Cumartesi, Mayıs 03, 2008

Özet geçiyorum

Geçen hafta sonu Kars’dan misafirlerim vardı, doktor ve cemali bu coğrafyadaydılar, uzun yıllardan ve uzun yollardan sonra görüşebilmiş olmanın tatlı bir keyfi vardı üzerimde, elimdeki belirsizlik ve geçmeyen ağrı yüzünden nerdeyse onlar bana hizmet ettiler diyebilirim, güya uzak yollardan, uzun yıllardan misafir geldiler, mesela balık yaptık bir aksam, balıkları Gulsenin eşi Yüksel kendi usulüne göre fırına verdi (fırında sebzeli levrek şeklinde) servisi ve salatayı Gülşen yaptı, doktor “ben sadece yiyiciyim” diyerek köşeye çekildi, bulaşık makinemi boşaltıp doldurma işi ve çay servisini de Cem’in yaptığını söylersem sanırım daha açıklayıcı olur:) ben de talimatları verdim, aksam masada zeytinyağlı dolmaları gören Alperen “anne bunları sen mi yaptın” dedi önce, ben gülerek evet diyince, bir daha sordu çocuk, hatta 3 kez üst üste sorunca artık herkes anladı benim yapmadığımı oğlum dedim:) tabi fotoğraf makinem hala serviste olduğu için görüntülediğim tüm kareler zihnimizde kaldı. Bu arada makinem için Ankara’da bir Sony servisi 169 ytl tutuyor tamiri diye aramış, ben de kalsın yapmayın, ben yenisini alırım dedim.
Haftaya alçıda olmayan ama sızlayıp duran elimle başladım, bazen elimin kırık olma ihtimalini unutup normal hayatıma devam ederken yakaladım kendimi, bir şey olmaz dememek lazım demekmiş meğer ne zaman elime normal muamele yapsam hemen gecesinde intikamını aldı benden. Ancak ilginç bir sağlık sistemimiz var bizim, Perşembe günü sonucumu aldım, baktım doktorum orada değil asistanlardan biri var ertesi günü beklemektense bir göstereyim dedim, baktı inceledi filmi, tamam dedi, gidebilirsinizi, nedir durum dedim, bilek kemiklerinden birisi kopma şeklinde kırılmış, nolcak peki dedim, 2 ay kadar sürer ağrısı kendiliğinden düzelir, ilginç buldum söylediğini ama tabi ertesi gün kendi doktoruma götürmek üzere hastaneden ayrıldım, ertesi günü gittim doktorum diğer birimde ameliyatta olduğunu söyledi başka bir asistan, bu sefer o bilgisayarda kayıtlı olan bana verilmeyen tomografi raporuma baktı, kırık var doktorunuz görsün dedi, onu bulmak için katlara çıkıyordum ki koridorda karşılaştık hemen baktı sonuca ve alçıya alıyoruz tam alçı hem de dedi, nasıl yani dedim, kırık var ve 6 hafta alçıda kalacak, merdiven başında ağlamaya başladım sinirlerim bozuldu, Arzu’yu aradım beni gel al arabayla dönemeyeceğim muhtemelen yeniden alçı ve üstelik 6 hafta dedim. Arzu geldi geçen sefer kolumu alçıya alan asistan bu kez tüm alçı yapmak için malzemeleri çıkardı ve başladı sarmaya, ben de bir yandan ağlıyor bir yandan da sorular soruyorum gene düzelmezse ameliyat olabileceğinden söz ediyor, kırığın ciddi bir yerde olduğundan. Alçıyı sarma işlemi bitti, 1 saat kadar beklememi söyledi ve kendisi geri gelmek üzere genel müdahale odasından çıktı, yaklaşık bir saat kadar ben hem ağlayıp hem de ben ne yapacağım bu halde 6 hafta diye mızmızlanırken, bu kez bir ekip olarak içeri 4 dr (sanırım hepsi asistan, birisi baş asistan olmalıydı) geldi, birisi parmaklarımı kontrol etti, alçıyı kesin dedi, herhalde olmadı yeniden yapacaklar dedim, elektrikli bir kesici ile alçıyı kesitler ve filmi yeniden inceleyip bu kararı veren doktoru aradılar ve ardından da atel sprit takılmasına karar verdiler, 15 gün sonra yeniden kontrol için gelmemi de söyleyerek. Şaşkınlığım hala geçmedi, nasıl bu kadar birbirinden farklı görüşlerle müdahale edilebiliyor anlayabilmiş değilim, normalşartlarda ben o hastaneyi ayağı kaldırmalıydım öyle biriyim ama bana nolduysa sustum kaldım, hiçbirşey yapamadım, yat hastaneye dese biri gelip sorgu sual olmadan tamam diyeceğim nerdeyese, bana ne oldu böyle bilmiyorum, Selim okulda beni görünce nasıl hocaya çıkıp söylemezssin bu olanları sana yakıştıramadım dedi, ben de kendime yakıştıramıyorum olanları diyebildim ama birşey de yapmaya gücüm yoktu nedense, ama ben hemen pazartesi sonuçlarımı başka bir uzmana götüreceğim, ya da bölümdeki hocaya gidip onun kolum hakkında daha değişik bir fikri olup olmadığını sorup, araştırma hastanesi asistanlarının ne kadar uyumlu çalıştıklarını!! anlatacağım, doğrusu hayal kırıklığına uğradığım söylenemez beklemediğim bir durum değildi, ben kırık bir elle 10 gün tomografi sonucu bekledim öyle açıkta ve sadece bana söylenen “dikkat et” sözüyle. İlginç gerçekten ilginç. Akşam atel ile uyudum korkudan, muayene ederken fazla kurcaladığı için elimdeki sancı geceden beri devam ediyor. Bir ağrı kesici alıp haftaya başlayacak final sınavları için soru hazırlayacağım, hala okunmamış vize kağıtları ile boğuşacağım, belki pazartesi başka bir dr daha farklı bir şey der diye evde yapılması gereken tüm toparlama ve kaldırma işlerini yapacağım, bu arada 1 ay içinde ev bulup taşınmam gerekiyormuş, bu bina kız yurdu olacakmış, bir sürü olacaklarla yapılacakları üst üste koyup elimin sancısı da aklıma takılırken söylene söylene yapmaya çalışayım. Bu bıkkın yoğunluktan ne bir şey yazasım var ne de bir şey yapasım, bazen yazılanları okumaya başlıyorum belki iyi gelir bana diye, bu sefer yarıda bırakıveriyorum nedense, bahar yorgunluğundandır diye beni teselli eden arkadaşlarıma da buradan sevgiler yolluyorum:))

