Hayatı söze dönüştürme telaşıyla yaşamak ürkütücü geliyor bana. Ama sözün varlığı hep sevinç vermiştir. Yol illaki bir sözler vadisine çıksın diye değil yazı yolculuğum. Kelimelerin sihirli dünyasında gezinirken kendime yeniden yeniden rastlamanın şaşkınlığı beni büyülediği için. Canımda duyduğum ne varsa onlar yazdıklarım. Aşk, acı, suçluluk, cesaret. Bu benim dünyayı kendi dilime çevirme biçimi...m. Yaşamanın başka bir yolunu biliyor olsaydım onu yapardım inanın. Varoluşumu anlamlandıran, hatta karşılayan da bir süreç olduğundan bu farkındalık fazladan bir yük bindirmiyor omuzlarıma. Yalnızca herkes kadar canım yanıyor benim de belki. Birhan Keskin’i anımsayarak söyleyeyim: ‘insan olan yerlerinizin ağrımaması’ mümkün mü…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder