Cuma, Ekim 05, 2007

Yarım Hayatlar...

Çok şey yarım hala diyen yazar babasını anlatmıştı yazdığı kitabında. Bense hayatımdaki yarımları düşündüm bugün ve ne çok şeyin yarım olduğunu, yarım kaldığını gördüm. Evlendim, yarım kaldı,olmadı, başaramadım, ayrılmak istiyorum dedim, çekip çıktım evden, yeni bir düzen kurdum kendime, ama o bile yarım, tamamlanamıyor bir türlü, onu bile beceremiyorum, çünkü hayat izin vermiyor! Yani o da yarım… Lisansüstü eğitime başladım, master programını bitirdim, bu sefer doktoraya başlayamadım, o da yarım kaldı, ingilizceyi halledeyim dedim, kurs kurs gezdim oda olmadı, tam öğrenemedim, yarım, çocukken çocuk olmak istedim yarım, bu kez baktım büyümek istiyorum çabucak büyüyemedim, yarım, “biraz bencil ol, ne bu böyle,olmuyor” dediler denedim, onu da beceremedim, yarım… Benden kalan parçalara baktım, yarım…Hayallerime baktım, yarım…Uykularım yarım, yıllarım yarım, yaşlarım yarım, kitaplarım yarım, yazılarım yarım, hikayelerim yarım, yolculuklarım yarım… Bir yoksunluk hissidir gidiyor içimde, yarım kalmışlığın sızısıyla, içim dışıma vuruyor…Yarım hayatlar, yarım kalmış hayatları izlemek için uzaklara gitmem gerekmediğini, hayatımın çoğunun yarım kalmışlıklarla dolu olduğunu görünce anladım… Ankara’dan halime aradı az önce, “çok şükür” demem gerektiğini hatırlattı bana, Evet, biliyorum, çoğu zaman bir uçurumun kenarında ağlayarak söylüyorum bu sözü ama, ne yazık ki çok şey yarım hala…

Not: Bu bloğun tarih ayarlarını bile beceremedim, yarım kaldı, bakın bu yazıyı yazdığım tarih 8 Ekim Pazartesi ama o ısrarla 5 Ekim Cuma gününü gösteriyor, o bile yanlış, yarım, eksik yani…

13 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba eyyy müşkülpesent Başak kadını =)) Yazılarını okurken senin kadar eğitimli biri olmasam da öz olarak bir çok benzerlikler taşıdığımızı gördüm.. Ayıptır söylemesi benim de ay ve yükselen burcum Başak'tır da.. Sanırım ondan benzeşiyoruz =))

Ben de senin gibi bazen kendimi acımasızca eleştiririm hem de başkalarını eleştirdiğimden daha katı bir şekilde.. Bazen, hep bir şeyleri eksik bulurum ve sanki başkaları daha iyi, daha ilerde vs. gibi şeyler düşünerek özgüvenimi durduk yerde sarsarım!

Kendimden bildiğim ve acısını çekmekten bıktığım için sana bir tavsiye; kendine haksızlık etme ve arada soluklan. Kimse mükemmel değildir 4-4 lük insan yoktur ve olamayacaktır. Eminim ki arada derin bir soluk alıp bunları düşünürsen daha verimli ve eksik kalmış, tamamlayamamış -olduğunu düşündüğün- işlerini şevkle sonlandıracaksın =)

İbadetle süslenip, sabaha günahsız kalkabileceğimiz -yani kusursuzca tamamlanmış =)- hayırlı kandiller kelebek =)

Adsız dedi ki...

Hımm astroloji ile ilgilisin sen de sanırım -Zaten Başak ve Kova burçları tıp, bilim alanlarına oldukça meyilli ve bu konularda başarılıdır diye biliyorum- Evet öğretmen ve biraz da(!) sert gezegen Satürn Başak burcuna geçti ve ben bu transitin faydalarını görmeye başladım İnşallah gölge etkilerine maruz kalmam =( Faydalı etkiler derken mesela eğitim konusunda bazı girişimlerim oldu iki kursa birden başladım, Satürn Başak'a geçmeden önce sağlığım konusunda bazı kontroller yaptırdım, tedavi olmam gerekiyorsa oldum. Yani -İnşallah- sağlık açısından da sallayamaz beni Satürn =)

Umarım bu transitim, sağlık ve aile büyüklerim konusunda başıma iş açmaz da hep böyle eğitim konusundaki ilerleyişlerimle geçer..

Bu arada sanırım tarih konusundaki sıkıntının kaynağını buldum..

Blogger admin panelinde: Ayarlar-Biçimlendiriliyor-Zaman Dilimi Biçiminden eğer başka şehir seçili ise +2 İstanbul seçeneğine almalısın ;)

Sevgiler..

Ayşegül Taştaban Erzincanoğlu/ Behçet dedi ki...