11 yorum:

s. dedi ki...

canım yaa :(( bazen böyle üst üste geliyor...ama şu doktor ve teşhis olayı beni daha çok tedirgin ediyor...

Geveze Kalem dedi ki...

E yuh yani! Valla acayip sinirlendim, manyak mı bunlar ya? Ya sen onca zaman lay lay lom dolaşırken daha kötüye gitseydi? Dava edilse yeridir. Ama bunlara da alıştık, T Ü R K İ Y E!!!! Artık bunu söylemekten bıktım ama ne zaman adam olacak bu ülke?

Bir de bu taşınma işi canımı sıktı. O kadar kısa sürede ev bulmayı bırak, insan eşyasını toplayamaz. Üstüne eli senin gibi problemli biri için bu daha zor. (Hatta çoook zor.) Ama şanslısın biliyor musun, çevrende yardımcı olacak ne çok arkadaşın var.:)

Fotoğraf makinesini yaptır bence. Çünkü aynı kalitedekini o fiyata bulamayacaksın. Ama sağlıklı çalışır mı sonra acaba?

Bir de bu ev meselesi de mahkemelik olabilir yani. Nerede görülmüş böyle apar topar adam kovalandığı? (Tamam sorunun cevabını biliyorum; Türkiye'de!:() Rahat rahat toplan takma kafana, kolaysa gelip eşyayı koysunlar dışarı, işe yaramış olurlar hem.:D

Çoook geçmiş olsun, pazartesi haberleşelim son durum için.

dgül dedi ki...

