Perşembe, Nisan 15, 2021

 Bu hafta Pazartesi dışarı çıkmıştım en son. yarın Cuma bir de yarın çıkacağım. Bu haftaki derslerimi bitirdim bugün. 

 İlginç bir hafta geçiriyorum. Hatırla Sevgili dizisinde 55 bölüm izledim. Hafta sonu tamamlarım 68 bölümü. Şu anki tek pişmanlığım keşke oradaki çocukluk anlayışı, çocukluk kavramlarının nasıl işlendiğine dair içerik analizi yapsaymışım. Bence müthiş bir çocukluk kavramı vardı. Büyük acılar, büyük umutlar, büyük dostluklar. İnsanın karanlık dehlizleri,  insanlık dışı işkenceler. Fakat bu tarihsel süreç içinde çocukluk anlayışının işlenişi muazzam. Daha önce incelenmiş mi bir araştıracağım. Geçmişten günümüze şekillenen bir çocukluk algısı var. Çocukluğun değer algısını şekillendiren kültürel kodların köklü değişimlere maruz kalmasının yolculuğu. bence müthiş işlenmiş...

. Aklımdan ne muazzam sorular geçiyor bu konuda...

Dün akşam oğlum geldi İstanbul'dan. 10 gündür yoktu. O gelene kadar  neredeyse hiç mutfağa girmedim diyebilirim. Kendim için geçiştirdim hep. Dün ekmek pişirdim. Bugün onun için güzel bir iftar menüsü hazırladım. Kendisi verdi menüyü; mercimek çorbası+ İzmir köfte+ pilav+salata. Bu pandeminin bana hediyesi oğlum. Yurt dışındaydı geçen yıl Nisan sonunda geldi. Tam 1 yıldır birlikteyiz. Uzaktan devam ediyorlar hala. Ona uzun bir aradan sonra öyle çok alıştım ki. Yeniden gittiğinde zor olacak bana eminim. Şimdi varlığının tadını çıkarıyorum. Bu diziyi izlerken 1994 yılında Ankara'da evliliğimizin seyrini değiştiren bir suikast olayının detaylarını konuştuk oğlumla. O da babam bana bu konuyu ilk kez anlattı anne bugün dedi. 

Yarın iki haftadır görmediğim Eylül'ü görmeye gideceğim. Ona kitap seçeceğim birazdan çocuk kitaplarımın içinden. Sonra alışveriş yapıp dönerim sanırım. 





4 yıl önce bu Litvanya'da hep bir havalara uçma pozları vermişim. karşıma çıkıp duruyor. Bir daha ne zaman gideriz böyle yerlere beli değil... 

4 yorum:

şule dedi ki...

55 bölüm mü izledin 1 haftada?!!! Kızım sen hiç uyumuyor musun? :) Tamam dizi güzel de biraz abartmışsın sanırım. Bir de insan yoğun bir şekilde bir diziyi izleyince hayattan kopup o dizideki zamanda, o insanlarla yaşıyormuş gibi hissediyor, dikkat et :) ben behzat ç'yi böyle sonradan keşfedip bir kar tatilinde arka arkaya izlemiştim. sonra bir baktım hiç tarzım olmadığı halde küfür kıyamet konuşuyorum :)

oğluş geldi ha? hadi gözün aydın. şu suikast olayı ve evliliğinizin seyrinin değişimi konusunu merak etmedim değil ama cool takılıp sormayacağım :P

Butterfly dedi ki...

Şule hakkaten uyumadım. 2 saat felan uykularla yaşıyorum. Ama o kadar haklısın ki hayattan koptum. İzlemediğim zamanlarda da o ruh halinden çıkamıyorum. Gün içinde gözlerim ıslak hep. Kendi kendime depresyona soktum:) En küçük kız kardeşim Amerika'da yaşayan, psikolojide doktora yapıyor, konuşurken dedi ki; o 68 bölüm bittiğinde de bitmeyecek bu dizi sende. Bunu üzerinden atmak için de baya bir zaman harcayacaksın bilesin. Biliyorum, bildim. Bir süredir bunu yaşıyorum sanırım. Hem bedenim hem ruhum sarsıldı bile anlayacağın. Rutinime dönmek zor olacak benim için:)
Sen bana hatırlat bi ara ben sana özel anlatayım bu suikast olayını. Burada yazmak beni rahatsız ederdi o yüzden detay vermedim. Fakat eminim tarihsel süreçte bildiğin, belki takip ettiğin hatta üzerinde konuştuğun bir olaydır. Ülke gündemini de günlerce meşgul eden bir siyasi suikastın tam ortasında kalıvermiştim.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Diziyi böyle 2 saatlik uykularla izlemek, gerçekten olağanüstü bir çaba istiyor bence. Fakat, bunca seyretmenin üstüne oradan bir konu yakalamış olmak ayrıca takdire şayan bence.
Haydi bakalım, ne çıkacak? :)

Butterfly dedi ki...

Sarsıldım ama bu kadar saat üst üste izlemek. Muazzam oyunculuk ve muazzam konu.
Bu hafta sonu biter:)