
Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin,
toprak üzerinde uyuyanlarınkinden daha güzel olmadığı gerçeğinde,
yaşamın adaletine olan inancımı yitirmem mümkün mü?
Garip bir Eylül hüznü kapladı heryerimi, hatta yaşadığım ve dokunduğum heryeri, ne yazabiliyorum ne de yaşayabiliyorum gibi, çabuk geçmesini umut ediyor, sonbahar benim mevsimim, Eylül benim ayım dediğim günlerdeki enerjime ve neşeme kavuşacağım zamanları iple çekiyorum. Bu bloğu oluşturalı tam bir yıl olmuş, geçmiş bir yılın muhasebesini yapıp, yeni yıllarımın hedeflerini oturtup, üzerimde ki Eylül hüznünü coşku ve sevince dönüştürüp geri dönmeyi, İstanbul'u, Marmaris'i, Kuşadası'nı, Konya'yı yazmayı, yaşadıklarımı unutmamak için biriktirdiklerimi cebimden çıkarmayı istiyorum, istiyorum ama bu gücü kendimde ne zaman bulacağımı henüz bilmiyorum...
6 yorum:
bu bahar sanki hepimizi yordu...
nasılsa yazarsın kelebeğim. bu arada bu resimleri ben hatırlıyorum bir yerlerden :P
hımm hımmm, o kadar uzun bir tatil yaptın ve o kadar çok yolculuk yaptın ve o kadar çok gezdin ki.. muhtemelen vücuduna şimdi çökmüştür yorgunluğu :)
bir kahve yap kendine.. bir müzik aç.. sesini de aç.. ve yudumla kahveni..
sen güçlü bir kadınsın bunu kabul et kelebek...kısa zamanda amacına odaklanacaksın biliyorum...ben elimden geleni yapacağım o güzel ruhun için...
canikom, sen bir daha bu kadar uzun tatil yapma, bak sonra kendine gelemiyorsun :P
yazmistim ya gecenlerde bloga edip canseverin bir siirini "huzun degil yaz mutlulugu" diye...seninki de guz mutlulugudur belki...
sarki guzel olmus bu arada :)
şarkı çok hoş, sabah sabah kendime geldim. Bu şarkıyı dinleyin bol bol, üzerinizdeki ağırlıktan kurtulursunuz eminim :) bu arada bir sır, aynı isteksizlik ve yorgunluk toprağından benim üzerimdede var... sevgilerimle
Yorum Gönder