Pazar, Mart 16, 2008

İstanbul Gezi Notları-3 Kahvaltılı Veda


Pazar gecesi 2.30 da yatıp sabah 5.30 kalkmama reğmen yorgun değildim nedense, Pazartesi sabahı Papatya anaokulunda yaptığımız kahvaltı ile İstanbul'a veda etttik, gerçi Selçuk için zorlu bir geliş oldu anaokuluna ama:) Arzu'nun müthiş yol tarifi sayesinde zavallı saatler süren bir mücadele ile gelebildi okula:) ben aslında bizi döver sanmıştım ama neyse ki yengeç burcunun nezaket ve inceliğinden sesini çıkarmadı:)) hatta havaalanına bile o bıraktı bizi, ben yolda atar ve intikamını alır sanmıştım oysa ama;) İyi ki o yolu tarif eden ben değildim, zira o berbat yön kavramım ile eminim beni kesin döverdi:))) İstanbul'a gelirken, Gülşen'e uçakta; sabah kahvaltısı Tokat'da öğle yemeği İstanbul'da diye keyiflenirken, dönüş için kurduğumuz tersi cümle bizi pek keyiflendirmeye yetmedi ne yazık ki, ama gene de mutluyduk... En kısa zamanda yeniden geliriz dedik, yeniden yüzümüzü güldürür, gönlümüzü şenlendiririz...
Resimler; benim, Gülşen'in ve Selçuk'un makinasından, mekan ise; Papatya anaokulu, Emirgan, Yeniköy ve Kalender sahili...
Not :1- Biyocum yeter mi bu kadar İstanbul Resmi?
2- Sema en fazla 1 ay sonra görüşürüz, anladın sen onu;)
Posted by Picasa

7 yorum:

Adsız dedi ki...

REsimler, keyifler, dostluklar....Hepsi harika...Şimdi çok özleniyordur eminim....Sevgiler...

Ödül den.. dedi ki...

Her saatini dolu dolu geçirdiğin istanbul gezinin küçücük bir yerinde olmak isterdim :( buna ihtiyacım vardı...

Ödül den.. dedi ki...

Her saatini dolu dolu geçirdiğin istanbul gezinin küçücük bir yerinde olmak isterdim :( buna ihtiyacım vardı...

Ödül den.. dedi ki...

Her saatini dolu dolu geçirdiğin istanbul gezinin küçücük bir yerinde olmak isterdim :( buna ihtiyacım vardı...

Püstüklü Mama dedi ki...

Çok teşekkür ederim davetiye için :)

Sevgiler.

Ayşegül Taştaban Erzincanoğlu/ Behçet dedi ki...

Artık bir sonraki İstanbul anılarında blogcular da buluştuk diye bir bölüm olsun derim ben :))
Sevgiler ve en kısa zamanda sanal değil reel tanışmak üzere

Butterfly dedi ki...

Ödül bende çok istemiştim, o yüzden aramıştım 1-2 saat birlikte olabilir miyiz diye, ama sen duymadın, ben de müsait olmadıgını düşündüm çünkü geleceğimi önceden duyurmuştum ya, bundan sonraki gezi için hemen tarih veriyorum Mayıs;) nasip olursa mutlaka görüşürüz.
Ayşegül cidden öyle birşey olsa, cidden tanışssak şöyle bir deniz kıyısında çay sohbeti eşliğinde...
Evet özleniyor yaşanılan anlardan geriye kalan herşey...
Sevgiler hepinize...