Sevgili Butterfly,
Ne kadar güzel yazmışsın ama bu ne keder böyle. Yarım marım dünya'nın şeyini yapmışsın işte. Hiç bir şey den korkmadan her şeyi denemişsin. yarım kaldı, olmadı, eksik falan deme yaşadım, bende kalmayanların üzerine bir çizik attım, daha yaşanacak ne var de...
Sevgilerimle

Ödül den.. dedi ki...

Merhaba,
ne zamandır yazamadım belki bu yarımlarını yazmışken tamamladıklarını anlatmak içinde bir fırsat oldu bana..
Sen tam dört dörtlük bir annesin
Sen tam dört dörtlük bir kuzensin
Sen tam dört dörtlük bir arkadaşsın
Sen tam dört dörtlük bir öğretmensin
Sen tam dört dörtlük bir yeğensin (annem için hepsinden başka özelsin)
Sen tam dört dörtlük bir aşçısın
Sen tam dört dörtlük bir ev sahibisin
Sen tam dört dörtlük bir kitap kurdusun
Artık iyi bir blogger yazarısın

Devam edeyim mi..
Her insanın yarımları var tamamladıkları da, bardağın dolu tarafı da var be şeker.. Allah salık versin sıhhat versin Allahın izni ile her şey tamamlanır sen yeterki umudunu kaybetme bol bol gayret ve dua et..

Unknown dedi ki...

Merhaba sorunlarına çözüm bulmak için geldim İŞTE BURDAYIM =)

1. Önce şu bana bıraktığın yorumların yazı karakterlerinin neden bozuk olduğunu çözmeye çlışalım.. +2 İstanbul da imiş öyleyse bir de tam onun altındaki dil seçeneğini kontrol edebilirsin. Yazı dili Türkçe'de olmayınca da böyle sorunlar yaşanabiliyor..

2. Link verme işi.. Blogda örneğin tıklayın yazdın ve buna link vermek istiyorsun.. Bunun için tıklayın yazısını mouse ile tara ve üst menüdeki soldan 6. (yani "bağla")buttonuna tıklayıp açılan pencereye yönlendirmek istediğin linki yerleştir ve tamam de hepsi bu..

3. Horoskop analizi için ciddi bir uzmanlık gerekir ben henüz buna tam olarak hazır değilim, açıkçası kendimi amatör görüyorum çünkü profosyonel birinden eğitim almadım (maalesef).. Ama doğum haritanı çıkartıp ana hatlarda bir kaç yorum yapmamı istersen bunu seve seve yaparım ;)

Sevgiler...

Geveze Kalem dedi ki...

Bu çok güzel ve her haliyle 'tam' bir yazı!
Yani aslında bu yorum iyi olmadı bu yazı için; kadın kendi kendini yiyip bitiriyor, eleştiriyor, beceriksiz olduğundan dem vurup ağlıyor, ben geçip karşısına 'iyi' diyorum.
Niye iyi biliyor musun, kendi yarımlarını sıraladığı sanılırken aslında okuyanın yarımlarını hatırlatıyor. Dahası hepimizin aslında 'yarım'ları olduğunu açığa çıkarıyor.
Ay bu sefer de eleştirmen gibi havaya soktum kendimi.
Neyse diyeceğim şudur ki, biz bir grup blogger bir oyun oynuyoruz, bir kelime seçip üstüne yazıyoruz. Yazmaya niyetliler için biçilmiş kaftan. Katılmak istersen hepimiz keyifle okuruz.
www.gevezekalem.blogspot.com benim diğer bloğum, buradan takip edebilirsin bu meseleyi istersen.

Sevgiler,
Sema.

Butterfly dedi ki...

kendimi derin ve dipsiz kuyularda hissettiğim şu günlerde verdiğiniz tüm destek için hepinize tesekkür ediyorum arkadaslar, iyileşiyorum, az kaldı:)biraz daha zaman ıhtıyacım var belkı,şimdi herkese kısa kısa cevap vereyim;
ykslbsk, muskulpesent bır basak oldugum ve kendımı acımasızca elestırfıgım dogrudur, ama kendıme haksızlık etmeye, baskalarından haksızlık gormeye basladıgım zaman ogenmısımdır kımbılır.Bıraz soluk alma fıkrını deneyıyorum ama.
Sevgılı Aysegul,yarım kalanların uzerıne bır cızık atayım gıtsın degıl mı? ben de kalmasınlar artık.
Sevgılı Odul, yazdıklarını okurken burnumun dıregı sızladı,bazen ınsan bılse de demek kı hatırlamak ıhtıyacı duyuyor, tesekkur ederım, senın bendekı yerın de herkeslerden farklı ve ozel, annenı ıse herkesten ayrı tutuyorum! O benım ılk genclık yıllarımın kurucusu!
Annemın kalemı, yarım yazıya tam not haa:) ska tabi, ne demek ıstedıgını cok ıyı anladım! Kelıme oyununza katılmak ısterım elbet ama kuralları bılmıyorum, senın sayfandakılerı okudum gercı ama,henuz yenıyım ya:)yardım edersenız yazarım belkı:) gercı gevezekalemı okuyunca cııkkk yazmıyım ben bu kadar guzel yazamam utanırım dedıgımı de hadı ıtıraf edeyım sana, Sevgıler.

