Çarşamba, Ekim 31, 2007

Sizde kahvaltı çıkıyor mu? :)))))



Evet, sizin evde kahvaltı çıkıyor mu? :))Bizim evde hafta sonları sadece. Hafta içi çıkan o garip tost ve benzeri şeylere kahvaltı demeye utanıyorum da! Arkadaşlar sabah arayıp “Hadi kahvaltıya bizim iş yerine gel” dediler, ben de “Ama benim dersim var saat 10.00 da” dedim, olsun daha saat 9 bile olmadı ki diye eklediler ve gittim simitleri alıp, güzel bir sabah sohbeti eşliğinde, sıcak çay ve simit beklerken sadece baktım ki teşkilatlı bir kahvaltı hazırlanmış bile ben gelene kadar… Peynirler, soslar, reçeller, zeytinler,pekmezler… Sevilmek, aranılmak, güzel bir şey, insanın yüzünde gülücükler açtırıyor, biliyorum, her zaman sevmiyorum yalnızlığımı zaten, bunu da biliyorum, biliyorum da bu yüzden hep korkarak yaşıyorum ya… Elimi biraz fazla uzatırsam eğer sanıyorum ki biri elime vuracak, “Dur, hepsi senin değil” diyecek, ve ben öylece kalakalacağım…




Akşam ders çıkışı Arzu aradı, Rodeo’yu alıp doğru ona gittim, İnci teyze , Flora ve kedilerle geçen bir akşam sohbeti, Floranın şen kahkahaları, Rodeo’nun bitmek bilmeyen esprileri eşliğinde hamsi tava yiyip, çay içtiğimiz azıcık da geçmişi konuşup kritik yaptığımız bir gecenin ardından, İnci teyzenin korkaklık, koruma ve korunma güdüsü ile bencillik ve fedakarlık üzerine söylediği birkaç manidar sözün ardından, gözlerimde buğulu bakışlar eşliğinde, söyleyecek söz bulamamanın ağırlığı üzerimde uykum geldi diye kalkıp eve geldim, ne zzaman kendimden kaçmak istesem "uykum var" der uzaklaşırım oradan, çünkü uyku her zaman iyi gelir bana biliyorum, iyileştirir, yeniler beni, tabi bir de rüyalarımda devam etmese gün içindeki kabuslarım. Eve geleleli bir kaç dakika oldu, önce bir şeyler yazıp öyle yatayım diye kendi kendime söylenerek girdim içeri, Rodeo girer girmez uyudu, ben de Arzu'nun verdiği o çok orjına!:) romana bir göz atıp, gerçekten uyumak istiyorum, ama öyle bir uyku olsun ki bu uyandığımda yüz mumluk ampuller yanıyor olsun yüzümde:)

6 yorum:

Enes dedi ki...

Güzel anlar, sıkı dostlar. Kıskandım doğrusu. (:

Sanem dedi ki...

Az önce yazdığım yorum buharlaşıp uçup gitti. Tekrar deneyeceğim :)) Bloğuma ziyaretin için teşekkür ederim. Teşekkür ediyorum çünkü isminin üstüne tıklayıp seni tanıma şansım oldu. Kahvaltıyı ben de çok severim. Uykuyu da. Ama uyku uzun bir zamandır (eğer gündüzleri uyuyorsam) bir kaçış oluyor benim için. Üstelik bunu farkedeli uzun bir zaman olmadı. Tuhaf dimi?:))
Sevgiler...

Adsız dedi ki...

canımm;
sizinle olmayı çok isterdim ben de ama biliyorsun insan istese de mesafeler hep engel bize..yine de kalbim hep sizinle iyi dostlerım benim...xxx
berrin

s. dedi ki...

kahvaltı hep çok özel sohbetleri hatırlatır bana...çok özel insanlarla, özenerek hazırlanan.
uykularsa...uyandığımda gerçeğin yüzüme şaklamayacığını bildiğim zamanlarda çok daha güzel...
ama şu bir gerçek ki; üşüdüğünde sıcak bir soba, sinirlerin gerildiğinde sıcak bir duş, yüreğin ezildiğinde ise sıcak bir uyku hiçbir şeye değişilmez...

Geveze Kalem dedi ki...

Butterfly, oyunumun yeni kelimesini belirleme sırası sende. Ne zaman yazacaksın? Valla boşluğa düştük, ellerimiz titrer oldu!:) Hadi sevindir biz şu garipleri;)

Kahvaltı demişken, sucuklu yumurta yoksa ben ona kahvaltı demem:)))
Sevgiler...

Unknown dedi ki...

fotoğraflara bakılırsa kedilerin keyfi yerinde...bu arada merhaba, nedendir bilmiyorum ama hayvanlarla aram hiç iyi olmamıştır. aslında kuş, ördek gibi hayvanları severim ama onlardan dahi korkarım. hayvanlardan korkmayıp, onları seven, okşayan insanlara da hep gıpta ederim.korkuyorum ama neden korktuğumu bile bilmiyorum. insan uğur böceğinden korkar mı hiç, ben korkuyorum...evet, böylece kendimi aştım ve içinde hayvan sevgisi geçen bir yazıya yorum yazdım.
bu arada benim teyzem de (teyze dediğime bakmayın, kendisi 27 yaşında) okul öncesi eğitimi mezunu dolayısıyla bu ve benzeri meslek dallarıyla uğraşan insanlara sempati duyuyorum. siz de bir eğitimciymişsiniz, ne güzel...
sevgilerimle...