Cumartesi, Mart 05, 2022

 Blog yazmaya yıllarca ara verdikten sonra bir hevesle tekrar başlayalı tam 1 yıl olmuş. Zaman gerçekten ürkütücü. Şule'nin dediği gibi 2022'den 3 ay gitmiş ne ara Mart geldi? Okuyup yazmak dışında zamanla yarışmalar düzenliyorum bu aralar. 2 gün önce annem çok rahatsızım faranjit oldum ben dedi. Hemen doktora git dedik bekleme test de ver. Derken o gün ağırlaştı eve geldi yattı ama kötüyüm ben dedi. Test sonucu salı akşam üzeri 5 gibi çıktı. Pozitif. Çarşamba sabah 6 uçağında yer buldum hemen gittim İstanbul'a. 2 gün kaldım ve dün öğlen uçağıyla da döndüm. Benden bile hafif geçiriyor diyebilirim neredeyse. öksürüğü zorluyor tabi. Bitkisel kürler götürdüm ona kekikli zencefil çayları yaptım 2 gün. Baktım iyi televizyon izleyip eline aldığı kağıt kalemle tarif yazıyor çıktım her sokağı denize çıkan mahallemde dolaştım biraz, ada çayı içtim deniz kenarında, Amerika'daki kız kardeşimi görüntülü sokağımızı dolaştırdım, ona da moral oldu, iyi geldi.  öyle eve geldim. Şimdi diğer kardeşim gitti yanına. Fakat pozitif çıkınca hemen telefonda beni köye gömseniz burada kimse başıma gelmez bana dua okumaz dedi. Biraz canım sıkıldı ama belli etmedim. Şimdi de diyorum anne yırttın hadi.. Sorma diyor ben ne zaman sokağa çıkabilcem:)

Bu hafta önemli 3 eğitimciyi konuk ediyoruz. Bizim etkinliğimiz. Çok büyük emek ve hevesle planladım ama bir daha yemin ettim okul adına etkinlik yapmayacağım bu son olsun. Bu 3 eğitimci hiç para almadan gelecekler, uçak biletlerini ve konaklamalarını karşılıyor rektörlük. Asistanımı arayıp dekan hocaya çıkıp okul adına bir hediye düşünüp düşünmediklerini sormasını rica etmiştim İstanbul'dayken. Dekanlığın cevabı; hocalarınız kendi aralarında halletsin. Hocalarınız dediği 2 kişiyiz:) çok ayıp dedim en şık haliyle. Ben elbet hediyelerimi almak için onlara sormayacağım zira kişisel ilişkilerimle konuk ediyoruz zaten ama dekanlık adına almayacağım elbette hediyemi. Akademiden her gün biraz daha hayal kırıklığı ile soğuyorum. Sınıftan çıkıp kimseyi görmeden eve gelmek istiyorum böyle anlarda...

Daha güzel şeyler konuşalım; Bu gün oğlum hamburger istiyordu ben de ona ekşi mayalı mor renkli hamburger ekmeği yaptım. üstüne de badem sütlü salep. Ekmek çok başarılı oldu, hiç ummadığım şekilde. Oysa ilk kez hamburger ekmeği denedim. Şu son çalıştayın raporlarını düzeltiyorum bir yandan da İstanbul yorgunluğumu atıyorum. 2 gün içinde hızlıca gidip gelmek zor oldu ama Sivas'a oğlum götürdü beni sabaha karşı 4 gibi yola çıktık, yolda kar vardı. Önümüzdeki hafta önemli konuklarımız var ve onların afişlerini paylaşmak istiyorum. Öyle heyecanla bekliyoruz ki ben ve öğrencilerim. 




                        Şu afişin güzelliği kaybolmasın tabi. Derdimizi konuşalım bu hafta



Bence başarılı mor hamburger ekmeklerim de burada dursun 



9 yorum:

şule dedi ki...

Canım benim çok geçmiş olsun anneciğine. sana da yorgunluk olmuş ama iyi yapmışsın gitmekle. uzaktan daha kendi kendini yerdin eminim.

akademinin hali içler acısı her yönden. bir akşam oturur konuşuruz belki ama şu kadarını söyleyeyim her yer birbirine benziyor, bir ikisi hariç :(

ekmeklere bayıldım, bu sabah instada görüp, ellerine sağlık vallahi.

buraneros dedi ki...

Annenize geçmiş olsun.

Enerjinize bir kez daha hayranım, onca uğraş arasında ortaya çıkanlar... ben okurken yoruldum:)

Ellerinize ve emeklerinize sağlık:)

Sade'Ce dedi ki...

Çok geçmiş olsun!
İnsan uzaktayken aklı kalıyor, gidilebilecek mesafede olmak büyük şans olmuş!

Butterfly dedi ki...

Şulem çok teşekkür ederim. Bana teselli olmuyor heryerin böyle oluşu ama konuşursak belki içim soğur. Bir Ankara seyahatinde seni yakalama hayalim var:) ekmekler de şansa oldu valaa hem pancardan antioksidanlı hem de komik ama lezzetliler.

Butterfly dedi ki...

Sevgili buraneros, asıl ben sizin enerjinize hayranım. Kitaplar, sinemalar, şehirde turlar, Galip Usta'nın 3 kavurmalı çıtır pidelerinde gözüm kaldı... Ama en çok şu betimleme; Ne Güzel Kadın, Ne Güzel Sen ve Ne Güzel Ben...
Bazen şöyle diyorum; herkes bu hayatı yaşıyor ama bazıları çok güzel dillendiriyor...
sevgiler

Butterfly dedi ki...

Sevgili Sadece C, hemen aynı gün uçak olması, bir uçuş mesafesinde olması güzel ama yine de uzak ve onun orada yalnız olduğunu bilmek yine hüzünlü....
Sen döndün mü?

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Kelebekciğim,
Akademi konusunu bilemiyorum, sizin yazdıklarınızdan, anlattıklarınızdan bir şeyler anlıyorum. Asıl önemli bilgi kaynağı her konudaki gidişat, ne yazık ki.:((
Kolaylık dilemekten başka yol yok, şimdilik.

Ekmeğin pancarlı olduğunu tahmin etmiştim, Şule'ye yazdığını okumadan önce.
Ben de bir zaman önce pancarlı kek yapmıştım. Güzel olmuştu. :)

Anneciğine geçmiş olsun, şükür atlatmış. :)

Butterfly dedi ki...

Ekmekçim, her konuda gidişat pek iç açıcı değil belki ama ben nedense hep sanıyorum ki bu akademi böyle çetrefilli geri kalan her yer düzgün gidiyor... öyle değildir elbette ama...
şu pancarlı keki denesem mi ben de acaba tadı olmasa da görüntüsü şahane olabilir. aklıma düşürdün:)
Annem iyi şükür, çok teşekkür ederim. Hpimiz corono olup atlatalım bitsin bence de ama:)

şule dedi ki...

ben zaten teselli olsun diye dememiştim "her yer böyle"yi kuzum. aksine durumun vahametini göstermek için yazmıştım.