sonra fark ettim ki evet giden geri gelebilir, terk eden ise geri gelmez çünkü terk etmek duyguların yönettiği bir eylemdir ve duyguların verdiği karara akıl müdahale edemez, ama bir şey daha, yaşamımız boyunca aldığımı her karar için akıl yalnızca işaret eder, son kararı kalbimizle veririz, çünkü akıl seçenekleri gösterir,kalp karar verir.
Candan erçetin dinlediğim bu günlerde ne kadar anlamlı bir söz değil mi? kazanmak ne işe yarar ki kaybeden olduğunda...
sevgiler

"

ozgurruya dedi ki...

Her ne kadar bu gibi konularda bir tanım yapmaya kalksak, kafamızda bir şekil oluşturmaya çalışsak biri çıkıp tüm tanımları alt üst ediyor. Ve tekrar tanımlamaya, anlamlandırmaya çalışıyoruz kavramları.

NEVA dedi ki...

gitmek bir kendine yolculuktur aslında hayallerin yada hayalin olmayan ama sana özele,mantığın vardır içinde... ya terk etmek bu ise kendinden kaçıştır aslında yüzleşmekten korktuğun yaşanılanlardan ürktüğün bir kaçış tamamen yüreğinle yaşadığın.her ikiside acı verir insana ikiside ayrılığın kokusunu yaşamış olanlara yosun kokan bir acı...her gidiş bir varıştır ama terk etmek ise bunun tam aksi.gitmeler olmalı insan haatında acı versede olmalı bence fakat terk edişlerde bir haksılık var adaletli olmayan acı verir daima tek tarafa...
canım kelebeğim gitmeleri yaşa hep hayatında bu seni kuvvetlendirir ama terk edişler hassas kanatlarını yaralar hep buna sakın izin verme..Giden olmaya çalış son perdeyi bekleyip terk edilen değil

kedi dedi ki...

Bu herkesin bir kere tattığı ve hayli ürkütücü bile olsa bence nefis bi duygudur.
Aa öyle bi gideceksin ki bir daha geri dönmeyeceksin.Bunu başarırsan bambaşka pencere açarsın kendine, hayatına ,kafana:)
Fatmalı günlerini iç geçirerek okudum:(
Benimde ablam gelse dedim:(Yemem memek istemem tek gelsinde

(Çaktırma böyle diyerek kandırdım.Gelsn yıkacam tüm işleri ona,kardeşler böyle günler için değilmidir hehe)

sarı laleler dedi ki...

terk edilende edende bu durumda bişeyleri kaybetmiş ve arayışını da bitirmiş kişilerdir bence...belkide farkındalıların artması ve hatta kişinin kendini keşfi belki,hayatın bir öğretisi. fiziksel veya ruhsal, görünür yada görünmez sonuçta acı veren...(fazlamı oldu bu yaaa)

Unknown dedi ki...

ahhh şu gitmeler ve terk etmeler...aslında gitmek ya da terk etme sonuçta karşıdakine kendinden bişeyler bırakıp ya da ondan bişeyler alıp gitme halidir...ve bi daha hiçbişey eskisi gibi olmaz ne ruhun ne kalbin...

Göz dedi ki...

Tam da çok takıldığım bir noktanın etrafında dönmüş bu yazı. Ben susacağım, Murathan Mungan en güzelini demiş zamanında:

Kimdi giden, kimdi kalan
Giden mi suçludur her zaman
Ne zaman başlar ayrılıklar
Dostluklar biter ne zaman

Her geçen gün bir parça daha
Aldı götürdü bizden
Aynı kalmıyordu hiçbir şey
Değişiyordu her şey kendiliğinden

Artık çözülmüştü ellerimiz
Artık bölünmüştü yüreğimiz
Birimiz söylemeliydi bunu
Ötekini incitmeden

Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terkeden
Giden de bu yüzden gitmiştir zaten

Butterfly dedi ki...

Sevgili neva, terk etmek eylemi mutlaka acı veriri bir tarafa evet, ama terk edilen de de aslında onceden terk etmiş oluyo. Adalet duygusuna gelince benimki yaralı seninkini bilmem:)
Ankara yolculuklarımız geldi bir de kendine yolculuk diyince, ne umutlu günlerdi onlar ödevler, kütüphaneler, ders arası sohbetler, hayallerimiz, hocalarımız ağlamalar ve gülmelelrle dolu çok umutlu günler...

Butterfly dedi ki...

Biyocum, ürkütücü ve nefis güzel bir betimleme olmuş:)
fatmalı günleri özlüypom elim işe varmıyo nerdeyse iş yapmamak için evde ayagımın ucunda yuruyup sadece uyumak için evi kullanır hale gelecektim ki baktım ev çöp eve dönecek olmuyo dedim aldım elime gene, hayal gibi geldi geçti işte, geride özlemler ve anılarla, ben kardeşine hain planlarındna bahederim sen merak etme beni okumuyorsa bile ben ona link atar bu yorumu okuturum canım benim:) kadın yurt dışından gelip senin pis evinimi temizleyecek:)

Butterfly dedi ki...

sevgili sarı laleler, arayışını bitirmiş olmak haa! belki başka arayışlara açılacak yelkenlerdendir kimbilir, seni çok seviyorum ben, çok hemde:)

Sultancığım,ondan birşeyler alıp gitme halini biliyorum, ne bıraktığımı hiç bir zaman öğrenemeyeceğim sanırım, yani bu iki taraf için de geçerli artık, birisi bırakıp birisi alıyo ama kimse birbirinin ne bırakıp aldığını birbirine söyleyemeyecek kadar uzak oluyor artık... hem düşünsel hem de eylemsel olarak...

Butterfly dedi ki...

Göz'üm, canım benim, Murathan Mungan beni hep vurur böyle sözleri ile bu şiirini unutmuşum ben, nasıl da ahenkli olmuş şimdi bu duruma bu şiir, kalandır terk eden giden de bu yüzden gitmiştir zaten, cidden her terk edişin altında yatan o gitmeler var ya, o gitmelerin agırlığı olmasa kim ister ki terk edip gitmeyi...

7.oda dedi ki...

evet dediğin gibi aynen..
gitmek terk etmek değildir..
gitmek büyük bir eylemdir.. büyük..

ben kaç yıl önce terketmiştim aslında kocamı.. ama gidememiştim.. bi sürü şeyi kullanarak köşeye sıkıştırmışlardı beni.. ben de yeterince güçlü değilmişim.. gidememiştim.. ama terketmiştim.. 4 yıl geçti bu terkedişli gidemeyişin üstünden..
sonra o gitti..
yani giden o oldu..
ben.. ben gidebilmiş kadar sevinmiştim..

çok iyi bilirim.. gitmek ve terketmek arasındaki farkı..
çok iyi anladım demek istediklerini
:)

gidenin de kalanın da yolu açık olsun demekten başka bişi kalmıyor aslında geriye..