Çarşamba, Mart 12, 2008

İstanbul Gezi Notları 3/ Pazar Kahvaltısı


Pazar sabahı erkenden uyandık, hemen kendimizi sahile atttık tarihi Yeniköy börekçisinde bir güzel kahvaltı yaptık sonra deniz kenarına doğru yürüyüşe çıktık, baktık ki zaten şehir erkenden uyanmış, herkes ya yürüyüş yapıyor ya da oltasını almış balık tutuyor, deniz, yosun ve iyot kokuları eşliğinde sahil boyunca doyasıya yürüdük, sonra Emirgan çınaraltına gittik, orada arkadaşım Zehra ile buluşup bir saat kadar sohbet ettikten sonra Metro City'ye gittik orada da Ulviye ve eşi Erhan beyle buluşup epey bir özlem giderdik. Telefon trafiği hızlanınca, akşam üstü Beyoğlunda buluşmak üzere plan yapmaya başlamıştık bile... Beyoğlu muhabbeti bir sonraki yazıda uzun uzun keyifli keyifli gelecek:)))
Resimler özlemlerimin tam orta yerinden...
Posted by Picasa

9 yorum:

sarı laleler dedi ki...

yosun kokusunu hissedebiliyorum...
bu istanbul kaçamağının sana ne kadar iyi geldiği çok belli..ama yeter artık bir an önce gecelere akalım dimi :)

şule dedi ki...

oh, ne güzel gezmişsin. bu istanbul stogu seni bir sure idare eder sanirim :) istanbulda oturanlar bu kadar yogun gezmiyorlar hic bir zaman, biliyorsun. "nasilsa, elimin altinda, istedigim zaman giderim" dusuncesi, insanin guzellikleri kacirmasina yol aciyor cogu zaman ne yazik ki. sansina, istanbulda da bu raa havalar oyle guzel ki, her gun okula giderken "ah bugun ogrenci olup kirmak vardi su okulu" diye soyleniyorum...

Adsız dedi ki...

Ne kadar güzel anlatmışsın. Resimlerde mutluluğun yüzünden okunuyor zaten. FOtoğraflar da çok güzel. Oh ne iyi etmişsiniz :) Canınıza sağlık :)

kedi dedi ki...

Resimler gelecekmiş !
Kİme nispet yapıyorsa!
Hıhhhh!

вuяcynι dedi ki...

bi istanbul günü..annemin çay kokusunu özledim.

Gökkuşağının Rengi dedi ki...

Resimleri görünce içim gitti valla.Ben 6-7 yıl İstanbul'da yaşadım.Nasıl özledim bir bilsen...AAAAAAH AH.Kim ne derse desin İstanbul bambaşka benim gözümde...

Ayşegül Taştaban Erzincanoğlu/ Behçet dedi ki...

Pazar günü aynı saatlerde aynı yerlerdeymişiz. Keşke karşılaşsaydık...

ozgurruya dedi ki...

İstanbulda geçirdiğiniz zaman gerçekten de kıskanılası cinsten. Darısı benim başıma inşallah.

Butterfly dedi ki...

Sarı Laleler; Nasıl iyi geldi anlatamam canım benim, nasıl ihtiyacım varmış demekki:)
Şule; epey yeter diyorum bende yetmediği yerde yeniden giderim diyorum nasılsa artık uçakda var bir saat uzagımda sadece İStanbul,bende diyorum okulu kırmak vardı şimdi bu güzel havalarda diye, ama bir şeyi hep hatırlıyorum Şule'ciğim iyiki biz öğrencilerinde hep yanıbaşımızda yani hayatımızda olduğu bir iş yapıyoruz yoksa bizi kimse tutamazdı:)
Gülümseyişim;) iyi etmişiz evet:)
Biyo, kıskanç biyooo çatla sennnn:)
Gökkuşağının Rengi, İstanbul'u bir kez yaşayan hiç onu unutamaz sende bunu bilenlerdensin işte.
Ayşegül nasıl hayıflanıyorum keşke karşılaşssaydık keşke tanışssaydık diye...
Özgürrüya, dars-ısı başına olsun valaa:)
Hepinize sevgiler.