Arada derede kalmak ve herseye ragmen-el mecbur kendini teslim etmek, cok zor gercekten de, ama tüm sistemlerde oldugu gibi tıp hiyerarsik sisteminde de isleyis degismiyor bu memlekette.Baska birine daha görünün bence de bu kadar karmasadan sonra, ama popüler degil, etik olmasıyla tanınan birini bulmalısınız tercihan.
Bu arada bizde de daha öncelerde Sony camera arızası olmustu, oldukca yüklü bir meblaga el mecbur tamir yaptırmıstık, ama cok kısa süre sonra yine bozuldu ve daha fazla bir meblag yeniden istediler utanmadan tekrar tamir etmek için...Yenilemek daha karlı gibi gercekten bunları bozulunca.
Tekrar gecmis olsun diyorum. Sevgilerimle...

7.oda dedi ki...

of of sağlık sistemindeki aksaklıklar çoğu zaman yuh artık dediğimiz cinsten..
ev de taşıyacakmışsın bir de.. walla aynı şehirde olsak gelirdim yardıma.. buralardan yapabileceğim bişi olursa hiç çekinme sakın..

Emre dedi ki...

Valla bende sana allah kolaylık ve sabır versin diyorum, zaten gelince de herşey üst üste gelir, yakın olsak herşeyine yardım ederdim lakin uzağız anasını satim, çok kolay gelsin sana bundan sonra. görüşmek üzere.

kedi dedi ki...

Size hastayım hocam
Hele kişisel iletilerinize bitiyom
Bneimlen bi aşk yaşar mısınız nütven?

Size çok feci aşık gisli biri

Ebru Oğuş dedi ki...

ülkemizden bir inanaılmaz ama gerçek manzarası daha!!!
çok çok geçmiş olsun, kolay gelsin. uamrım her şey kısa zamanda yoluna girer..
sevgiler,
ebru

7.oda dedi ki...

anneler günün kutlu olsun güzel kelebek anne :)

Butterfly dedi ki...

Bir süredir4 cidden ne yazasaım ne okuyasım var modunda sadece yapmam gerekenlerle ilgilenmeye çalışıyor ve günü bitirmemeye çalışıyorum, kolumu ortepediden bir Doç gördü, sprint atelimi 15 gün daha uzattı, ancak beni dinlemedne önce elimle ilgili o süper fikirlerini orataya atarak beni derinden sarsan asistanları dizdi odaya!
şimdilik bir şey yok, 15 gün sonra kaynayıp kaynamadığını anlamak için tomografi yenileyecek, ama ben bu arada mezuniyet provaları, gösteriler,sunular, sınavlar kağıtlar ile boğuşuyorum. Sony makinamı yaptırmadım usa dan yeni bir makina sipariş ettim, bir arkadaşımın ablası 19 mayısda burada olacakmış o getierecek ama bu sefer Canon aldım umarım memnun kalırım, bu arada bu hafta işlerimi ve sınavlarımı halledebilirsem Cuma gününden Konya'ya gideceğim annanemin köyüne annemde orada 3 gün belki bana iyi gelir, yoksa okul,dersler,programlar,mezuniyet ve yıllık çekimleri sınav kağıtları, dersler cidden çok bunaldım, köyden dönüşte nasılsa anlatırım.
Hepinize kucak dolusu sevgiler.

7.oda dedi ki...

ben de canon kullanıyorum. gerçi çok fazla modeli var ama genel olarak çok iyidir canon. ben canlı renkleri yüksek kontrastları sevdiğimden bana çok hitap ediyor. bence memnun kalacaksın :)
köy ve annenler mutlaka iyi gelecektir sana.
güzel bir küçük tatil :)

kedi dedi ki...

Yazasın olduğu zaman paragraf kullan hocam ;)
Daha rahat okuruz o zaman he mi?