
Tatil fikri bile insanı sarhoş edebiliyormuş, hele bu fikre İstanbul’dan başlamak düşüncesi eşlik ederse o zaman içine hayallerde karışıyormuş. Bir İstanbul tutkunu olarak geçen yaz gidememiş olmanın verdiği özlem de eşlik edince insana.
Evet, biz Cuma akşamı otobüse biniyoruz ve İstanbul’a gidiyoruz. Alperen çok istedi illa ki arabayla gidelim geze geze her yerde durup resim çeke çeke gidersin anne diye ama ben tek başıma o yolu göze alamadım nedense, yoksa arabayla eminim daha keyifli olurdu yolculuk, hem tatil yerlerinde de çok kolay gezebilirdik her yeri ama gözüm almıyor tek başıma. Arabayla o yüzden otobüs biletlerimizi aldık. Cuma günü son derslerimi yapıp akşamında da yola çıkıyoruz.
Hafta sonu amcamın oğlunun düğünü var, amcalar, halalar, kuzenler ve bilumum yakın akrabaların toplandığı, bolca ilgi, sevgi ve özenin olduğu dahası çok özlediğim bir yakın kalabalığın içinde olacağız. Kan bağının ortama yaydığı samimiyet kokusuyla sarhoş olacağız.
Sanırım 10 gün kadar kalacağız İstanbul’da sonra sırayla Marmaris ve Kuşadası’na gidilecek, belki bu arada bir Eskişehir yapılabilir, bir ara Alperen babasıyla baş başa bir tatil planladığı için onlar Ürgüp’e gidebilirler ben de kız arkadaşlarımla bir Ege sahiline ve ya Ayvalık- Cunda adasını görmeye, orada yazılan masalları dinlemeye, sonra belki özenip masallar yazamaya falan kalkabilirim… Samimiyet, özlem ve nostalji kokan masallar...
Ne zaman geri geleceksiniz diye soranlara diyorum ki; paramız bitene kadar gezeceğiz ve Eylül geldiğinde, heybemizde bir sürü hikâye ile geri döneceğiz. Umuyorum hepsi mutlu, keyifli ve umut kokan öyküler olur. Okuldan arkadaşlar “para sorun değil ararsın takviye yaparız” diye takılıyorlar.
İstanbul’da internet sorunum olmadığından, bilgisayarımda sırtımda olduğundan burayı ihmal etmeyeceğimi ve sık sık nerde ne yaptığımı anlatmaya devam edeceğimi düşünüyorum ama tabi yazmak mı önce gelir yaşamak mı orasını bilmiyorum. Bazen yaşamayı öne alıp biriktirmek, bazen de heyecandan hemen yazmak, paylaşmak isteyeceğimi düşünüyorum. Bakalım, hayat...
Ben martı sesine, deniz tuzuna, iyot kokusuna doğru yola çıkıyorum, ama Marmara'ya doğru, yani ait olduğum denize doğru…
Evet, biz Cuma akşamı otobüse biniyoruz ve İstanbul’a gidiyoruz. Alperen çok istedi illa ki arabayla gidelim geze geze her yerde durup resim çeke çeke gidersin anne diye ama ben tek başıma o yolu göze alamadım nedense, yoksa arabayla eminim daha keyifli olurdu yolculuk, hem tatil yerlerinde de çok kolay gezebilirdik her yeri ama gözüm almıyor tek başıma. Arabayla o yüzden otobüs biletlerimizi aldık. Cuma günü son derslerimi yapıp akşamında da yola çıkıyoruz.
Hafta sonu amcamın oğlunun düğünü var, amcalar, halalar, kuzenler ve bilumum yakın akrabaların toplandığı, bolca ilgi, sevgi ve özenin olduğu dahası çok özlediğim bir yakın kalabalığın içinde olacağız. Kan bağının ortama yaydığı samimiyet kokusuyla sarhoş olacağız.
Sanırım 10 gün kadar kalacağız İstanbul’da sonra sırayla Marmaris ve Kuşadası’na gidilecek, belki bu arada bir Eskişehir yapılabilir, bir ara Alperen babasıyla baş başa bir tatil planladığı için onlar Ürgüp’e gidebilirler ben de kız arkadaşlarımla bir Ege sahiline ve ya Ayvalık- Cunda adasını görmeye, orada yazılan masalları dinlemeye, sonra belki özenip masallar yazamaya falan kalkabilirim… Samimiyet, özlem ve nostalji kokan masallar...
