
"Artık tüm eski sorunlarını kolayca çözümleyebilecek donanıma sahipsin" yazıyor kartta, gerçi resimdeki kadın güçlü ve sorun çözecek bir imajdan çok yorgun , hüzünlü ve yenilmiş bir çizgide duruyor ama:) belki de ben öyle alıgılyorumdur... Bu kartları kitapçılarda bulabilirsiniz, ben Ankara'da Dost kitap evinden almıştım, aylardan Mayıs'tı... Kitap kokulu Ankara günlerinden biriydi...


Sonra eve gelip melek kartlarımdan çektim, bu melek kartlarını her gün (unuttuklarım da oluyor tabi) bir tane çekiyorum gün içinde sanki bana bir ışık verecek, yaşayacağım şeylerin habercisi olacak ya da güç verecekmiş gibi geliyor nedense, çocukça ama inanıyorum işte. Bu günlerde bir şeylere inanmaya çok ihtiyacım olduğu için belki de… Ne olursa olsun, yeter ki inanacak bir şeyler olsun istiyorum yaşamımda! Yanılmadığım, yenilmediğim bir şeyler… bir işaret sanırım aradığım, buluyor muyum, yoksa artık oyalanıyor muyum bilmiyorum, bildiğim bazen yaşarsınız ama bu sadece nefes almaktır, var olmak apayrıdır çünkü, var olmak daha bi güçlü durmanız demektir ki, bu benim hayatımın hiçbir döneminde o kadar kolay olmamıştır…
Bu sabah evden çıkarken unuttuğum için kart çekmeyi akşam eve gelince çektim ve bana çıkan yazıya bakın “Artık tüm eski sorunlarını kolayca çözümleyebilecek donanıma sahipsin” ne demek istiyor şimdi bu melek kartı bana, artık güçlüsün, güçlendin mi demek istiyor? En zayıf günlerimden birinde bu kartı çekmemin bir anlamı olmalı değil mi? Yoksa neden 50 adet kartın içinden bu kart bana çıkmış olsun ki? Evet, olmalı mutlaka bir anlamı olmalı, olmalı ki ben de kendime inanayım, kimseye inanmazken üstelik! Herkes beni yanıltıp dururken! Kendime inanmaya öyle çok ihtiyacım olduğu şu günlerde… evet alışveriş bana iyi geldi, gülümseyerek gezdiğim birkaç saat armağan ettiği için bile değerdi…

şimdi yakışmamış mı? :))) Arzu görse turuncu turuncu pek begenir kesin, bir kaç gündür vitrin canımda gözüme takılan bu terliği sezonu bitmiş olmasına rağmen aldım, hem zaten yüzde elli indirim vardı hem de orada camın kenarında 3 gündür, "beni al,beni al" diye bağırdığını duyuyordum:)Mutsuz kadınların alışveriş yaptığı mı söylenirdi? Sanırım hala değişmedi, birkaç gündür ben de kendimi sokaklara atıp önüme geleni almaya başladım, bu günlerdeki tutkum ise ayakkabı- terlik ve çanta. Zaten oldum olası çok severim bu ikiliyi:) ama en sevdığım bu olduğu için sadece bunun resmini çektim:)
Fatih için sadece birkaç dakika süren keyifli anlar, zira hayatının en kötü tatili olduğunu söyleyerek başlamış güne, annesi söyledi bize de ama biz de pek iç açıcı bir teklifle gelemedik ona, sonuçta bu coğrafyanın da bize sunduğu fazla bir seçenek yok....

Çocukluk, en güzelinden olsun mümkünse! 30 Ağustos zafer bayramı tatilinde bu coğrafyada yapacak fazla bir şey yok ne yazık ki, ne büyükler için ne de küçükler için. Ama bir sirk gelmiş onlara söz verdim hafta sonu kesin sirke götüreceğim, umarım hayal ettikleri gibi olur gördükleri diyerek. Ama madem tatildi bir şeyler yapılabilirdi diyerek çıktık yola. Oğlumu ve Fatih’i alıp çarpışan arabalara gittik, çünkü illa ki o olsun dediler sanki başka çok seçenek sunabilmişim gibi anlatıyorum ne de yaaJ Rodeo’da 14 yaşında ama hala çocuk… Hala coşkuyla biniyor çarpışan arabalara….

4 yorum:
canım; her zaman yaratıcı olduguna inanmışımdır ama bu blog inan ki hepsini aştı...senden uzakta olmak inan ki çok zor.keşke bir tel.uzaklıgında degil de bir komşu kapısı yakınlıgında olsaydın.seni özlüyorum.........
uzaklıkları sen de biliyorsun elbet, ama asıl acıtıcı olan duyguların verdığı uzaklıkdır, yani mesafe! diğerleri kolaylıkla aşılabilir! Seni hiç bir zaman uzakta hissetmedim!
senin de derininde yatan gizli bir maden var biliyorum, neden sen de yazmıyorsun, kimbilir yıllar sonra, yeniden yollara düştüğümüzde bizden geriye sadece yazılar kalacak! Özlemler karşılıklı...
canım dostum, yaklaşık 20 yıldır tanıdığım, sevdiğim, değer verdiğim bir dostu tekrar tekrar tanımak gibi bir şey yazılarını okumak ve öyle bir haz ki, sanki pek çok cümlende "ben" i bulmak. gerek bahtımıza düşenler gerek kırlmalarımız incitilmelerimiz aynı hasarları aynı derinlikte açmış gibi. İYİKİ VARSIN İYİKİ SENİ TANIMIŞIM
Sevgili Sedat, yorumunda yazdığın "20 yıl" sozunu okuyunca fark ettım! sahi o kadar olmus, ne güzel yıllardı, hepimiz hala gülümserken, hayat bizi henüz savurmamısken degil mi? Hayat hala devam edıyor! Sen de benim için çok çnemlisin hala tek fark, aramıza mesafe girdi! İyi ki uzaklık yok ama... Sevgiyle.
Yorum Gönder