Eski dedi ki...

mutluu bayramlarr :)

ama hala 5 ekimdesiniz :S

Geveze Kalem dedi ki...

Sevgili Butterfly, kibarlık vazifesini yerine getirmek üzere özenle seçilmiş kelimelerin memnun ettiği kadar güldürdü beni:)Demek herkes başkalarının kalemine hayranlık duyuyor;) Ben de bu yazına takılı kalıp, 'belki ancak çok derinde hissedersem bu kadar iyi bir metin ortaya koyabilirim,' diye düşünüyordum:)

Oyunumuz gayet basit. Yeni kelimemiz BULUT. Bu kelimenin sana çağrıştırdığı anı, öykü, birkaç dörtlük veya cümle olabilir yazacağın şey. Hatta butejoy(yani sevinç'in düş ülkesi bloğu yazarı), kelimemiz 'pencere'yken birçok ayağın fotoğrafını çekip koymuştu sayfasına. Yani her şey olabilir;)
'Bulut'la ilgili yazarsan, ben de yazını sayfamda yayınlarım diğer kişilere ilk olarak tanıtmak için. Sonra zaten yeni kelime duyurusunu okursun bir yerlerden.
Bunu ilk kez yıldız yağmurları başlattı, ben de hemen keyifle eşlik ettim. Şimdi arada sadece kelimeyi beğenip bir kereliğine katılanlar da oluyor, okumak ve başkalarının bakış açısını görmek beni çok memnun ediyor.

Hadi kalemine kuvvet;-)

Sevgiler...

s. dedi ki...

(öncelikle bloguma bıraktığınız yorum için teşekkürler)
O yarım dediğimiz şeyler aslında bizi zenginleştirmiyor mu? Ve aslında çoğunluğun yapmaya cesaret edemediği şeyi yapmış olmuyormuyuz yarım bıraktığımız şeylerle. Daha fazla cesaret, daha büyük bir yürek gerekmiyor mu tüm bunlar için! Bize öğretilenlerle değil, bizim öğrenmek istediklerimizle tamamlanmıyor mu bu yarımlar...üstüne çizik atmadan, YAŞADIM DİYEBİLMEK değil mi en güzeli!

Sanem dedi ki...

Sevgili Kelebek,
Bloğunu keşfetmiş olmanın heyecanını yaşıyorum bu günlerde. Vakit bulunca açıp birkaç postunu okuyorum, sonra ertesi gün bir başka postu. Malum, yumurcaktan fırsat kalmıyor. İşte bu post'ta (bu kelimeyi de sevemedim gitti) takıldım kaldım. Sen beni öyle güzel anlatmışsın ki... :) Sanki Sana "Sanem'i anlat. Ama Sanem'in ağzından olsun" demişler ve sen de şöyle bir durup düşünüp önce, sonra da başlamışsın yazmaya. Ben öyle çok şeyi yarım bıraktım ki hayatta ve bunlardan öyle büyük bir pişmanlık duydum ki anlatamam. Çünkü pekçok şey karşıma çıkıp çıkıp "hayır bunu yapamazsın, çünkü sen şunu yarım bıraktın, tamamlasaydın yapardın" diyor. İşte o pekçok şey, hayatımın sonuna kadar da yakamı bırakmayacak biliyorum. Nasıl olduysa, bir üniversiteyi yarım bırakmamayı başardım. Onu bari bitirdim. Bir iş sahibi olamamanın verdiği burukluğu, elimdeki fırsatları değerlendirememenin verdiği pişmanlığı çok derinden yaşıyorum hala. Annem ve babam öğretmen emeklisi şu an. Ama ben hiç çalışamadım bile. Sevgiyle kal...

Butterfly dedi ki...

Sevgili Sanem, bu yazıyı yazdıgımda ortalıgı kucuk capta bir deniz götürüyordu, hala olur zaman zaman, ama baktım sonra o yarım kalmıslıkların ıcınde tamamlayıp ortaya cıkardıklarım da olmus, sonra baktım kı benım sımdıkı ben olmamda o yarımların etkısı cok ama cok buyukmus, o zaman sarıldım yarımlarımada onlarda benım parcam dıyerek, kendını eleslırebılen ve kendıyle yuzlesecek kadar cesur olanların karsısına cıkar bu manzara yoksa herkesın yarımları vardır yasamında ancak kımı gorur yoluna gıder kımı de gor(e)meden, ama yarım bazen butunden coktur sen de bılırsın!

ozgurruya dedi ki...

Yazınızı okurken kendime ait yarımları düşündüm. Benim de epey yarımlarım var. Şöyle bir düşündüm de çevremdeki her insanda da yarım kalan birşeyler var. Maalesef bu yarımlar zaman zaman kendilerini yoğun bir şekilde hissettirerek insanları karamsar yapıyor.