Ne zaman geri geleceksiniz diye soranlara diyorum ki; paramız bitene kadar gezeceğiz ve Eylül geldiğinde, heybemizde bir sürü hikâye ile geri döneceğiz. Umuyorum hepsi mutlu, keyifli ve umut kokan öyküler olur. Okuldan arkadaşlar “para sorun değil ararsın takviye yaparız” diye takılıyorlar.
İstanbul’da internet sorunum olmadığından, bilgisayarımda sırtımda olduğundan burayı ihmal etmeyeceğimi ve sık sık nerde ne yaptığımı anlatmaya devam edeceğimi düşünüyorum ama tabi yazmak mı önce gelir yaşamak mı orasını bilmiyorum. Bazen yaşamayı öne alıp biriktirmek, bazen de heyecandan hemen yazmak, paylaşmak isteyeceğimi düşünüyorum. Bakalım, hayat...
Ben martı sesine, deniz tuzuna, iyot kokusuna doğru yola çıkıyorum, ama Marmara'ya doğru, yani ait olduğum denize doğru…
14 yorum:
canim kelebek,demek geliyorsun, ne guzel. haftaici olursa istanbulda ya da bir haftasonu cunda'da bulusabiliriz o zaman, neden olmasin?
sana oglusla birlikte keyifli tatiller diliyorum.
Geliyorum Şule'ciğim, Cunda kesinleşmedi henüz o yüzden İstanbul daha garanti olur, ben tatilde olduğuma göre sen gün,yer ve saat seçmekte serbestsin:) bana telefon numaranı mail atarmısın? ben de sana yazayım hem garanti olsun.
Yazdıklarınızı okuyunca kısmamak elde değil doğrusu =) Kazasız belasız, bol neşeli tatiller diliyorum.
Arkadaşım çok sevindim. Bence de en güzeli paranız bitene kadar gezmek...Ne güzel...İyi bir tatil geçirmenizi diliyorum. Sevgiler...
teşekkür ediyorum güzel dilekler için, kıskanmayın gelin birlikte gezelim, paramız bitene kadar hem de:)
sevgiler
iyi tatiller bolca dinlenmeler :)
bu yaz hep tatildeyiz aslında ama bu yine de benim tatil planı yapanları imrenmeme engel olmuyor! değişik yerler, değişik insanlar, hele cümbür cemaat aile, hele bir de arkadaşlı kaçamaklar... hepsinin tadını çıkarmanı diliyorum sevgili kelebek, iyi tatiller. güzel anılarla dönün emi:-)
canım arkadaşım ait olduğun denizlere yelken aç ki sana iyi gelsin..:)
Hep istanbul dışında yaşamak isteyip istanbul dışına çıkınca da bir an önce geri dönmek için sabırsızlanan biriyim.İstanbul kanıma işlemiş ve ayrı kalmak afyon arayan bağımlılar gibi ordan oraya savuruyor.
Düğün vesilesiyle gelmen ve 10 süre kalacak olman yeterli olurmu bilmem ama istanbul çok malzeme vereceğinden eminim sana.
canım naber buraya mesaj bırakmak geldi aklıma..çok rahat ulaşamıyorum sana buralardan,ama gönüller bir olsun demi:)güzel düğünlü günler karşılamıştır seni işallah istanbulda ve marmara sana her zamanki gibi süper iyi gelecek eminim...benim için dua et lütfen..
kendimi çok geriyorum galiba.bu tatilin getirileri ne olacak ikimiz içinde merak ediyorum.o yzden sabırla bekliyorum işte..:)
ne güzel ne güzel anne oğul yollara düşmek.. bu taraflara yolunuz düşerse biliyorsun kelebeğim :)
iyi tatiller size :)
kelebeğim hoşgeldin :))
Ben geldim, İstanbul'da yaşamaktan yazmaya zaman bulamadığım için henüz yazamıyorum, ama biriktiriyorum elbet, Umar haklı olmalısın 10 gün yetmeyecek ama ben 1 Eylül'e kadar izinli olduğum için bir deniz tatili için ayrılıp geri gelmeyi planlıyorum, ama keşke hep burada kalsam diyorum çocukluğumun ve ilk gençliğimin şehrinde, deniz ve yosun kokuları içinde, geceleri yıldızları seyrederek elimde kitap, yanında limonlu ada çayı, havada rüzgarın süpürüp getirdiği bir huzurlu esinti falan olsa... Ne bileyim öyle olsa işte...En kısa zamanda yazacağım.
hepinize sevgiler.
Yorum Gönder